HAYATLA BİZİM ARAMIZDA DURAN PENCERE - SUFİ SAJA

.

"Muhtaç olduğun kudret damarlarındaki asil kanda mevcuttur."Kemal ATATÜRK .

12 Temmuz 2010 Pazartesi

HAYATLA BİZİM ARAMIZDA DURAN PENCERE

Hayatın tam ortasında durmak varken köşeye bucağa saklanmak niye? Pencereleri kapıları perdeleri örtmek akıp
gidenin üstüne üstüne...Dışarıda akıp gittiğini sandığımız şeyin içeride durdurulabileceğini; 1-3-5 kilitle dışa kapatılan kapının içerideki hazineleri saklayıp koruyabileceğini sanmanın ufacık bir acizliği sadece.ZAM-an: an-ın zamlı hali...Oysa yok geçen giden ve gelecek olan...Var olan AN sadece.DEM bu demdir .Ben demiyorum, öyle diyor "Seyyid Nesim" dizelerinde çünkü.
Hepimiz hayatımıza seçemediğimiz bir noktadan başlıyoruz.Seçmek istemediğimiz o noktada da noktalanıyoruz.Arada sadece virgüller parantezler ve tırnak işaretleri kalıyor.
Fotoğraftaki sufi-Cem'in babaannesi Asiye hanım ve Ares gibi bakmak gerek aşkla sevgiyle akıp gittiği sanılan hayatın penceresinden bu DEM'e.
Hepinize Sevgilerimle.

Aşkın kadehinden içsin gönüller
Sevgi bahçesinden saçılsın güller
Sakiya dolsun camlar dönsün dembedem
Dem bu demdir dem bu demdir dem bu dem.

10 yorum:

Tespih Taneleri... dedi ki...

Hayat dedigin nedir ki aslinda bir omur kadar uzun gorunupte, bir nefes kadar kisa...Esas olan bencede ani yasamaktir. Varoldugunu hissettigin andir yasamak, ondaki yakaladigin gulucuklerde gizlidir huzur, sozlerin ahengine biraktigin zaman kendini, karsindakinin gozlerindeki pirlanta isiltisidir mutluluk...
Sevgiler

Nihan dedi ki...

Yaşamı iki nokta arasında geçen bir yolculuk olarak görmek ve arada geçtiğimiz mesafede virgüller, parantezler, ünlemlerle dolu anılar bırakmak doğrusu çok güzel ve hoş bir benzetmeydi.

hasret senfonileri dedi ki...

"dem bu demdir...." diyebilmek... NE GÜZEL!!
Sevgili sufim senin yazıların.. senin yazılarındaki bir satır, hatta bazen bir kelime bile bana yol gösterici olabiliyor...
Ne kadar şanslı bir aileyiz biz seni tanıdık!!!

düş dedi ki...

durmak için susmak,
susmak için bakmak,
bakmak için görmek,
görmek için yanmak,
yanmak için ölmek,
ölmek için doğmak,
..seyri sülûk, hephiç an-da; nefes alışın ve verişindeki mola da...
DÜŞ GEZGİNi:)

alizafersapci dedi ki...

"Pencereleri en çok şairler sever. Pencere yalnızca evlerin değil, bazı şiirlerin de gözü, hatta gözbebeğidir. Yannis Ritsos, "Barış, açılan pencereden ne zaman olursa olsun gökyüzünün dolmasıdır içeriye" der. Ritsos'un en sevdiği şairlerden Nazım Hikmet, sevdiği kadına yazdığı şiirlerinden birinde aşkı ve öfkeyi dizelere düşürür: "Ve hemen/fırlayarak yerimden/penceremde demirlere yapışarak/hürriyetin sütbeyaz maviliğine/sana yazdıklarımı bağıra bağıra okumalıyım..."
Turgur Uyar, Türk şiirinin elmas dizeleriyle dolu olan "Göğe Bakma Durağı" şiirinde sevdiğine "Sayısız penceren vardı bir bir kapattım/Bana dönesin diye bir bir kapattım" diye yazar. Cevat Çapan, gözleriyle pencereden Şirket-i Hayriye vapurlarını izler. Orhan Veli ise bir başka pencere tutkunudur ve oradan kanatların peşine düşer: "Pencere, en iyisi pencere/Geçen kuşları görürsün hiç olmazsa/Dört duvarı göreceğine."
Her pencerede biraz gözyaşı gizlidir.
Pencere bazen yaşam sevincidir."
Akgün Akova

Dolunay dedi ki...

"dem bu demdir...." NE KADARDA DOGRU...

Beyaz Çiklet dedi ki...

O zaman ben Aydilge'den Takıntı adlı parçayı sizlere armağan ediyorum.Yaşamaya ama doğru ve eğlenceli yaşamaya değer diyorum :)

Çikletler gönderiyorum :))

sufi dedi ki...

Tespih taneleri;
Hayat gönül almaktır.Ulaşıp ulaşmadığnı sorgulamadan yaymaktır senden sana yayılan sevgi enerjilerini ister gönülle ister gözle okşamaktır evreni.Teşekkürler sevgiler.
Sevgili Nihan;
Ulu ozan dememiş mi "iki kapılı handır" diye bu hayat yolculuğuna?İki kapı iki nokta işte. sevgilerimle .
Sevgili Gülsen; Ben çok şanslı bir kadınım aslında, evren sizleri çıkardı benim karşıma.Aşkla kal dost emanetim.sevgilerimle.

sufi dedi ki...

Sevgili düş;
Susmak, bakmak, görmek, yanmak, ölmek, doğmak ne güzel sıralamışsın farkındalıklı yol alış güzergahı duraklarını.Giden gelen yok istasyon aynı istasyon sevgilerimle.
Sevgili Alizafer;
İlhan Selçuk da pencereleri;"Önce söz vardı. Evren, söz üstüne bina edildi. Her binada pencere vardır. Penceresiz bina, ya mezardır ya sığınak! İkisi de hayatın değil, ölümün komşusu.

Evren, söz üstüne bina edildi. Ve insanlar bu binada yeni binalar kurup, yeni penceler açtılar kendilerine... Pencereler önce küçüktü. Sonra büyüdüler, büyüdüler... ve büyüdüler. Pencereler büyüdükçe aydınlık çoğaldı. Bu, aklın aydınlığıdır."diye kelimelere dökmüştür."Atatürk’ün Türkiye’ye açtığı pencereden ışık düpedüz girer... Aklın ışığı!" "bir mezarda bir de sığınakta pencere yoktur"diye sözlerini noktalamıştır Pencere isimli köşesindeki ilk yazısında.Sevgilerimle.

sufi dedi ki...

Sevgili Dolunay;
Cumaya az kaldı dualarımız seninle pencereden bir mucize çıkacak sevgilerimle.
Sevgili Çiklet;
Yaşamak; doğru ve eğlenceli yaşamaya değer...Bence de. Teşekkürler ve sevgilerimle.