Eğer bir adım yaklaştın da birine; O gecikmeden kaçtıysa bir adım ötene, bir adım daha atarsın ona doğru… Ters tepen bu taarruz harekâtı; yaklaşanın adına, taarruz olmasa da aslında, sanıdadır, kovalanınca kaçan da… Ya, bir suçu vardır da işgiller, ya da kanı almamıştır kovalayanı işte o kadar…Dik durmak, saldırılara göğsünü siper etmek , karşı taarruza geçmek içinse yürek ister...O seçer, seçilir,O denetler,yargılar,öğretir, sadece onun dediği olursa olur.. Yoksa bu demokrasiye karşı mı çıkıyorsun, uzağa mı çıkıyor yolların sensin demokrasi düşmanı, darbeci hain! işte siz bunu böyle bilin…
Bu hisseyi vurdum düzene, hesap çıktı hep takip edene.Sınırların tel örgülerle de sarılı olsa sorgu-cunun elinde kapı gibi vize, aportunu almış gibi saldırır ama bilmez hamleleri döner bir gün geriye. Bana bir şeyhler oluyor demeden bakmak gerek saldırılan mevkiinin iç düzen donanımına.
Hayat, sen doğar doğmaz “teslim ol” pankartı açar insana. Tutuklusundur çünkü ahirden batına. Anana teslimsindir doğduğun gün. İster ittirir atar, ister sakınmaz verir sütünü sana, konu kalmış vicdanına… Sonra teslimsindir babana… Öğretmenine… Patronuna… Devlete… Düzene…”teslim OL” arkadaş tutuklusun “gözünün üstünde kaşın var!” işte bu hayatın acımasız kurallarına. Teslim olmuyorsan kır zincirlerini çıkar bedeninden canını, izle doğru bildiklerinin izini. İstense de senden “işaret ve parola” korkma söyle, yık duvarlarını.
Çekilmek sığ denizler gibi, kaçmaktır ufka doğru kendinden ırağa.
Karısı yaz günü uyurken yatakta “öteye çekil” demiş, Nasrettin Hocaya. Toplamış pılısını pırtısını, çarığını da giymiş hoca ayağına, köyünden ayrılıp düşmüş yollara. Çekil köyüne vardığında karşılaşmış kendi köyünden bir dostuyla. “Köye dönersen sor bakalım, bizim hatuna daha çekileyim mi öteye?” diye.
Ne alaka bu hikâye! demeyin dostlarım, ben de bilmiyorum, aklıma geldi sizlerle paylaşayım istedim işte.
Sevgilerimle.
Resim:istockphoto.com'dan alıntı
25 Şubat 2010 Perşembe
TESLİM OL YA DA KIR ZİNCİRLERİNİ
Gönderen sufi zaman: 12:00
Etiketler: DİLEK'ten mektuplar...
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
14 yorum:
Teşekkürler, öykü ve yazı için...
Sayın Sufi,
Anlayabilene ders mahiyetinde örnekli güzel bir yazı..
Elin kolun dert görmesin.
Sonsuz saygılarımla
Öyle bir teslimiyetki hayata çöz çözebilirsen zincirlerini.
Ne güzel anlatmışsın Can Dostum.
Yani anlayana sivrisinek misali
Yüreğine sağlık canım.
Sevgiler...
güzel ve ilginç bir yazı olmuş eline sağlık ..:)
insan gündeme bu kadar mı güzel dokun(dur)ur :))
aslında "ötelere gitmek" bir başka ötelere yaklaşmaktır sevgili dilek.. Ya da kaçmak istedikçe yaklaştığımız yerdir.. Paradoks??
Bazı teslimiyetler gönüllü ve güzeldir. Ana - baba ve sevdiklerimize. Ama hepsi o kadar!...
Ellerine sağlık Sufi...
Dost Sufi
"Teslim ol ya da kır zincielerini"
Her yöne çekilebilecek,realiteyle,
mecazın iç içe geçtiği okunası bir
yazı daha........Anlayana elbette!
Sağol ve hayırlı kandiller,Sevgiyle,
Evet kırmak zamanı gelmiştir artık zincirleri elbet kırmak isteyenler ve de isteyip de cesaret edemeyenler için...
Oldukça manidar ve bir o kadarda anlamlı paylaşımınızı çok beğendim, sevgiler ve iyi kandiller...
Herhalde teslim olmuşlara benziyorlar. Pek zincirleri kırıp ta iş yapacağa benzmiyorlar. Nasreddin Hoca'nın işine benziyor işleri...
İnşallah ne anlatmak istediğinizi doğru anlamışımdır.
Bu güzel paylaşım için kalemine, emeğine ve yüreğine saygılar sunarım.
Şapka çıkarılacak bir yazı bu..
Hem kişisel ilişkilere hem gündeme uyan..
Allah rızası için, kalbindeki insan sevgisi namına adım atıyorsan ve kaçıyorsa üçüncüsünü denememeli derim ben..Yoksa ayakların bile isyan eder sana,geri geri gider, hatta çarpılır..
Tecrübeyle sabittir ki kesinlikle hak etmiyordur karşındaki o kişi...
Neyse kandil gecesi Yaradılanı hoş görelim Yaradan'dan ötürü..
Bizden uzak olsun yeter...
Hayırlı kandiller diliyorum efendim..
Sevgilerimle...
Hayata dair yaşadıklarımızı ve göz göre göre insanların tüm yaşanılanlar karşısındaki umarsızlıkları ve de teslimiyetçilikleri...
nerdeyse güleriz ağlanacak hallerimize...
çok sevdiklerimize; anne-baba-eş-evlata dair teslimiyetler gönüllü olduğu için külfet değildir hiç bir zaman ama gönülsüz teslimiyetlere bu kadar kolay boyun eğmemeli! ve çok yüreklice zincirlerini kırabilmeli insan...
öyle güzel anlatmışsın ki iç seslerinle yaşanılanlara karşı duyumsamalarını...
yüreğine sağlık...
sevgilerimle
Sevgili ali zafer;
Haykırış;
Nur;
Tubişim;
Evren;
Gülsen;
Asuman;
Jivago;
Onuncuköyünadamı;
Benhurum;
RecepAltun;
Zeugma ;
Esmir;
Canlarım; seçen ve seçilen denetleyen, yargılayana hakkın varlığıdır diyebilsek, uykuya yatmadan "susmayı"bilsek, gerçekten okta da yaydada hiç bir cürüm olmadığını anlayıp, oku atan kola bağlasak tüm eylemi "hesap döner"moduna sokacağız bu fiiliyatı.O gönüle ulaşırız bir gün inşaallah.Teşekkürler ve hepinize kucak dolusu sevgilerimle.
Yorum Gönder