
KAAL=kâl kelimesi pek yazı dilinde söylenmese de "seni hiç kaale almıyorum!" yani "sözlerinin benim için hiçbir değeri yok!" şeklinde dilimizde ifade bulmuş, sinirlendiğimizde boş laflarla dolu muhabbetlerin tam orta yerinde böyle hitap ettiğimiz olmuştur birbirimize. Gazın var lâmban var, ama kuru görüntüsün, heyhât ateş olup aydınlatmadıktan sonra. "ASLI-YOK yaylasında"bin koyunun olmuş bize ne fayda?
Bu kelimecik; Dedikodu, söylenti, rivâyet olarak düşünüldüğünden, kaal-e almamak:halk dilinde önem vermemek, sözünü etmeye değer bulmamak olarak nitelendirilmektedir günümüzde.Ünlü aşıklarımızdan Fuzuli'nin dediği gibi ilim bilim hepsi fasarya hepsi dedikoduyken... Geçerli akçe AŞK imiş bu âlemde, bence de...
"Aşk imiş her ne var âlemde
İlm bir kıl-ü kâl imiş ancak"
Söylencelere, o bunu dedi, bu bunu dedileri kaça alıp kaça sattıkları birtarafa bırakıp para ve mal yığmalardansa AŞKa gönül vermek ALLAH'ı kaale almak demek değil midir? Para da söz de biter, mal da tükenir ama: Ya aşk, Ya AŞKKKK??? Ey minel AŞK sen olmasan, döner mi bu dünya?
Resim:Dariusz Klimczak.
Devamı Buradan ...>>
17 Ekim 2011 Pazartesi
KA AL
Gönderen
sufi
zaman:
14:33
28
yorum
Etiketler: DİLEK'ten mektuplar...
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)











