HÜZÜN HANIM dedi - SUFİ SAJA

.

"Muhtaç olduğun kudret damarlarındaki asil kanda mevcuttur."Kemal ATATÜRK .

1 Nisan 2010 Perşembe

HÜZÜN HANIM dedi


Hüzün-le karşılaşmamış, o hanımefendi-nin gazabına uğramamış bir tek kişi var mıdır yeryüzünde merak etmişimdir.Ben onu hep dişi olarak algıladım nedense ve sürekli ürediğini, kendinden kendini doğurduğunu düşündüm.
HÜZÜN-ün çelik gibi ince parmakları, taştan ağır yüreği, bizim bilmediğimiz akıl almaz sırları var bence. Sayfalarından acı mor-kırmızı renge bürünüp, süzülerek en korunmuş kalplerin bile derinlerine ulaşabilen ezelde yazılmış kitabı var. Sonra da insan,Aysema arkadaşımın dediği gibi; "hüzün geldi yüreğime oturdu."der.

Hüzün; mekânlara genelde sevinç ve neşenin ardından girip salladı mı tırpanını, bir bakmışsınızdır ki; ayırmıştır gövdelerden başları.Kaç kaçabilirsen! Eynine bulaşmıştır yine de acıyan yüreklerden sıçrayan acının mor damlaları.
HÜZÜN hanım; "görevim bu benim, ağıtlar ve gözyaşlarıyla besleniyorum, gıdam bunlardır benim!" diyor ve sözlerine söz ekliyor. "Sizlerin yüreklerinizde acımak ve sahiplenmek olduğu sürece benim işime son veremeyecek kimse. Ben mevsimlerden, HAZAN-ın HÜZÜN haliyim, hüzne düşenin hali ise ne HAZİN...Bahar mevsiminde ise AŞK atar beni sıradan geriye. Varsın oyalansınlar bir müddet derim sizler için, ufacık bir cızırtınızda hemen kapı eşiğinizde biterim. Sırrım sırdır ama, ah bir bilseniz beni de üzer; İçindekini dışarı sızdırmayan dışardan da hava almayan çatlağı olmayan testi gibileriniz. Beni gıdasız ve halsiz bırakan; aşkla sarılmış BİR olan ikilerin arasına giremeyişim...Ah yine bahar geldi ben uykuya yatmalıyım...Bu gün 1 NİSAN hiç değilse bugün sizleri şaka ve sevinçlerinizle başbaşa bırakmalıyım."
Böyle buyurdu HÜZÜN ben de yazdım.
" Uzak dur hüzün, artık gelme insanlarımızın üstüne üstüne..
Zarar verme acıtma artık milletimin çatlağı sıvanmış küpüne..."dedim.
Sizlere sevgilerimi gönderdim. Tontini.

23 yorum:

elifin terazisi dedi ki...

Ayseme hanım'ın yazısına yazdığım yorumusize de yazmak geçti içimden...
"Bu ne beter çizgidir bu
Bu ne çıldırtan denge
Yaprak döker bir yanımız
Bir yanımız bahar bahçe..."
Hasan Hüseyin

Derviş dedi ki...

Yirmi Üçüncü Kural:
Yaşadığımız hayat elimize tutuşturulmuş rengarenk ve emanet bir oyuncaktan ibaret. Kimisi oyuncağı o kadar ciddiye alır ki, ağlar, perişan olur onun için. Kimisi eline alır almaz şöyle bir kurcalar oyuncağı, kırar ve atar. Ya aşırı kıymet verir, ya kıymet bilmeyiz. Aşırılıklardan uzak dur. Sufi ne ifrattadır ne tefritte. Sufi daima orta yerde...

Hüzün ya da mutluluk bakış açımızla ilgilidir. Yarım bardak suya bakan Hüzün "Kahretsin yarısı boş bunun" der mutluluk ise "şükür yarısı dolu" der.

buraneros dedi ki...

Pek bir bahar tadı vardı yazıda... İçinden hüzün geçerken insanın içini ısıtıp yüzüne tebessüm oturtan bir yazı da ancak bir bilge kişiden çıkardı.
Sevgi bizden efendim. Yaşamın gerçeklik haline pek bi güzel dokunup günümüze tebessüm kattınız. Teşekkür ederiz:))

Asuman Yelen dedi ki...

