TESADÜF ELBİSESİ GİYİNMİŞ TANRI BUYRUĞU - SUFİ SAJA

.

"Muhtaç olduğun kudret damarlarındaki asil kanda mevcuttur."Kemal ATATÜRK .

27 Kasım 2008 Perşembe

TESADÜF ELBİSESİ GİYİNMİŞ TANRI BUYRUĞU


Bir gün yoluma tesadüfen biri çıktı. Işıkla kaplıydı çevresi, içim ne tesadüf, tanıyordu onu sanki ta ezelden beri. Ak saçları, derin bakışlarıyla, kızılderili büyük reisti kendisi sanki
Yürekten gelen sesi kulaklarıma ulaştığında; içimdeki ses: “İşte; Garcia’ya mektup taşıyan adam, Güvenç Abdal’ın bu, ta kendisi.”dedi…

HAYIR; o kişiyle karşılaşmam tesadüf değildi, planımda vardı. Ben dünya sahnesinde; Bazen oyuncu, sahne düzenleyici, ışıkçı, dekorcu, kostümcü, müzik yapıcı, dublör ya da çoğu kez figüran olarak yazılmış bir senaryoyu oynamaktaydım.
OYUN yazarı: Kuran’ın hadid suresi 20.Ayetinde:
” Bilin ki, şu iğreti dünya hayatı bir oyun ve eğlenceden, bir süsten, aranızda bir övünmeden, mallarda ve evlatlarda çoğalma yarışından başka şey değildir.”diyordu.

Dünya âlemi; insanı, insana, insanca ve insanla anlatan bir sahne olmuştu artık benim için.
Bu sahnede figüran olduğum dönemlerde ağladım, isyan ettim, acı çektim, insanlara küstüm, kavga ettim çoğu kez rolüm gereği. Işıkçı olduğumda aydınlattım, gölgelendirdim, güzel şeyler ve çirkinlikleri. Benim amacım; Özün amacı olmuştu. Büyük usta,2. yönetmen hep bana ayna tutmuştu oyunlarımda.
”Melâmetten hırka giy, ipek atlas kumaş boş gelsin sana,
Lütufu kahrın içinde bul, dünya cefası hoş gelsin sana.”diye öğütlemişti.
”-Bak demişti, oyun yazarı bunu burada böyle yazmamış, sen kendi kendine oyuna doğaçlama sokuyorsun! Sen, senden ne isteniyorsa onu yap, tamam, mı?” Eyvallah! Diyordum ustama, ama bazen yine bildiğimi okuyordum. Seyircinin karşısına kendi sözlerimle çıktığımda yuhalanıyor, özün sözleriyle çıktığımda ayakta alkışlanıyordum. Ne zaman öğrendim alkışlar bendeki bana, canımın içindeki canana; and içtim, ölmeden önce ölüp oyunun yazarı olacağıma… Sevgilerim senden sana.

Not:26.11.2008 de Kızılderili ak saçlı ”Canının içinde cananı bulan” ustamızın kalıbını, ait olduğu toprağa gömdük. O canımızın içindeki canda aşkla yaşayacak…

18 yorum:

tutsak dedi ki...

Sevgili Shiatsu Ustam senin elim hala birilerine şifa vermeye devam ediyor.

:)den dedi ki...

Güzel hem de çok güzel bir yazı. "Canının içinde cananı bulan" sevgili gönül dostuna benden de selam olsun.
Sevgiler...

Nilambara dedi ki...

Ne güzel yazı, ne güzel sözler bunlar...
"canının içinde cananı bulan" mekan değiştirse de tüm canlarda varolmaya devam edecektir... Nur içinde daima...
Sevgili Dilek, ölmeden önce ölmeye, özün sözleri ile sohbete...
sevgilerimle...

beenmaya dedi ki...

tek sefer değil dönüp dolaşıp yine gelmeli, her cümleyi sindire sindire ağır ağır okumalı...

((¯¨¤» TU¥U «¤¨¯)) dedi ki...

Sufi;
"Seyircinin karşısına kendi sözlerimle çıktığımda yuhalanıyor, özün sözleriyle çıktığımda ayakta alkışlanıyordum."

