NİYE BU MESLEĞİ SEÇTİN ? - SUFİ SAJA

.

"Muhtaç olduğun kudret damarlarındaki asil kanda mevcuttur."Kemal ATATÜRK .

13 Aralık 2010 Pazartesi

NİYE BU MESLEĞİ SEÇTİN ?

Hiç anlayamadığım şeyler var şu hayatta. İnsanoğlu beni çok şaşırtıyor, çok üzüyor, çok düşündürüyor bazen...İşin içine bir girdim mi kendimi soyutlamak oldukça zorlu oluyor benim için. Bazı insanların bu kadar acımasız olabildiğini gördüğümde hayata karşı güvenimin yerini kocaman bir karamsarlık alıyor...Alıp başını gidiyor sonra o kapkara delik...Yakalamak, tekrar tutmak, herşeyi yoluna sokmak ise her seferinde daha yorucu...
Hepimiz belli bir zaman diliminde bazı meslekler seçmeye şartlandırıldık...Belkide zorlandık bilmiyorum. Toplum baskısı, aile baskısı, hayat şartları... Hep aynı şeyleri kazıdılar beynimize. "Oku adam ol...Oku da ne olursan ol....Yeter ki elinde bir altın bileziğin olsun!"...
"Amaan sen adam ol da okumasan da olur" sözlerini duyan var mıdır hiç ebeveynlerinden?..

Çoğu kez ne olmak istiyorsunuz sorusuna sırf ailemiz istiyor diye "doktor" deyiverdik. Ya da "öğretmen" veya "mühendis" İyi mesleklerdi çünkü. Saygın, paralı... Kimimiz başardı kimimiz başaramadı...Kimisi karşı çıkıp istediği mesleği seçti. Kimisi yenildi, çaresizce boyun eğdi..
Peki bunu başarmış olup, yani okuyup, bileziği koluna takanlara ama insanlığından çıkanlara ne demeli?.. İnsanlık diplomasını kaybedenlere, yada hiç alamayanlara... Devletin ve ailesinin belki de çevresindeki herkesin imkanlarını sonuna kadar sömürüp, bunun karşılığında onlara sadece utanç veren insanlara!..
Anlamıyorum, bir insan hiç mi düşünmeden seçer mesleğini, kendini tanımadan, bilmeden...
Hey sen!!! Sadece kazanacağın para mı önemliydi? Adının önüne koyacağın:" veteriner" sıfatı mı yoksa? Neydi senin bu mesleği seçmene sebep?..
Kuşların şarkılarına mı hayrandın?...Köpek yavrularının güzelliği mi büyüledi seni, küçük kedilerin nasıl şirin oynadığı mı yoksa?..
Kelebeklerin kanat çırpışlarına mı vuruldun?...Bir ata binip hızla sürerken mi karar verdin yoksa "veteriner" olmaya? İçinden gelen herkesin çok kolay anlayamayacağı bir sevgiden mi yoksa?...Kaplumbağanın yavaşlığına, kuzuların yumuşacık tüylerine, ineklerin en azından sütlerine, Tavşanın nasıl güzel havuç yediğine, ördeklerin ne de güzel yüzdüklerine mi vuruldun sen?
Arılardan mı etkilendin acaba? Yok yok karıncalardan... Belki de yunuslar sevdirdi sana bu mesleği, yapabildiklerini ilk öğrendiğinde çok heyecanlandın herhalde. Çocukluğunda oynadığın pis su birikintisinin içinde bulduğun, balık yavrusu sanıp eve getirdiğin yavruların büyüyünce uçabildiğini görünce mi oldu yoksa, aslında sivrisinek olduklarını öğrendiğinde yani... Buldummm...Eşeklerin gözlerini sevdin sen, pandalara mı üzüldün, fokların sevimli suratları da mı değil? O zaman ne? Hangisi ?
Hiç biri değilse ailen zorladı seni o zaman. Başına silah dayadılar belki de. Hımmm çok paralar kazanmaktan geçiyordu hayatın sırrı, sen onu çözmüştün belki kim bilir...
Peki bir insan olarak hiç mi sevmedin hayvanları be adam?..Küçükken hiç mi kedi yavrusuna bakmadın, yavrularını nasıl sahiplendiğine, köpeklerde ki o koruma içgüdüsüne hiç mi şahit olmadın sen...Neden o zaman seçtin bu mesleği... Hadi anlat bize...Sırf seçmek olsun diye mi?...Sevmediğin, değer vermediğin o hayatları, zamanı geldiğinde kendin gibi görüp korumayı, tekrar hayata döndürmak için çok çaba harcaman gerektiğini bile bile bu "işi" !!! kendine neden "iş" seçtin? Nasıl yaptın, sana nasıl izin verdiler...Hiç kimse farketmedi, anlamadı isteksizliğini, bu adam bu işi yapamaz demedi mi bir allahın kulu?... Sen neden kasap olmadın peki?
Keşke önce olman gerekeni olabilseydin... İnsan olsaydın...Keşke sistem senin bu mesleği yapamıyacağını, hatta yüzüne gözüne bulaştıracağını önceden görebilseydi de sen şimdi o kadar hayvanın hayatından sorumlu olmasaydın...Sen" hiç" olmasaydın...

