TONTİNİ BEBEK OLMUŞ - SUFİ SAJA

.

"Muhtaç olduğun kudret damarlarındaki asil kanda mevcuttur."Kemal ATATÜRK .

25 Mayıs 2012 Cuma

TONTİNİ BEBEK OLMUŞ

Uykuya dalıyorum yavaşca, kötü bir rüya başlıyor sonra... Hep olanın aksine, bu sefer istemeden biniyorum otobüse...Oğlum seviniyor bi tek. Dünyadan bi haber..Oturuyorum koltuğa ama üzerimde koca koca kayalar, bi sıkıntı, bi garip haller...Bitmek bilmiyo yollar...Sanki 3gündür gidiyoruz. Güneş kavuşmadan iniyoruz oysa aynı gün... Bu sefer büyük valizimiz yok, küçük bir çanta...Kaptığımız gibi kısa bir yolculuğa daha atılıyoruz. Bu sefer trafik var, hem sabırsızım bir o kadar isteksiz...Ben, Ege ve Efe...Çok nemli sanki hava, basık...İçimizde bir eksiklik. Huzur mu, sevinç mi tam olarak bilmiyoruz ama kocaman bişey eksik... Birden duruyor araba ama nedense ayaklarım güçsüz. İstemez gibi yürümeyi...Kalbim çok hızlanıyo o an...Neden? N'oluyo bana? Oraya sonradan kondurulmuş gibi duran, hızla akan trafiğe inat ruhsuz, gri bir yere yöneliyoruz. Kocaman kırmızı bir tabela çarpıyor gözüme. Koca binada renkli tek şey. ACİL... İçeriye giriyoruz geniş bir koridordan geçip sağa dönüyoruz. Etraf mutsuz gözlerle dolu...Hatta yaş-lı kimisi...Kocaman asansörler karşılıyor bizi. Ege yine düğmelere basma telaşında ama ben umursamıyorum. Boğazımı biri mi sıkıyor o arada? Neden bu kadar havasız? Kalbim ağzımda atıyor sanki...Panik atak yeniden mi çalıyor kapımı yoksa yıllar sonra... Kapı açılıyor, bakıyorum "2.kat"... 219 numarayı ararken gözlerim kaçmak istiyorum... İçimde bir korku...Tam burda uyanmak istiyorum...Offf olmuyo, devam...Aralıyorum kapıyı, tanıdık yüzler bir sis altındalar. Kulaklarım çınlıyor, gözlerim kararıyor ilk defa rüyada bayılıyorum...Yada bana öyle geliyor. Sonra bir fısıltı, her zamanki gibi neşeli, yumuşak ama boğuk bu sefer "hoşgeldin...dayanamadın,duramadın dimi oralarda". Dizlerim titreyerek kalıyorum zamanda...İçimden bitse diyorum bu ziyaret artık, bitse de gitsek Tontinime...Sofralar hazırlamış bekliyodur şimdi...Almıştır rakıyı, beklerken ilk dubleyi götürmüştür bile...Offff hadiii. İzmir demek "O" demek benim için ya...İçim hiç rahat değil. Gerçi İzmir bu sefer garip. Kasvetli... Gitmek istemiyorum , hiç ayrılmak istemiyorum odadan şimdide...Bakışlar boş. İçime almak, saklamak istiyorum bütün odayı, odadakileri. Buğulu geçiyor sonrası, sıkıntı büyüyor, karabasan çöküyor ilk kez. Nasılmış anlıyorum. Çığlıklar atarken içimden sesim çıkmıyor aslında...Her zaman içime dolan huzurdan eser yok. Bişeyler oluyo. Çok şey gidiyo... Sonraaa benim gibi insanlar görüyorum etrafta...Elimi tutan, gelip, öpen, sarılan...Neden? Ne oluyo be? Kalabalık... Çok güzel bir gülüş görüyorum bir fotoğrafta... Başında duran cengaverler... Sonra bir karanlık çukur, sonra dualar...Papatyalardan yapılmış ama kurumuş bir taç sonra ve çiçekler...Allahım bu ne yangın...Çok uzun sürüyo kabus, her dakika daha çok zorluyo...Karabasan gören bilir ter basıyo...Sayıklıyorum o arada SÇS SÇS SÇS... Uyanıp uzun uzun anlatmalıyım Tontime bu kötü rüyayı...Anlatmam belki canı sıkılmasın. Uyan,Uyan,Uyaaann... Yumuşacık bir el dokunuyor birden...Yanağımı okşuyor...Yavaşca aralıyorum gözlerimi ve oğlumu görüyorum, yastığıma koymuş başını... "anneee biliyor musun" diyor "Tontini bebek olmuş"!!! Uyanıyorum nihayet...Gülümsüyorum oğluma gözümde yaşlarla... Ama yangın, yangın neden sürüyor hala? Ela...

18 yorum:

guguk kuşu dedi ki...

canım kardeşim elacım, tontinim menekşeler oldu, tontinim tavşan oldu( yeni tavşanımızın adı sufi), menekşelerimin adı sufi, begonyaların adı sufi....
tontinimiz evren oldu:)
keşke yüreğine merjhem olabilsem ben de ama vazgeçtim bırak kanasın kanla birlikte irinlerimiz aksın yüreğimizden, sufimiz, canımız öyle yapmadı mı?
ne olur hep yaz, sufi saja yazısını görünce çocukça, komik bir ümitle heyecanlandır beni, aaa , belki, olabilir mi, yazmış olabilir mi dedirttir bana:D
evet belki de o yazıyor :)
ne dersin, kardeşimmmmm, sufimin emaneti, öperim seni.

