GİDENLERİN ARDINDAN - SUFİ SAJA

.

"Muhtaç olduğun kudret damarlarındaki asil kanda mevcuttur."Kemal ATATÜRK .

28 Haziran 2009 Pazar

GİDENLERİN ARDINDAN


Aslında yoktur giden ve kalan… Öyle diyorlar!

Yoktur da, neden bu içimizdeki hüzün ve içe akan gözyaşları? Nasıl yerleşiyor uğurlayanın yüreğine, gidenlerin ardından dökülen bir tas suyun ürpertisi ? Birliktelik içindeki yaşanan ve paylaşılanları tekrar tekrar hafıza kayıtlarından çıkarıp gönül ekranında seyretmek, kendini gülümserken yakalamak sonra ekşi üzüm yemiş gibi sızlanmak titremek gibi bir şey aslında yaşanılanlarda yaşamak. Kızgın harda yanmış metalin soğuk suyla söndürülüp cızlaması gibi. Gidenin; ardında bıraktıklarında kalan yanını, kalanın; gidenin yanına taktığı ve yolladığı yanını da düşünürsek bu durum içinden çıkılmaz bir bilmece gibi görünüyor insanın gözüne. Göz görmeli, gönül inanmalı, eller dokunmalı diyorsun sonra da. Her köşede, her odada, her sözün içinde gezinen o güzel enerjiler ve kokular, tebessümler kalacak ve yaşayacak hafızalarımızda. O da bir müddet için yeter bizlere.
Açılın Yollar, geçecek Canlarım. Su gibi gidip su gibi gelin güzellerim.

10 yorum:

öykü dedi ki...

nedenı ayrılık
nedenı özlem.....

Bilge'lik Yolcusu dedi ki...

Allah kavuştursun Dilek'ciğim.

Dolunay dedi ki...

offf offf..bunlar nasıl cumleler boyle...ben cok yasadım bu duyguyu...

DÜN BUGÜN dedi ki...

yine çok güzel dile getirmişsin duyguları,sağol,sevgiler
NERİ

sufi dedi ki...

Sevgili öykü;
Özlemiyor olsaydık, ermiş gibi olurduk ve kendimizde yaşayanların farkına varırdık ama daha özlüyoruz, demekki ermedik.
Sevgili Bilgelik yolcusu;
Teşekkür ederim, çocuklarımız hep gözümüzün önünde olsunlar istiyoruz nedense.
Sevgili Dolunay;
Ah Ayrılıklar olmasa!Ama ne mümkün?
Sevgili Dün Bugün,Yani Neri;
Teşekkür ederim canım, giden çocuklarım evlerine ulaşana kadar ruh gibi dolaştım.Sevgiler.

Ela'dan Mektup dedi ki...

Gidenlerin ardından eve girmek istemezsin. Odalara girince daha 5 dakika önce oturdukları koltuklara bakarsın boş boş. İçin cızzzzz eder. Yola çıkan CAN'dan geriye kalan küçücük bir oyuncak gözlerinden akan yaşlarla kaldırılır. Görüp efkarlanmamak için. Ertesi gün evde bir sessizlik hüküm sürer bir an önce dışarılara atarsın kendini...
Çok yaşadım. Seni çok iyi anlıyorum canım benim...
Güzel hatıralara yenisi eklenene kadar sağlıcakla kalsın herkes.
Gidenler hep dönsün, özlenenler hep gelsin inşallah. ;))

Belgin dedi ki...

Allah kavustursun ablacim.

Sevgilerimle

Uma dedi ki...

Ozlemek olmayinca kisi olmuyor. Ama kisinin heryerde ölmüş olmasi gerekiyor yasarken ki ancak ermis densin...O denen de o zaman O'nun umrunda olmuyor :)

Adsız dedi ki...

Peki ya giden ne yapacak, tüm özlemlere bir de sıla hasreti ekleyen, ömrünün ilk 27 yılını geçirdiği aşığı olduğu izmirden uzalaşmak zorunda kalan, 10 senedir çalıştığı para kazandığı şehri birtürlü sevemeyen ve terketmek için fırsat kollayan, evladı İzmir'li olamayacak diye üzülürken, bir 9 Eylül sabahı dogunca sevinci ikiye katlanan, daha yaşına basmamış oğlunu ATA'sını sevdalısı Tontini'sinden ayırmak zorunda kalan bir baba ne yapsın,

sufi dedi ki...

Sevgili Ela;Güzel kızım
Gidenlerin ardından boş bir elbise gibi kalıveriyor insan.Hani solmuş eski, içine bir daha CANını sokamayacağın askıdaki bir elbise gibi..Senin de dediğin gibi hele bir de gidenlerin unuttuğu bir örtü bir giysi varsa geride kalan önce makinaya koyarsın yıkayıp yollayayım diye, kendine gelince çıkarır koklarsın geri getirebilirmiş gibi canlarını.
Sevgili Uma;
Özlemek güzel be dostum, ama ayrılık yine de olmasaydı.
Sevgili Belgin;
Sen ne kadar çok aşinasındır değil mi bu duyguya?Vatan hasreti de ekleniyordur senin özlemlerinin içine.
Canım ailem, ağacımın güzel meyvaları;
Daha Kaş'a gideceğiz,kaplan dağı, şirince de var sırada.Yatcaz kalkcaz, yatcaz kalkcaz eylül gelecek.
Belki de daha önce kavuşacağız birbirimize.Siz sağlıklı,mutlu, huzurlu olun dileğim bu.Tüm canlara sevgilerimle.