RÜYALARIN GAZABI MI, NE? - SUFİ SAJA

.

"Muhtaç olduğun kudret damarlarındaki asil kanda mevcuttur."Kemal ATATÜRK .

21 Nisan 2009 Salı

RÜYALARIN GAZABI MI, NE?


Son zamanlarda hep RÜYAlardan gidiyorum ama, uzun zamandır yazmak istediğim ünlü mü ünlüüüüü, dillere pelesenk olmuş gelin rüyalarımı yazmadan tamamlamak istemedim bu seriyi:))
Evlilik hayalleriyle yanıp tutuşanlardan olmadım hiç bir zaman. Olacaksa olur, hayırlısı deyip geçiştirirdim sualleri. Ama nedense rüyalarım da en az 50 en fazla 150 kere giydim o gelinliği:)
Yaş biraz biraz kemale erip, çevreden evde mi kalacak bu kız acaba söylentileri yayılmaya başlayınca:) bilinç altıma işlediğini düşündüğüm o rüyalarda bir gariplik olduğunu ben dahil anlattığım herkes anladı.:)
Evet bir acayiplik vardı doğru.

Hiç bir zaman tam hazırlanamayan müstakbel gelin yani ben ve yüzü hiç bir rüyada görünmeyen müstakbel bir eş.:) O kadar rüyanın birinde görseydim bari ama ne yaptıysam yüzlerini göremedim. Hepsi aynı mıydı yoksa farklı mı orasını bilemiyorum artık.
Sırf yüzü olmayan koca olsa neyse her seferinde bir şeyler ters gidiyor ve ben büyük bir sıkıntıyla uyanıyorum. Birinde gelinliğim kısa bas bas bağırıyorum "kim aldı bu gelinliği" diye kimseden tık yok:) Diğerinde gelinlik tamam ama ayakkabılar "siyah". Düşünebiliyor musunuz gelinliğin altına giyilmiş siyah ayakkabıyı. Son anda ayakkabıcılar geziliyor ve ben düğüne geç kalıyorum. İçlerinde en unutamadığım bir alay dolusu denizci asker. Çekmişler beyaz üniformaları damat ve ben bekleniyoruz. Açık hava her yer bembeyaz çiçeklerle dolu ama benim saçım yapılmamış. Sadece yapılmasa neyse biri gelip yolup gitmiş sanki:) Yine isyanlardayım yine sinirliyim. Uyanıyorum ohhh Allah’ım rüyay- mış:) Denizciler, havacılar , karacılar hepsi geliyo olmuyo olmuyo olmuyo isterse jandarma gelsin ben bir türlü evlenemiyorum işte. :) Kiminde çiçeğim yok, kiminde koca yok, kimindeyse hepsi var ben yokum. İşte böyle abuk rüyalar belki yıllarca belirli aralıklarla göründüler bana.
Eee sonunda bizimde kısmetimizi çıktı evlenmeye karar verdik. Allaaaah!!! acaba görülen bu rüyaların anlatmak istediği bir şey mi var.:)
Rüyalarımdan haberdar olan Tontiniyle başladık hazırlıklara. Veeee gelinlik. Nikâhtan önce bi giyeyim de bakayım dedim. Aman Allah’ım gelinlik üzerime 2 beden büyük gelmez mi. Baya zayıflamıştım ama o kadar da değil yaaaa. Hemen bir terzi bulup biraz ayar çektirdik ve arka fermuar baştan aşağa değişti. Provaya gittiğimiz gün üzerimde patlamasın mı! Tamam dedik rüyalar işte bunu anlatıyordu. Kesin düğünde fermuar patlayacak:)) Hatta Tontini nikâha giderken yanında çengelli iğne bile götürmeyi düşünmüş:)) Fermuar oldukça sağlam hale getirilmesine rağmen, bir zamanlar terzilik yapmış yengeme de üstünden kat kat dikiş geçirttim. Ne olur yenge sağlam dik, gözünü seveyim. :) Allah’ım nolur bir aksilik olmasın...
O gün geldi çattı. Sabah kargalar kahvaltısını yapmadan kuaför salonuna gittik annemle. Neyse saç, baş, makyaj. Hazırlandım bekliyorum. Müstakbel damat yok ama:)Hemen sarılırsın telefona ,
-nerdesin?
-evdeyimm !
-neeeeeeeeeeee:)
Gelin arabamız için şoförlük yapacak olan sevgili arkadaş son anda gelemeyeceğini bildirince o tarafta işler karışmış meğer. Araba kiralanacaktaaa, süsletilecekteeee, ohooooo
Beni aldı bir telaş ve aynı zamanda bir korku. Ahhhh rüyaların gazabı:))
Eve taksiyle gitmem bir yana taksici bana ne dese beğenirsiniz "ne o abla damat kaçtı mı yoksa":)
Ölür müsün öldürür müsün?. "Sana ne kardeşim sen sür". "Bunca yıllık şoförüm ilk defa arabama bir gelin bindi" hehe çok komik..;)
"e, her şeyin bir ilki var işte gözü kör olmayasıca"
Gergin geçen saatlerin ardından en az benim kadar gerilmiş müstakbel eşim geldi. Nikah saati 14:00 geldiği saat 13:50 :))))
Öyle ya da böyle kıyıldı o nikah ama salondan ayrılıp eve döndükten sonra o kadar kısa zamanda bütün rüyalarımı nasılda yaşadığımı anladım, gördüm. Akşam ki yemekte fermuar yırtılmazsa tamam atlattık.
Ve ben evlendiğim günden beri bir daha gelinlik giydiğim bir başka rüya daha görmedim.
Acaba rüyalar mı beni yordu, yoksa ben mi onları hala anlayabilmiş değilim.:)Ha bir de o son anda gelemeyen .....arkadaşı hala saygıyla andığımı da söylemeden geçemiycem;)
Sevgiler..

