.

"Muhtaç olduğun kudret damarlarındaki asil kanda mevcuttur."Kemal ATATÜRK .

27 Şubat 2015 Cuma

RAYLAR BOYUNCA MENDİLİMDE KAN SESLERİ




ve zaman dediğimiz nedir ki ahmet abi,
biz eskiden seninle
istasyonları dolaşırdık bir bir.
o zamanlar malatya kokardı istasyonlar
nazilli kokardı...

bilmezlikten gelme ahmet abi,
umudu dürt
umutsuzlugu yatıştır.
diyeceğim şu ki ;
yok olan bir şeylere benzerdi o zaman trenler,
oysa o kadar kullanışlı ki şimdi
hayalsiz yaşıyoruz nerdeyse...

ah güzel ahmet abim benim,
gördün mü bak;
dağılmış pazar yerlerine benziyor şimdi istasyonlar,
ve dağılmış pazar yerlerine MEMLEKET.
gelmiyor içimden hüzünlenmek bile,
gelse de
öyle sürekli degil,
bir caz müziği gibi gelip geciyor hüzün.
o kadar çabuk
o kadar kısa
işte o kadar...

ahmet abi, güzelim, bir mendil niye kanar,
diş değil, tırnak değil, bir mendil niye kanar

mendilimde kan sesleri...
                                         
Edip Cansever.

Devamı Buradan ...>>

15 Mayıs 2014 Perşembe

İHMAL + SOMA = ÖLÜM



Devamı Buradan ...>>

17 Mart 2014 Pazartesi

SENLE, SENSİZ DOĞUM GÜNÜ

En çok düşünceni sevdim senin. İlk tanıdığım günden itibaren o zaman kadar kimsede görmediğim, hiç hissettirmeden, incitmeden, eksiltmeden, abartmadan herşeyi ama herşeyi düşünmeni sevdim. O kadar ayrıntılı ve olumlu düşüncenin bir yerde yazılı olduğunu sandığım bile oldu. Bir kitaptan mı öğreniyor bunları diye düşünmedim değil. Bir insan,bir anne, bir kayınvalide, bir arkadaş bu kadar mı düşünceli olur yada ayrıntılarla mutlu edebilirdi insanları Zaman zaman arkadaşlarımla konuşup anlatırdım seni, neleri , nasıl yaptığını...Hepsi ağzı açık dinlerdi, herkes yaka silker ya kayınvalidesinden ahhhh "kayınlarımın anası"(benden bu lafı ilk duyduğunda çok sevmiştin ) sen ne güzel bir insandın... Uzun zamandır yazmıyorum bloğuna, bloğumuza. Yalan değil çok açıp bakamıyorum da. Öylee yetmez saatler yaşıyorum ki şu aralar görsen hak verirdin bana. Zaten bir tek de sen hak verirdin. Anlardın... Sadece bugün değil sana olan özlemim hasrteim her gün büyüyen bir alev... Ama bugün önemli, bugün özel. Doğum günün senin, hatta ilk doğurduğun günün. Bizim içinde hep hatırlanacak ama hiçbir zaman eskisi kadar kutlanamıycak bir gün işte... Sabah uyandım ve ilk seni düşündüm. Sızlayan içim, akan göz yaşlarım, hep yarım sevinçlerim, Efem, Egem, Denizim, hepimiz sensin bugün. Ahhh olsan olsan da, konturum yoktur diye, arayamıyacağımı bilip sen arasan doğum günün de yine. Yine bilsen, yine en çok sen düşünsen, yine herşeye dokunup güzelleştirsen... Ahhhh Tontini güzeli yine içsek, gülsek, yine eskiden olduğu gibi düşünsek seninle... İyi ki vardın, hep varsın. Ela
SÇS
Devamı Buradan ...>>

4 Şubat 2014 Salı

HER- İZLENESİ

Yavaş yavaş yalnızlaştığımız dünyada, gelecek dönemlerde yalnızlık Devi ile mücadele ederken, nelerin bizi esir alarak yalnızlığımızın tatmini yolunda ne kadar değişe bileceğimizi anlatan muhteşem bir film. İzlemenizi öneririm.

Konusu kısaca şöyle:
Theodore Twombly hayatını, yakın gelecekte nadir bulunan bir şeye dönüşecek olan el yazımı mektupları yazarak kazanmaktadır. Ve bugünlerde artık insanların işlerini bilgisayar programları yerine getirmektedir. Theodore, karısından boşandıktan sonra bir apartman dairesinde tek başına yaşamaya başlar ve bir gün karşılaştığı bir teknoloji reklamıyla birlikte hayatı değişir. Kusursuz bir yapay zeka sistemi sunan yeni bir telefon modeli, onu son derece çekici bir kadın olan Samantha ile tanıştırır. Sanal bir varlık olan Samantha, Theodore'u dünya ve hayat üzerine sorduğu sorularla bambaşka bir gerçeklikle tanıştırır. Ağır bir depresyonun içerisinde olan Theodore, yavaş yavaş hayatın keyifli yanlarını fark etmeye başlarken yapay zeka programıyla arasındaki ilişki de gitgide tuhaflaşır.