Sevgili Sufi,
Hüzün Hanım benim kadim dostumdur.
Ona biraz haksızlık ettiğini düşünüyorum.Sana tanıdığım Hüzün Hanım' ı biraz anlatmak isterim.
O, sakin, sade görünüşlü, sessiz hanım hanımcık biridir. Sessizce dinlemesini bilen, gürültüyü sevmeyen biridir. Sırtlan gülüşlerden, çılgın kahkahalardan farklı mahsun gülüşlü biridir. Riya Hanımı hiç sevmez ama Neşe Hanım yanıma geldiği zaman, sessizce uzaklaşmasını bilecek kadar saygılıdır. Benim yaşamımda ağır travmalarımda mükemmel bir katalizör görevi yapmış, isyanlarımı bastırmış kaçmak, yokolmak istediğim zaman beni kucağında taşıyarak hayatın orta yerine yumuşakça bırakmıştır.
Hüzün Hanım şairlerin ilham kaynağı, Mona Lisanın bakışları ve tebessümüdür.
Hüzün Hanım hayatın ta kendisidir.
Sanırım senin kastettiğin, Karamsar Bey.
Umarım bana gücenmezsin.
Sevgilerimle...

JİVAGO dedi ki...

Bazen hüzün, bazen neşe hayatımızın
renkleri..paylaşmak en büyük erdem
Dost sufi .

Sevgilerimle

sufi dedi ki...

Sevgili elif;
"Budur demek ki hayatın rengi
ak ve karasız denge olmaz çünkü."
Teşekkürler ve sevgilerimle.
Sevgili Derviş;
"Ne ifratta ne tefritte tam orta yerde durmak"derken ne güzel demişsin.Seyir aleminde kalmak ve herşeyde vardır bir hikmet diyebilmek nasip olsun hepimize sevgilerimle.
Sevgili Buraneros;
Güzel iltifatına söz bulamadım, yine de teşekkür ederim dost. "bilge kişilik bizim ne haddimize?"
Ancak seyretmeye çalışıyoruz bu alemi, keşfetmeye çalışıyoruz kendi hem yüce, hem aciz olan varlığımızı.Sevgilerimle.

sufi dedi ki...

Sevgili Asuman;
Ben Aysema hanımın yazısına istinaden yazmıştım bu yazıyı.Senin yorumunla biryerlerde hata yaptığımı anladım doğrusu.Hüzünün tırpanı değil de dert ayrılık ölüm ve diğer sıkıntıların tırpanı başı gövdeden ayırır.Hüzün sonra gelir oturur yüreğimize.Yüreğinde hüzün taşımayan nasıl şair yazar ressam ve yaratıcı olur? Onun yerine bize katalizör görevini kim yapar? Hüzün hanımdan da senden de haksızlık yaptığım için özür diliyorum. Birgün bu yazımı tashih ederim inşaallah.Teşekkürler ve sevgilerimle.
Sevgili Jivago;
Paylaşılan bir lokma ekmek bile olsa huzurla yemek nasip oluyor ya insana hüzünlerimiz de olmasa paylaşacak sanal alemde ne kalırdı geriye.Sevgilerimle.

beenmaya dedi ki...

bir bulaşmışsa, sinmişse kokusu insanın üzerine hiç gitmez diye düşünürüm bende...

Asuman Yelen dedi ki...

Sevgili Sufi,
Sık sık uğradığım ve her uğrayışta yeni bir şeyler öğrenip yaşam gücü aldığım bu blogda bu olgunlukla bu anlayışla karşılaşacağımı bildiğim için paylaştım duygu ve düşüncelerimi.Emin olduğum için. Amacım bilgiçlik taslamak değildi. Gerçekten 40 yıllık dostumu savunma saikiyle yazdım düşündüklerimi yazıyı okuyup geçemedim ve buna anlayış göstererek gerçek bir bilge olduğunu bir kere daha gösterdin.
Bunun için sana binlerce teşekkür ediyorum.
İçten sevgilerle....

BERNACAN dedi ki...

"Sebepsiz hüzün, hocam benim"
der Asaf Halet Çelebi

name-i nur dedi ki...

Bir yanımız hep hüzün...
Bir yanımızda hep sevda...
Bir yanımız hep umut...
Bir yanımızda hep dua...

Bir tutam hüzünle başlar aslında her şey...

hayırlı cumalar efendim..

tebessüm ile:)

öykü dedi ki...

Hayatın bı yüzü hüzün.
Barısık yaşamayı ogrenmek lazım onunla...

ayşegül dedi ki...

Semıorum ama ben huznu sufı ablacık.
Herkez ama herkez neselı olsun ıste.

Sevgılerrr

sufi dedi ki...

