KARANLIKLARIN ÖRTÜSÜNÜ KALDIRMALI - SUFİ SAJA

.

"Muhtaç olduğun kudret damarlarındaki asil kanda mevcuttur."Kemal ATATÜRK .

16 Mart 2009 Pazartesi

KARANLIKLARIN ÖRTÜSÜNÜ KALDIRMALI


Kuran’ın Fatır suresinin 19–20–21–22-Ayetlerinde:

“Körle gören bir olmaz
Karanlıklarla ışık da bir olmaz
Gölge ile sıcaklık ta aynı değildir
Diriler de eşit olmaz, ölüler de”
diyor.
Bizler de her hafta Kuran’dan bir sayfa açıp yorumlayacaktık ya kendimizce ayetleri. İşte bu gün de bu ayetler çıktı bahtımıza. Ben kendimce anladıklarımı yazacağım, sizlerin de bekliyorum ayetler hakkındaki düşündüklerinizi.

Gecelerin karanlıklarında gözler seçemezken tüm ayrıntıları ışık yakmak gerek tam orta yere. Kaldırmak gerek gözdeki perdeleri. Gözün görmediği YOKların tam orada kapı gibi görmeli ışık yakarak durduklarını; YOK aslında var, VAR aslında yok sanılanları. Geceyse; ruhum, örtüsünü aralayıp gündüze çevirmeliyim onu da gözün gördüğü bedenim gibi. Arıtıp temizlemeliyim haset fesat dolu karanlıklara ittiğim Çıfıt çarşılarımı. Aydınlık yüzümle parmağımı kaldırıp yakalamalıyım şek ve şüphelerimi. Eğer karanlık içimle birleyebilirsem dışımı, biliyorum kuşlar gibi hafifleyeceğimi. Ayağımın zincirlerini çözüp, bağışlayıp arındırması için onları evrene emanet etmeli. Şemseddin Sivasi’nin:
“Sür çıkar ağyarı dilden ta tecelli ede Hak
Padişah girmez saraya hane mamur olmadan” dediği gibi.

Beden şehrimizin çıkmaz sokaklarındaki düşmanları çıkarıp sürmeli, açmalı perdeleri temizleyip dip köşeyi haneyi mamur etmeli. Gelip oturacak o saf ve temiz olan. Gönlümüzü gelene aralayıp açmalı., ısıtmalıyım ortamı, diriltmeliyim UMUTlarımı.

12 yorum:

moonlight_esin dedi ki...

Rabbine kulluk edenle, inkar eden hiç bir olabilir mi?

Geceleyin secde ederek ve ayakta durarak boyun büken, ahiretten çekinen, Rabbinin rahmetini dileyen kimse inkar eden kimse gibi olur mu?
De ki: «Bilenlerle bilmeyenler bir olur mu? Doğrusu ancak akıl sahipleri öğüt alırlar.»39/Zümer-9

(Körle gören de hiç bir zaman bir olmaz!)

Selam ve dua ile...

düş dedi ki...

bu boyutta hersey ikili,gunle gece,ışıkla karanlık,sıcakla soguk,bedenimizde bile herşey iki tane, gözlerimiz, kulaklarımız, ellerimiz, ayaklarımız, ikiyi bir eden tek yer "yuregimiz" ki O'nun mekani, vardir herseyi bilenin bunda da bir bildigi, O'nun bildigi yuregime dogsun dilerim..sevgimle..

sufi dedi ki...

Sevgili ayışığım
Sevgili Düş

Körle gören bir olmaz da,
açmalıyız bedenimizin kör yanını.
Allahın tekliğine inandırmalıyız
İnkar eden yanlarımızı...
Kulluktan da geçmeli
tekin varlığında
HİÇ olabilmeli...
Çizik atmalı tüm varlık gösteren benliğimize
AŞK yani Allah'tan başka birşey kalmamalı.
Düş'ün de dediği gibi Onun bildiği bilgi yüreğime doğmalı.
Yüreğime dokunan ellerinize aşk olsun.Sevgilerimle.

:)den dedi ki...

Kur'an-ı Kerim'deki ayetleri yoruma açma fikrinizden dolayı sizi tebrik etmek istiyorum öncelikle. Yıllarca o günah bu günah diye yıkanan beyinlere ve gönüllere tutulan güzel bir ışık bu.
Yorumladığınız ayet üzerinde biraz daha düşünmek öyle yorum bırakmak istiyorum izninizle...
Sevgiler...

guguk kuşu dedi ki...

Yaşasııın Sufimmm Benim. demek yapacağız Ayetlerin yorumunu (kendimizce tabi). Muck öptüm seni.
Karanlıkla ışık bir olmaz: bir yer ışık olmadığı için karanlıktır. Orayı karanlık yapan ışıksızlıktır. Yoksa orda birşey olmadığı anlamına gelmez. Bir yer ya karanlıktır ya aydınlık, ikisi birden olmaz. Işık geldimi, karanlık kaybolur.
Gölge ile sıcaklık aynı değildir. Çünkü gölge güneşin olmayışıdır. Gölge varsa güneşin yokluğundandır. Güneş geldimi altında dinlenecek gölge kalmaz.
İşte yaşayanlar da ölülerde böyle farklıdırlar birbirlerinden. Ve farklılıklarına göre hem bu dünyada hem ahirette değerlendirileceklerdir.
Umarım bizler aydınlık tarafta olanlardanızdır.

aysema dedi ki...

