GÖÇ YOLLARINDA - SUFİ SAJA

.

"Muhtaç olduğun kudret damarlarındaki asil kanda mevcuttur."Kemal ATATÜRK .

12 Nisan 2008 Cumartesi

GÖÇ YOLLARINDA


TORUNLARIMA:
Salkım söğüt ulaşılması zor dağlarda mı yetişir?
Çalılıklarda mı öter, üveyik, kumru, arap bülbülü?
Altın çamurun içinden mi çıkarılır?
Öyle bile olsa eksilir mi değeri çamurun içinden çıktı diye. Adı: Çamur mu olur altın yerine. Nasıl tanımlanıyorsa cismi terkibi, kimyası gereği orada anılır sayılır adı. Benzer benzerle gezer ruh haleti, cisim ve kariyer statüsü gereği sözün kısası.
Bir zamanlar havalar soğumaya başladığında İskandinav ülkelerinden güneye sıcak iklimlere göç eden kuşlar nasıl olduysa uçamadığından yaralı bir yavruyu Kırşehir’in Seyfe gölü kenarındaki sazlıklarda içlerinden iki görevliyle bırakıvermişler. Ama bakmışlar öldü ölecek, almışlar iki görevliyi de geri, Eee! Ne yapsınlar, havalar da ısınmış gelmiş kuzeye göç günleri.......…

Filonun uçuş görevlileri birbiri ardına havalanmış almışlar yerlerini havada, liderlerinin ardına çift sıra sıralanmışlar başlamış seferleri. Sürüdeki annenin gönlü yaralı, sazlıklarda kalan yavrunun gözleri yaşlı.
Çiftesi sırtında bir avcı onu bulmuş, bakmış özenle sarmış yaralarını. Götürmüş köyüne avucunun sıcaklığından salıvermiş tavuk ördek horozların arasına. Bir zamanlar avcı çiftesiyle nişan alıp vurmaya çalıştığı yaban kazlarının öksüz yavrusunu.
İçinde bir vicdan azabı avcının, gelmiş gitmiş bakmış kümese, ayarlamış ısısını hep o küçük yaralı yavruya göre. Günler geçmiş büyümüş bizim yaralı küçük kaz, gökyüzünde hep gözleri İç çekerek hasretle. İmrenirmiş kanat çırpıp süzülerek uçan her yaratığa sinek sivrisineğe bile. Uçmak onun naturasında var çünkü ama hiç uçmadı ki!
Neyse günlerden bir gün boşaltmış kümesi avcı, bahar geldi otlasın yem yesin gelişsin her yavru.
Bizim kaz koşup koşup kanat çırpmakta sevinçle.
“Dur. Demiş tavukların başı.”
“Ne sanırsın sen kendini KUŞ mu?”
“Kırlangıç, üveyik yoksa göçmen kuş mu? Görmez misin şu çirkinliğini, ibiğin de yok gıdaklayamazsın da senin biraz da tüylerini yolmalı.”
“Bizim kaz demiş ki buradan yavaş yavaş tüymeli, koşup ırmağın karşı kıyısına atlamalı soluğu o uçan kuşların yanında almalı.
Koşmuş koşmuş açmış kanatlarını bir bakmış aşağılarda kalmış kümesteki arkadaşları.*Dilek*
..

3 yorum:

pegasus dedi ki...

ben de kanatlarımdan vuruldum uzun zaman önce...uçmayı unuttum içimin pırpır edişini.beni kanatlarınızın altına alıp kanatlarımı iyileştirdiniz şimdi uçma vaktii ama önce korkularımın üstesinden gelme zamanı öpüyorum sizi:):)

Adsız dedi ki...

Sevgili Pegasus,2 karanl�k orman�n birbirine faydas� yok,2 kanad� k�r�k ku�un da u�maya mecali yok. Kendi ad�na tamir edilmi� bir kanat olman �ok g�zel. U�mak i�in gereken 2. kanad�n�n k�r�lmam� ve onar�m g�rmemi� bir kanat olmas�n� diliyorum senin i�in, ki ku� istenen irtifaya eri�ebilsin.Sevgiler, Sdf

Bektash dedi ki...

Sen ne icin geldiysen yaşsma O'sundur ister kendi göç kafilende ol istersen yabancı bir kafeste hapis bu senin ucma icgüdünü degistirmeyecektir. Ama ilginc olan nedir bilirmisin ? yabanci bir yerde hapis oldugunda bile baska nice kuslari öldüren avci sana sifa vermek icin oradadir ve aslinda hapisligin bir gün yeniden ucabilmen icindir.
SEVGi iLE KALIN
bektash