Kaybolup gitmez hiçbirşey aslında. DÖNÜŞÜR...Gece gündüze... Karanlıklar aydınlığa... Hastalıklar sağlığa... Keder mutluluğa... Kömür yanınca, enerjiye... Su ısınınca buhara dönüşür... Tavuk yumurtaya can verir, yumurta gün gelir tavuk olur...Ben de birgün babamın beşiğini sallar bulurum kendimi belki de. “Göklerde ve yerde bulunan herkes, O'ndan ister. O İSE: her an bir şen-dedir (yaratma) halindedir işte...
Gece, üstünü örtüp bürüyünce Hz. İbrahim bir yıldız görmüş ve demişti ki: "Bu benim Rabbimdir." Fakat (yıldız) kayboluverince: "Ben kaybolup-gidenleri sevmem" demişti.
Ardından ay'ı, (etrafa aydınlık saçarak) doğar görünce: "Bu benim Rabbim" demiş, fakat o da kayboluverince: "Andolsun" demişti, "Eğer Rabbim beni doğru yola erdirmezse gerçekten sapmışlar topluluğundan olurum.
" Sonra güneşi (etrafa ışıklar saçarak) doğar görünce: "İşte bu benim rabbim, bu en büyük" demişti. Ama o da kayboluverince, kavmine demişti ki: "Ey kavmim, doğrusu ben sizin şirk koşmakta olduklarınızdan uzağım." (Enam Suresi, 75-78)
Mesele: o her an şende olan kaybolup gitmeyen HAK-kın varlığını her yaratılmışta bulup iman etmekte...Bize de nasip olur birgün inşaallah....Hepinize sevgilerimle.
resim:Tee Gee
Devamı Buradan ...>>
9 Aralık 2011 Cuma
KAYBOLUP GİTMEZ HİÇBİRŞEY
Gönderen
sufi
zaman:
13:54
51
yorum
Etiketler: DİLEK'ten mektuplar...
3 Aralık 2011 Cumartesi
YALNIZLIK

Analitik psikolojinin kurucusu İsviçreli psikiyatr,Carl Gustav Jung: "Yalnızlık, insanın çevresinde insan olmaması demek değil, kendisinin önemsediği şeyleri başkalarına ulaştıramaması ve görüşlerini başkalarının olanaksız bulmasıdır." demiş, ya da onun gibi bir şey demiş...
Yalnızlık duyan insan terkedilmiştir belki. Toplumdan dışlanmış, depresyona girmiş, güvensiz, umutsuz kalmış, hayatın anlamsızlığına karar verip, değersizlik duygusuna esir olmuş ve kızgınlık ve öfkenin dikenli telleriyle çevrilivermiştir belki de.
SEZEN Aksu'nun dediği gibi:
"yalnızlığım yollarıma pusu kurmuş beklemekte
acılar gözlerini dikmiş üstüme nöbette."
Bu tür düşünce; Hüzün ve acıları zevk edinmek ve onları çağırmak oluyor hayatımıza gizlice. Ah bir bilsek asla yalnız olmadığımızı! Penceredeki bir kuş, dalından kopup avucumuza düşen bir sonbahar yaprağı, kırlardaki çiçekler, gökteki bir yıldız, okuduğumuz kitaptaki yüreğimize işleyen sözcüğü yazan, baharatçının tabelasındaki isim: "UMUT ET." Taksinin plakasındaki sayı: "35 DY 222" Biz istersek konuşur bizimle ve hayatımıza renk ve mesajlarını iletir biteviye...
Kuran'da HAŞR Suresi 7.Ayet:Üç kişinin gizli konuştuğu yerde dördüncüsü mutlaka O’dur. Beş kişinin gizli konuştuğu yerde altıncısı mutlaka O’dur. Bunlardan az veya çok olsunlar ve nerede bulunurlarsa bulunsunlar mutlaka O, onlarla beraberdir. Dediğine göre TEK kişiysek; Tüm kainatın sahibiyle biraradayız demektir, yalnız değilizdir, hatta ölürken bile...Öyleyse bu nasıl bir YALNIZLIK, sorgunlamalı bence.
Hiçbir zaman ve hiçbir mekânda yalnızlık hissetmemeniz dileklerimle.
Hepinize sevgiler.Tontini.
Resim: Jenny Lind
Devamı Buradan ...>>
Gönderen
sufi
zaman:
15:08
26
yorum
Etiketler: DİLEK'ten mektuplar...