Yaklaşık bir hafta önce artık hepimizin bildiği sosyal paylaşım sitesindeki bu görüntülerdir benim bu yazıyı yazmama sebep .Koruma barınağındaki zavallıların nasıl da korunamadığıdır. Hem de güvenebilecekleri ilk elden gördükleridir, yaşadıklarıdır...
Kimse şaşırmasın, kızmasın, gocunmasın... Herkes yapabileceği mesleği, katlanabileceği kadarını seçsin artık. İnsanları sevmeyen doktor olmasın, hayvanlara zülmedecekler veteriner, rakamlarla arası iyi olmayanlar muhasebeci, sudan korkan denizci, hastaları, yaşlıları anlamayanlar hastabakıcı, gülü sevmeyenler çiçekçi olmasın...
"hiç" olsunlar ama olmasınlar işte...
Herkese iyi haftalar diliyorum...
*ela*

13 yorum:

alizafersapci dedi ki...

"Okuyup bileziği koluna takan ama insanlığını kaybedenlere, insanlık diploması alamayanlara, devletin, ailenin, çevrenin imkanlarını sömüren, karşılığında sadece utanç veren insanlara ne demeli"
Doğru yerden baktığınız için doğru sözler söylüyorsunuz tabii. Çözüm için hem birey, hem aile, hem çevre, bir de devletin eğitim programı doğru projeler ortaya koymalı. Sürekli tüketmeye koşullandırılan bireyler aileyi de insanlığı da tüketiyor değil mi!

Zeugma dedi ki...

Keşke bu sıraladıklarından sadece biri için seçmiş olsaydı o veteriner mesleğini.. Eminim ki hiçbir sebep onu ilgilendirmiyor şu an.
İnsanlıktan çıkmayagörsün kişi bir kere.Mesleği ne olursa olsun..Devamını hep kötü getirecektir..
O yüzden böyleleri varsın gocunsun bu duyduklarından,şaşırsın, şok olsun,kızsın sevgili sufi..
Ellerine sağlık, öyle güzel döktürmüşsün ki...
Sevgilerimle...

aysema dedi ki...

Eskiden meslek ahlakı diye bir şey vardı. İnsanlar hangi işi yaparlarsa yapsınlar en iyi şekilde yapmaya çalışırlardı. Para değildi sadece amaçlanan. Gerçi herkes böyleydi demek istemiyorum. En azından aksi davranışı sergileyenlerin sayısı bugüne göre çok azdı.
Artık sevdiği mesleği seçmiyor çocuklar, aldığı puana uyanı kabullenmek zorunda.

Her şeyden önce sevgiyi öğretmek gerekiyor. İnsanı,hayvanı,ağacı,çiçeği,böceği...
Sevgisiz olmuyor...

beenmaya dedi ki...

herkes bir şey olabilir, adının önüne bir isim ekleyip bir meslek sahibi olabilir. ama herkes sol yanının farkında olup, onunla yaşamaya, yaşatmaya çalışıp insan olarak kalamaz işte...

öykü dedi ki...

bılmeden bırbırınle cok baglantılı bı konuyu ıslemısız bugun

http://beyazkedi-silbastanbaslamakgerekbazen.blogspot.com/2010/12/kimlere-emanetiz.html


dılegım
meslegıne saygısı olan
hakkıyla yerını getıren ınsanların cogalması..

sevgılerımle

Arzu Pınar dedi ki...

maalesef bazi konular insanlarin iyi veya kotu olmalarinin insiyatifine kalmis durumda. kotu bir veteriner hayvanlara izdirap veriyor, kotu bir doktor sirf para kazanmak uguruna hastasini bosu bosuna ameliyat ediyor, kotu bir yonetici tum hatalarini digerlerine yukleyi, insanlarin gelecegiyle oynuyor.'ne ekersen onu bicersin' doga kanunu bilmiyorlar. bizler de onlari Allah a havale edip duruyoruz.ancak daha niceleri zarar gormeden gerekli kontrol mekanizmalarini kurup, kotuluklerine alan yaratmamamiz da lazim.