İşte bu yüzden sevmiyorum tiyatroda selam verirken duyduğum alkışlar dışındaki alkışları...

Teşekkürler,çok güzel bu yazı;)

Belgin dedi ki...

Sevgili Suficigim,Allahim geride kalanlara sabir, gidenede rahmet eylesin, topragini bol, mekanini cennet etsin.
Sevgiler

Geveze Kalem dedi ki...

Biliyor musun, ben seni artık daha iyi anlıyorum.
Sevgiyle...

Ela'dan Mektup dedi ki...

Ne zamandır okuyamıyorum ya yazılarını, bu ilaç gibi geldi valla. Akşam yine okurum ben bunu :)Canım benim. Kalemimin mürekkebi hiç bitmesin, sen hep yaz emi:)
Sevgiler...

rebelon dedi ki...

çok güzel bi yazı ben de bloğuma şekspirin bütün dünya bi sahnedir yazısı eklemiştim orda da anlatmış adam oyunculuğumuzu.

sufi dedi ki...

Sevgili Tutsak;
Hiçbir şey inanıyorum kaybolmadı. Hatırlıyormusun bir gece belim tutulmuştu alışkın olmadığım bu ağrı "ya Yaşar baba sen iyileştirirsin ancak" demiştim gece 11.30 da kapı çaldı yaşar baba" Dilek belim tutuldu masaj yaparmısın?" deyince gülmüştük .o bana şifa verdi o da iyileşti ben de. Benim ona fiziksel şifa vermem gerekmemişti.O öğretmeye çalıştı ama biz ne kadar öğrendik esas mesele burada.Sen öğrendin az-buçuk neyse.Sevgilerimle

sufi dedi ki...

Sevgili dost :)den;
Darısı başımıza, canan kapıda bekliyor da kapı aralamak lazım Onu içeri almak için.Aslında hep içerde oturuyor da ,görebilene! Sevgiler.

sufi dedi ki...

Sevgili Nilambara;
Ölmeden önce ölebilip, arada sırada iğne dürtüklemelerinde bile dirilmeden özün sözleriyle sözsüz sessiz konuşmalarda buluşmak umuduyla, sevgiyle.

sufi dedi ki...

Sevgili Beenmaya;
İyiki yazışabileceğimiz sanal bile olsa dertleşebileceğimiz birbirimizi bize ekleyebileceğimiz blog dostlarımız var.Sizleri seviyorum.Dilek

sufi dedi ki...

Sevgili;((¯¨¤» TU¥U «¤¨¯))
Özün sözleriyle seyircinin karşısına çıktığımızda zaten alkışlar bize bir şey ifade etmeyecek biliyorum.Çünkü alkışlayan da biz olacağız belki de.
İzmir'den ve taa gönülden gönlüne sevgiler.

sufi dedi ki...

Sevgili Belgin; güzel duan için teşekkür ederim sevgilerimle.Dilek

Sevgili Geveze Kalem;
Özün gönlüyle ve fikriyle düşündüğün için daha iyi anlıyorsun beni bence. Aynı dilleri konuşanlar yazılarda birleşiyor artık.Sevgilerimle güzel Can'ın güzel teğzesi.

sufi dedi ki...

Canım Ela'm, güzel gelinim, ege'min Anacığı senin de kalemin hep yazsın .Sevgilerim hepinize, Tontini.

Sevgili Rebelon;
Yorumun ve bloga ziyaretlerin için teşekkür ederiz .Sevgilerimizle sufi saja'cılar

Uma dedi ki...

Ne guzel yazmissiniz, gonlunuzun hep acik kalmasi dilegimle.
Kalibindan cikan Usta, ne mutlu simdi heryerde....

YUNUS EMRE dedi ki...

canım babam seni hep dinledim ve anladım. içimdeki iyiliksever ruh senin eserin. senin yolunda, senin öğrettiğin doğrularla ilerliyorum.

İstanbuldan gelişini hep dört gözle beklerdim, şimdi sıra bende sen bekle ben geleceğim bu sefer sana, tekrar kucaklaşacağız bir gün...