YAZILAMAYAN YAZI: - SUFİ SAJA

.

"Muhtaç olduğun kudret damarlarındaki asil kanda mevcuttur."Kemal ATATÜRK .

2 Kasım 2008 Pazar

YAZILAMAYAN YAZI:


İnanır mısınız? Bu yazıyı 1,5 gündür yazamadım.
—İşte yazmışsın ya, demeyin. Önce anlatayım yazamadığım bu yazıyı nasıl yazdığımı...
Dün sabah oğlumu uyuttuktan sonra ilham geldi uzaklardan. Hoş geldi, sefalar getirdi. İlham bu, nerede geleceği belli olur mu hiç. Hemen aldım defterimi, birde kalem tabii. Düşünmeye başladım nasıl başlayıp, nasıl bitireceğimi. Tamam dedim ilk aklıma geleni yazayım.
O da ne? Kalemim yazmıyor. Başladım evin içinde kalem aramaya.

Bir kavanoz dolusu kalemin içinde bir tane bile yazan kalem bulamayınca "Kalemi olmayan yazarlarla ilgili yazayım bari" dedim. Bilgisayar başına geçtim bu sefer. Kalbim kadar temiz bir sayfa açtım önce. Yazmaya başladım. Daha bir paragraf bile yazamadan pat elektrikler kesildi. "haydaaaaa"...
Fırsat bu fırsat, "oğlumun çorbasını hazırlayayım çıksın aradan" dedim. Çorbayı pişirirken "bu devirde elektrik mi kesilir kardeşim" diye değiştirmeye karar verdim yazımın konusunu...
Nihayet geldi elektrik. Bu sefer bilgisayarım kesintiden dolayı disk birleştiriciye bağlanmasınmı. "offfffffff, 1 saat açılmadı desem inanır mısınız? Evettt ben bu yazıyı yazamıycam dedim. Bir iş var bu işte. Sanki birileri bana
-yazmaaaaaaaaa, yazamaaaaa, diyordu.
Uzun bir bekleyişten sonra yine temiz bir sayfa veeeeee içeriden bir ses,
-baauuuu, aaaauuuuuu, uuuuuuu...
Bu sefer oğlum uyandı. Hemen koşturdum tabii. Çorbasını içirirken evet "ek gıdalarla” ilgili yazayım dedim. Kaç gündür sıkıntıdaydım o aklıma geldi. Onu verme, bunu verme. Tuz koyma, şeker verme. Ekmek ver, bisküvi verme amannnnnnnnnnn Tuzsuz tuz, şekersiz şeker:) Hoppp yine değişti benim konu. Neyse şapur şupur içtik çorbamızı, oyun oynadık, banyomuzu yapıp, yine uykuya...
Ben koştura koştura masa başına. Bu seferde Kb düşmanı sevgili eşim gelmez mi.
-üüüüüüüüüü...
Malum tekrar işe gideceği için ona yiyecek bir şeyler hazırlamak için ayaklandım. Zaten yeni oturmuştum. Oturmamla kalkmam bir oldu anlayacağınız.
Kocam gitti, Ege uyandı. Bu arada benim konu bu hıza ayak uyduramayıp yine değişti. "Bu kadınlık zor zanaat".
Akşam komşumuza hoş geldin gezmesine giderken götürülecek ev hediyesi, manav, bakkal, çakkal alışverişi dururken de oturup yazamayacağıma göreeeee,
Beni yine aldı bir koşuşturma. Hazırlanıp çıktık. Orası senin burası benim gezdik bebeğimle. Aceleyle gelip yemeği hazırladım. Ege'min muhallebisi de taamammm...
Giyinip tektat çıktık evden. Sohbet ve güzel yiyecekler eşliğinde saati 23.00 yaptık bile. Eve gel üzerini değiştir, oğlanı emzir, yatır derken saat oldu 00.00.
- e eee yazaydın.
- ee uykum geldiiiii...
İşte böyleee. Bu sabahta size yazamadığım yazının, yazamayış hikâyesiyle sesleniyorum. Sonunda konum bu oldu elim mecbur. Yazılamayan yazı sonunda yazıldı. Biraz garip oldu ama böyle oldu.:)
İyi günler dilerim...
...

7 yorum:

Aydan Atlayan Kedi dedi ki...

Konular aklında nasıl olsa onları da yazarsın da bu yazı pek bir ballı olmuş Ela :) Ama okurken senin koşuşturmandan ben nefes nefese kaldım :) Sevgilerimle...

Aylin Yaprak dedi ki...

Bu yazı çok tatlı olmuş gerçekten:)O bu derken ortaya şahane keyifli bir yazı çıkıvermiş:)

sufi dedi ki...

6.kat 616 numara anlayamadım.Yoksa miniğin ????

banadair_berrin dedi ki...

senın durumuna bende sıkca dusuyorum :) ama boylesıde cok dogal olmus..
sevgıler.

Ela'dan Mektup dedi ki...

Sevgili Aydan Atlayan Kedi; sanırım bundan sonra hayatım hep böyle koşturmaca içinde geçecek. Çok şükür diyorum...

Sevgili Aylin; Teşekkür ederim. Bende anlamadım ki miniğinin nesi var. Önemsiz dersin diye bekliyorum...

Banadair_berrin'cim, bizde konu çookkk. Bu konuda sorun yaşamayız hiç bir zaman. Malzeme bol yani. teşekkür ederim.

Sağolasınız....

beenmaya dedi ki...

her işte bir hayır vardır diyelim o halde. hem bak bir anda yazılacak bir sürü konu olmuş oldu elinde :))

Ela'dan Mektup dedi ki...

Evet aynen öyle beenmaya...:)sırayla yazarım artık...