Sevgili mayam;
Hüzün sevenlerden olunca insan hüzün insana değil de insan hüzüne yapışıyor.Hafif gözyaşı iç çekmeleriyle besliyoruz gönül evimize geleni.Sevgilerimle.
Sevgili asuman;
Şımartıyorsun beni.O senin bilgeliğin yansıyor aynana.Teşekkür ederim sevgilerimle.
Sevgili Bernacan;
Özdemir Asaf da ne güzel söylemiş; Hüznün gazabı ve gözyaşı da olsa yine de öğretici oluyor nasılsa.
Sevgili Name-i nur;
Hüzün, sevda,umut, dua: hepsi birbirini tamamlıyor aynı parkurda koşuyorlar sanki.Hüzünsüz sevda, umutsuz dua olmuyor çünkü.sevgilerimle.
Sevgili öykü;
Ezelden beri barışığız kendisiyle.Tozumuzu silkeleyen hüzün çünkü O.
Sevgili ayşegül;
Sen hep neşeli ol ve genç kal böyle çocuk kal emi güzelim.

Efsa dedi ki...

İlk yazılarımdan birisinin adı ve konusuydu hüzün. "hüzün kadın mıdır? erkek midir? bence kadındır." diye devam etmiştim. Yazının ilk paragrafını okuyunca gülümsedim. Çok güzel geldi.

Hüzün kadındır ve en çok kadına yakışır bence.

Ama hepsinden önemlisi bir insanın içinde hüzün varsa, umut da vardır.

Onuncu Köyün Adamı dedi ki...

Hüzün,çok doydun benden ve insanlardan..biraz aç kalsan artık olmazmı..perhiz yapsan, çok az yesen artık, insanları huzura bıraksan artık. Ah bir duysa ve dinlese..
Sevgiler..

Hacivat dedi ki...

Bu kavram mutsuzlukla karıştırılıyor sanırım. Hüzün yaşamın kendisinden kaynaklanan bir durumken genelde bu kavram bir şeye dair bir hal gibi algılanıyor.

Gerçek hüzün:

Neden canın sıkılıyor.

Hiç.

Neden canın sıkılıyor.

İşten attılar.

Aynı mıdır?

Ellerin sağlık Sufi.

Hacivat dedi ki...
Bu yorum yazar tarafından silindi.
aysema dedi ki...

Sevgili Sufi'm,

Neler neler kaçırmışım bak!

Çok güzel bir yazı, birbirinden değerli yorumlar ve yazıyı okuyabilmek için çırpınan ben... Bloguna giremiyordum, neyse sonun da açıldı da okudum bu güzel yazıyı.

Çok teşekkür ederim, her şey için.

sufi dedi ki...

Sevgili efsa;
Hüzün'ü hanım gören bir kişinin bile olması mutlu etti beni.Ben de senin o yazını okumak isterdim.Hüzünlerimiz UMUTa dönüşür böylece birgün inşaallah.Sevgilerimle.

Sevgili OnuncuKöyünAdamı;
Hiç kapıdan HUZUR girdi de "girme"mi dedik? Huzur kırmızı halılar, şanlı şöhretli karşılanma merasimleri istiyor."Gül yaprakları atmazsanız başıma çıkmam abiler ablalarım diyor ortaya." Biz de "huzur islamdadır" sanmış idik.Hüzünü bulduk sonunda.Sevgilerimle.

sufi dedi ki...

Sevgili Hacivat;
İşten atıldılar,
Dövüldüler,
Yargılanmadan infaz edildiler,
Şehit düştüler...Keder,dert, sıkıntılar ve yokluklardan Hüzün doğdu.Eli ayağı düzgün mü diye bakamadılar."merhaba hüzün"dediler anca.HİÇ-ten canı sıkılanınkine senin de dediğin gibi hüzün denmez herhalde.Teşekkürler ve sevgilerimle.

sufi dedi ki...

Sevgili Aysema'm;
Ben senin yazından esinlendim, öncelikle sana ben teşekkür etmeliyim canım.Son günlerde bloglarda değişik sorunlar yaşandı biliyorum.Benim de takip ettiğim blog dostlarım listesi kayboldu.Ancak sizlerin yazılarınızı kumanda panelinden takip edebiliyorum artık.
Sevgilerimle.

hasretsenfonileri, dedi ki...

"hüzün" bir fahişedir sevgili Sufi..
Her kılığa girer... her cinse bürünür... erseliktir!
Ve ister çağır ister çağırma, ister kov ister bağrına bas,
o istediği gönle yerleşir.. orayı sahiplenir.. orayı yıkar mahveder..
O nedenle başa çıkılmazdır!