Karanlık bilgisizliği, cahilliği, olayların ayırdına varamamayı işaret ediyor.
Aydınlık ise bilgiyi, bilinci, aklı simgeler bence.

Bilenlerle bilmeyenler bir olmayacağına göre bilimi yüceltiyor diyebilir miyiz? Gören göz bilinçle bakan insan anlamına gelir bence...Cahillikle savaşın diyor.

Kolay gelsin...

sufi dedi ki...

Sevgili Uçan martı;
Ayetleri yoruma açma gibi bir haddimiz olamasa da, kuran ayetleri herkese göre ayrı anlamlar taşısa da,7 kat mana ve içerik var olsa da biz anladıklarımızı yazmak istedik birbirimize.Hepsi bu. Nereye varırız ben de bilmiyorum.Sevgilerimle dilek.

Guguk kuşum;
Tüm söylediklerinde doğrusun.Ancak tasavvufda Kuran'la insan ikiz olduğu için ayetleri bir de bedenimizde aramamız gerekiyor.Kuran'da geçen cihat bile kendinle yapılan savaş olarak algılanması gerekiyor,İnsanoğlu cihat yapın sözünden birbirinizle savaşın anlıyor.Düşünerek okumalıyız kendimizi.Başarırız inşaallah.Sevgilerimle.
Sevgili Aysema;
Bedenimizdeki görünmeyen karanlıklardaki yanlarımızla, görünen, gösterdiğimiz yanlarımız arasında bile zaman zaman ne büyük uçurumlar oluyor farkındaysan.Dilimiz başka içimiz başka söyliyebiliyor.Mesela öldürdüğümüz yanlarımız hırsımız kıskançığımız öfkemiz dirildiğinde bizi nasıl da bir anda karanlıklara itebilir biz farketmeden. öyle değil mi?Kendi cahilliklerimizle düşünerek savaştığımızda bulacağız gerçeği inşaallah.Sevgilerimle.

sulhi dedi ki...

Sevgili Süfim öncelikle hosbuldum.Benide araniza kabul ettiginiz icin ömrünüz huzur dolsun.Yorumlamaya gelince,öncelikle dünyaya gelme sebebimizi ögrenebilirsek eminim bütün insanlik daha mutlu ve huzurlu olacaktir.Yaradan öyle güzelliklerle donatmiski biz insanoglunu yürekten baktigimizda dogruyuda yanlisida rahatlikla ayirt edebiiriz.Elbette hayatta zitliklar olacak bizim yapmamiz gereken o zitliklarin icinden güzellikleri bulup cikarmak olmali.Cünkü bizler bunu yapabilecek gücteyiz.Ne demis saiir (Kararmasin yeterki sol memenin altindaki cevahir)saygilar

Belgin dedi ki...

Canim Sufim, yazdiklarinizi okudukca, aydinlandi icimdeki karanliklar:)
Paylasimin icin sana, yorumlari icin bürün arkadaslara cok Tesekkürler

:)den dedi ki...

Sevgili Sufi, neden ayetleri yoruma açma gibi bir haddiniz olmasın. Tabiki var. Hepimizin hem de. İnsan Tanrı'dan sonraki en değerli varlıktır. Meleklerden de daha değerlidir. Çünkü o Tanrı'nın ruhunu taşır.
"(meleklere) Onu (insanı) kıvama getirip, içime ruhumdan üflediğimde secdeye kapanın" Sad suresi 72. Ayet
Bu ayetler bizim için. Herkes tekamül seviyesi nisbetinde ayetlerden yararlanacak elbet. Kendimize gereken değeri verelim artık. Ukelalık yapmak değil bu yazdıklarım. Lütfen yanlış anlaşılmasın.
Kur'an-ı Kerim ilahi kriptolarla dolu bir kitap. Bu kriptoların çözülmesi için, herkes kendince yüreğinde yankılandığı gibi yorumlayabilmeli ayetleri... Müteşabih ayetlerin kilidini çevirmek gerek.
"Bir toplum, kendinde olanı değiştirinceye kadar Allah, ona nimet olarak bağışladığını değiştirici değildir. Allah şüphesiz işitendir, bilendir" Enfal Suresi 53. Ayet

Yoruma açtığınız ayete gelince; insanoğlunun tekamül gerçekliğinin kodlanmış anlatımları. İnsanın büründüğü tüm bu haller (karanlık-aydınlık...) zahir ve batın kavramlarının açıklayıcısı aslında. Zahir yüzeydeki gerçek, batın ise derinlerde yatan mana bildiğimiz gibi. Konu buradaki yorum kutucuğuna sığamayacak kadar uzun benim kalbimde.
Sevgiler...

Belgin dedi ki...

Dilekcim iyimisin, bugün ugramadin bana, merak ettim:)

sufi dedi ki...

Sevgili Sulhi;
Doğruda yanlışı ayırdedebilen gönüllere, karanlıkları aydınlıklara çevirebilenlere aşk olsun.Sevgilerimle dilek.
Sevgili Tatlı cadım;
Karanlıklara ışık tutanlardan biri olduğuna inanıyorum ben senin.İyi ki varsınız canlarım.
Sevgili Uçan martım;
Ne güzel bir yorum bu canım. Günlerle gecelerle üstünde konuşulmaya değer konular bu müteşabih ayetler.Kilitleri açılanlardan olmamızı dilerim yüce rabbimden.Yüreğime dokundun yine sevgilerimle dilek.