16 yorum:

tutsak dedi ki...

Bir filmde izlediğim bir sahne vardı. Taksiciyle yaşadığın olay aynen ona benzemiş çok güldüm. Adam taksiye biner öndeki arabayı takip et der taksici; ''Aman Allahım işte hayatım boyunca beklediğim an'' der. :)
Sevgiler

y. dedi ki...

kimseye söylemeyelim ama bir düğünden ,gelinlikle runaway kıvamında gelinlikle tüyen biri olarak,keşke arabaya atlamak yerine ,taksiye binseymişim.Çok daha eğlenceli olurmuş.

öykü dedi ki...

gercekten kabus kabus ustune zncırlenmıs
ama allahtan sonu tatlıya baglanmıs
taksıcıye cok guldum
abı taksıme ılk kez geldın bındı:))
hay allahım
bız Türkler cok seker ınsanlarız:))
svgılerımle

:)den dedi ki...

Düğünlerde niçin bu kadar geriliriz? Damadın son dakika sürprizlerinden neden korkarız? Aksilikler hep peşpeşe ve mutlaka düğünler de mi olur? Hem gelinliğin sırtının fermuarı patlasa iyi ve neşeli bir anı olmaz mı? ... Merak eder dururum.
O kabuslar, taksici ve son dakika gelin arabasını kullanmaya gelemeyen arkadaş olmasa sizin de bunları yazacak kadar neşeli bir anınız olmayacaktı.
Efendim şöyle şahane bir düğündü, her şey kusursuzdu falan filan çok sıkıcı değil mi sence de Ela?
Ben düğün hikayeni çok gerçek, sıcak ve yaşamın içinden buldum. Kabuslarını bile sevdim.
Sevgiler...

Tibet'in annesi dedi ki...