A-H dedi ki...

sevgili sufi "hic" olabilmek bile ne kadar zor aslinda, hele hele de bahsettiginiz turden insanlar icin.

Ela'dan Mektuplar dedi ki...

Sevgili;

*alizafersapci; doğru yönden bakıp, doğru şeyler ifade ediyo olmamın bir şeyler değiştirmesini diliyor ve istiyorum ben artık. Hepimiz gibi düşünen insanlar çoğunluktaysa bu ve bunun gibi durumlar niye hiç değişmeden devam etmekte...Evet biraz üretim toplumuna dönüşmek, bunun için birşeyler yapmak gerek di mi?

*Zeugma; Evet devamında gelecek olanları düşünmek istemesemde düşünüyorum ben. Kötü insanlar iyi yolu seçip pes etmedikçe de rahat yok bana...Umarım şok olur, kızar, şaşırır ve biraz da utanır böyleleri...

*aysema; şimdiyse amaçlanan sadece para. Düşünsene para dert olmasa kim yapar sevmediği işi...Hemde hayatları yok edeceğini bile bile...O pararalrı da nasıl harcıyorlarsa artık!!!

Çok teşekkürler hepinize...

Ela'dan Mektuplar dedi ki...

Sevgili ;

*beenmaya; ne kadar güzel söylemişsin...Bunun üzerine birşey söylemek boş olur...Öpüyorum kocaman...

*öykü; ikimizi de yaralamış demekki...Ne güzel aynı nduyguları paylaşıp, yaşadığın insanlarla olmak...Güzel dileklerine ben de sonuna kadar katılıyorum...

*Arzu Pınar; Birşeyler yapmamamız gerekiyor evet...Nasıl olabilirde bir doktorun para için sağlam bir insanı ameliyat etmesine ses çıkarılmaz. Bu insanların yakınları nerde...Hayvanları öldürülen, zarar gören hayvanseverler nerde, üzerine hatalar yüklenmiş o çalışan neden susuyor...
Buna mı alıştırıldık biz. Ektiklerini biçecekleri günü beklemek bana çok zor geliyo...

*A-H; Çok haklısın...Onlara herşey zor olmanı,,,Şimdisi de sonrası da...


Sağolun hepiniz...Sevgiler gönderiyorum ayrı ayrı...Ela

İzDüŞümLeR dedi ki...
Bu yorum yazar tarafından silindi.
İzDüŞümLeR dedi ki...

Sevgili Sufi işini severek yapanla yapmayan o kadar çok belli oluyor ki.

Devlet daireleri normalde işni sevmeyen insanlarla doludur.Bir an önce mesai saati dolsun da burdan çekip gideyim isterler. Bir şey danıştığınızda bazısı kafasını kaldırıp bakar yüzünüze lütfedip. bazısı onu da yapmaz elindeki işten gözünü ayırmadan sizinle robot gibi konuşur .

Ben bu insanların evdeki hallerini çok merak ederim.Aileleriyle de bu şekilde mi konuşuyorlar acaba :)

bilge dedi ki...

Sevgili Sufi çevremizde o kadar çokki işini sevmeden yapan insanlar..ne kendilerine hayırları var ne çevrelerine..insanlar dünyanın en tanınmış mucidi olabilir en zengin insanıda olabilir ama insan gibi insan olmak kolay bir şey değildir..sevgiler..

Esmir dedi ki...

Sevgili Sufi'm...
Ne kadar çok böyleleri bir bilsen...hayatın içinde sıklıkla karşılaştığımız tipler...metanın tavan yaptığı, duygu dünyasının, ahlaki değerlerin, sevginin, saygının unutulduğu ve kısacası hümanist bir İNSAN olmanın çokkk uzağında yetiştirilen...

ve meslek seçimlerini de salt bu amaçla yerine getiren öyle çok insan müsveddesi varken...biz böyle yaratıklarla hep karşılacağız...

Hem kalemine hem de yüreğine sağlık öyle güzel dile getirmişsin ki duygu ve düşüncelerini...

Sevgilerimle...