 1999'da Being John Malkovich filmiyle Oscar adaylığı kazanan çok yönlü sinemacı Spike Jonze'un son uzun metrajlı filmi, yalnızlık ve yaratıcılık sıkıntısı çeken bir yazarın dram ve komediyle yoğrulan öyküsünü beyazperdeye taşıyor. Filmin başrolünde Joaquin Phoenix yer alırken, Scarlett Johansson da gizemli bilgisayar uygulamasına sesiyle hayat veriyor.
Devamı Buradan ...>>

28 Kasım 2013 Perşembe

HADİ-(Hâdî)

Herkes kalbinin renginde yaşar hayatı,herkes kalbinin rengini bulaştırır etrafındakilere. Hayata iz bırakanların yaşadığı, Aşk ile terbiye olanların kokusunu az duyduğumuz zamanlar geçiriyoruz. İçimizdeki yüce kudrete sığınmaktan başka yapılacak bir şey yokmuş gibi hissettiğimiz anların çokluğu ile terbiye oluyoruz. fakat en çok ihtiyacımız olan oranın farkındalığına vara bilmek. oradan halledeceğiz bu işi aşk ile yapacağız. Etrafımızdaki ayrımcılığı,iki gören gözü,seni ve beni oradan düzelteceğiz bizi biz yapan ortaklığımız ile içimizde sakladığımız saf çocuk ile yapacağız. Hâdî:hidâyete kavuşturan, kulunu hayırla muvaffak kılan demektir.
Devamı Buradan ...>>

14 Kasım 2013 Perşembe

VE SÖYLE BAŞLARDI...

Ve söyle başlardı...

Zaman akar, izler kalır ruhlarını aşkın çiziklerine alıştırmış olanların yapısında.
Geçmez aslında dem, hep içinde çabalayıp durduğumuz A-dem de, O' nun A-demliğinde ve dahi  kendi A-demliğin de yaşanır An.
Aşıklık cevr çekmektir görüntüde cevr çeken öldüğünde, aşk ile uyanır kendi A-demliğinde.
 Aş olsun cevr elbisesinden soyunup A-demliğinde aşk elbisesi ile uyananlara

Ey Fuzuli yar eğer cevr etse ondan incinme
Yar cevri aşıka her dem mahabbet tazeler

Resim:Daniel J Zollinger


Devamı Buradan ...>>

23 Ekim 2013 Çarşamba

HANGİ ZAMANLAR.

Hangi zamanlar derseniz işte o zamanlar,
kitap ve kalp çalmak serbestti,
İçimizden bir şey tut dendiğinde en çok aşk,
Dışımızdan bir şey tut dendiğinde en çok devrim tutardık,
Hangi zamanlar derseniz işte o zamanlar,
Okur nazar değil okur yaşardık,
Cimri değildik hayallerimizde,
İşaret ve itiraz parmağını yitirmeyen çocuklardık,
Hangi zamanlar derseniz işte o zamanlar,
Çokta az, azda çoktuk.
Yaa,
İşte böyle,
Hangi zamanlar derseniz işte o zamanlar,
Pencereler devlete, sokaklar aşka boyanırdı.
Alıntılar meşk ederdik fasılasız fasıllarda,
Tünelin ucundaki aşıklardır
Hangi zamanlar derseniz işte o zamanlar,
Kapılardan pencerelerden karışırdık sokaklara,
Halleşir harlaşırdık meydanlarda,
Şimdiyi sorarsanız bana,
Zamane zamanları sorarsanız,
Sokaklardan, düşlerden ve aşklardan
Emekli olduğumuza hiç mi hiç şahit olunmamıştır…

Devamı Buradan ...>>

16 Eylül 2013 Pazartesi

AYNA İLE SELAM

Bilemezsin
Sana verecek bir armağanı ne çok aradığımı.
Hiçbir şey içime sinmedi.
Altın madenine altın sunmanın ne anlamı var.
Ya da okyanusa su.
Düşündüğüm her şey
Doğu’ya baharat götürmek gibiydi.
Kalbimi ve ruhumu vermemin bir yararı yok,
Çünkü Sen zaten bunlara sahipsin.
O yüzden Sana bir ayna getirdim.
Kendine bak ve beni hatırla!…

Mevlana



Tüm Dostlara selam...........
Devamı Buradan ...>>

19 Nisan 2013 Cuma

BEN, BİZ OLDUĞUMUZ ZAMAN ‘BEN’İM

Afrika da çalışan bir antropolog; bir kabilenin çocuklarına , bir oyun oynamayı önerir. Ağacın altına koyduğu meyvelere ilk ulaşanın ödülü, o meyveleri yemek olacaktır. Onlara , ‘’ Haydi , şimdi başla ! Birinci olan alacak ! ‘’ der. O anda bütün çocuklar el ele tutuşarak, ağacın altına beraber koşarlar..Vee..Hep beraber meyveleri yemeye başlarlar. Antropolog neden böyle yaptıklarını sorduğunda çocuklardan şu yanıt gelir. ‘’ Biz ubuntu yaptık. Yarışsaydık, yarışı kazanan bir kişi olacaktı. Nasıl olur da diğerleri mutsuzken , yarışı kazanan bir kişi meyveleri yiyebilir? Oysa biz ubuntu yaptık ve meyveleri bölüşerek, hepimiz yedik’’ derler…. UBUNTU: “BEN, BİZ OLDUĞUMUZ ZAMAN ‘BEN’İM”
Devamı Buradan ...>>