Benim nikah günüm, iyi başladı, kötü devam etti neyseki yine iyi bitti :) şimdi dönüp bakınca gülüyorum ama bir şey zannedip, boynumdaki inci kolyeye atlayan çingene çocuğu o anda çok korkutmuştu beni, birde kapkara elleriyle gelinliğimi de kapkara yaptı üstelik... kabus gibiydi! Neyseki kuzenimin eşi sihirli elleriyle hem kopan kolyemi, hem o kapkara gelinliği nikaha 5 dakika kala üstümden bile çıkarmama gerek kalmadan halletti...
Ben hiç seninki gibi rüyalar da görmemiştim üstelik :))))
Neyseki tüm bunlar artık güzel bir anı bizim için :)

İkiz Annesi sdilek dedi ki...

Bayıldım bu yazıya.Çok samimi.
Kendi düğünümde de biizm nikah memurumuz gecikmişti.Hemde ne gecikme.Neyseki geldi de kıydı nikahımızı.Bizde kara kara düşünmüştük.Düğünden sonra ben nereye gideceğim diye.Annemin evine mi, yoksa müstakbel eşimle yaşayacağımız kendi evime mi?

beenmaya dedi ki...

neyseki sonunda ve devamında herşey gayet güzel olmuş ve de öyle devam ediyor :))) yahu benim hiçbirşey gördüğümde yok nolucak acaba halim :))

Belgin dedi ki...

Sonu mutlu bitmis ya, gerisini boyver:))

Mayaya Not: Beyaz atli prens yolda, haberin olsun:))

Ela'dan Mektup dedi ki...

Sevgili;

*Tutsak,
Bana da güldün dimi. Halim gerçekten komikti ama ben bunun komik olduğunu sonradan idrak edebildim:) O anda edemedim maalesef;)

*y.;
Amanın sen ne diyorsun yahu.
Gerçekten yaptın mı öyle bişey. Umarım yaralarını deşmemişimdir. Yada sen okurken seninki de olay mı? mı? dedin:))

*öykücüm;
sorma yahu. Gerçekten şekeriz ama o durumdayken bana şeker değilde beter geldi biraz :)

*:)den;
Sana bir taraftan katılıyorum evet sıradan bir gün olmasındansa hareketli olması hafızalara kazınması güzel ama insanın en mutlu günlerinden birini hatırlayınca yeniden strese girmesi olmaması gereken bişey bence. yazarken bile gerildim. Yine aklıma geldi. Az kalsın nikaha geç kalıyorduk düşünsene:)

Ela'dan Mektup dedi ki...

Sevgili;

*Tibet'in "güzel" annesi;
Senin anılarında benimkine benziyor desene. Ay o bembeyaz gelinlikte siyah el izi offf kabus gibi:)Allahtan imdadına yetişmişler. Ne anı ama:)

*ikiz Annesi "güzel" sdilek;
:))Ne güzel nikah anıları varmış böyle. Potansiyel yazı kaynakları:)neden geç gelmiş peki? merak ettim. birde gelince çemkirdiniz mi onu da merak ettim ben:))biz geç gittik kimse bize birşey demedi Allahtan:))

*mayacım;böylesini göreceğine hiç görme derim ben:) Çünkü birşey olacağı yoksa da oluyo işte. Çekim yasası:) Düşüne düşüne çekiyosun. bak Belginciim müjde vermiş ne güzel:D

*Belginciim;
çok şükür ki sonu iyi bitti. Çok güzel göbek attık akşamına:))

beenmaya dedi ki...

yolda mı benim niye haberim yok yahu :)))

Ela'dan Mektup dedi ki...

Bende merak ettim şimdi. Yoldaymış baksana:)

Sade dedi ki...

şaştım kaldım bu işe.

Prima Rima dedi ki...

:))
bende cok görurdum ve aynen sizin gibiolurdu hep aksilik hep aksilikler olurdu mutlaka...ve encokda ben nikaha gidecekken geckalmıs olurdum yada gelınlıgın tarlatanı sönerdi ne alaka ise:)

Güneş dedi ki...

Bende çok rüya görürüm ama çok sonradan hatırarım hep..

Tibet'in annesi dedi ki...

bloğumda anlattım nikah gününü,
gerçekten kabus gibiymiş :)))