Evren dedi ki...

neden ağladığımı sorma anlatamam...

Ela'dan Mektuplar dedi ki...

Sevgili guguk kuşu; ismini bilmiyorum, seni tanımıyorum ama inan yazdıklarından acımı paylaştığını ve hissettiğini anlayabiliyorum. Ne güzel bir kalpsin...Ne mutlu Tontiniye, ne mutlu bana...Hala bana birşeyler katıyor işte. Ne desem az, ne yapsam yetmez. Yapabildiğim sadece onun gibi olamasa yazılar yazabilmek...Merak etme yazmaya devam edicem...Kocaman sevgilerimi, öpücüklerimi yolluyorum sana kardeşim...Teşekkürler!

Sevgili Evren; diner mi dersin bu gözyaşları bir gün? :(

guguk kuşu dedi ki...

ismim: sevgi.
belki birgün sufimle kucaklaştığım gibi seninle de kucaklaşırız ve belki ben sana benim büyüttüğüm menekşe sufimi getiririm, sendeki, sufimin diktiği suladığı menekşleri öperim, izlerim:)
evet hala burda, burda ki, bizi birleştiriyor.
ağlamaktan çekinme. dinmez ki gözyaşları belki bir süre sonra dışarı değilde içeri akan ırmaklar olur. ama akan gözyaşlarımızla temzilenir gideriz beraber o güzel ırmağın içinde ve belki o ırmak bizi sufimin cennetine götürür.

guguk kuşu dedi ki...

babamı kaybettikten sonra çok acı çekmiştim, heryerde ağlıyordum ama heryerde heran, sonra etrafımdakileri üzmemek, rahatsız etmemk için perdelerin ardında ağlamaya devam ettim. pencereden bakıyordum bahar yaza dönmüştü bense babamı haziranın 3. haftası yani babalar gününden birkaç gün önce kaybetmiştim:(
ağladım, ağladım, ağladım.........birsüre sonra garip bir rüya gördüm, bir tabut vardı, yarı açık, kapağı kıpırdıyordu, babamın tabutuymuş, hay allah babam ölmüştü ama diyorum, şaşırıyorum...ve sonunda 3-4 yaşlarında, kumral, kıvırcık saçlı bir çocuk çıkıyor ve bir ses bak baban çocuk oldu diyordu:)
evet öyle oldu, hiçbir günahı kalmadan AŞKA kavuştu:) sufim gibi tertemiz:)
ağlamalarım bitti mi evet bitti gözyaşı ırmağım beni bir cennete götürdü, babamı daim kılabileceğim bir yerdi bura. ne yapabilirim dedim, acımı nasıl dindirebilirim: bir cümle okudum, siz kendinizi affettiğinizde tanrı da sisi affedermiş:)
sana yapamadıklarımı başkalarına yapacağım, sanan yapmamam gerekip yaptıklarımı bir daha kimseye yapmayacağım dedim ve babam hayatımda daim oldu:)

öykü dedi ki...

dun gece tum sevdıklerım ve onunlaydı dualarım

BERNACAN dedi ki...

Ah Sufim :'(

Yaşamın kıyısında dedi ki...

Can dostum hep yanımızda,
yanınızda:(
Elacım linklerimde güncellenen yazılarda Sufi-Saja sayfasını görünce içim burkulsa da çok mutlu oluyorum, teşekkürler.

Ela'dan Mektuplar dedi ki...

Sevgili sevgi;) çok mutlu oldum seninle ilgili biraz bilgi sahibi olmaktan...Acımı daha önce yaşamış olanlar daha iyi anlıyor biliyorum. Özellikle en yakınları olunca...Kendimize ufacık çıkış yolları bulabilmek, biraz olsun rahatlayabilmek için onları heran etrafımızda hissetmek gerçekten işe yarıyor evet...Çok teşekkür ederim sana...Sizlerle paylaşmakta işin başka güzel tarafı. Azalıyor sanki konuştukça. Bir gün tanışıp yüz yüze görüşebilmek dileğiyle içimden çok gelerek sevgilerimi yolluyorum sana canımmmmm...

Sevgili öykü; duaların kabul olsun inşallah. Sağolasın. Sevgiler canım...

Sevgili BERNACAN; ;( Paylaştıkça azalıyor dertler...Paylaşanlara kocaman sevgiler...

Sevgili Yaşamın kıyısında; Evet hep bizimle. Şu aralar hep onu anlatmak istiyorum. Umarım çok üzmüyorumdur sizleri ama şimdilik böyle...Yaptığım herşeyde var, başka birşeyde gelmiyor elimden...Küçücük bir mutluluk yaratabiliyosam ne mutlu bana...Ben teşekkür ederim sizlerede...


SÇS...

tutsak dedi ki...

O bizim için AŞK'ın kokusuydu
hepimize kokusundan birer damla bıraktı, AŞK'ın kendisi oldu.
O koku kokladıkça çoğalan öyle bir koku ki. Dağıtmamız için bize verildi. dağıttığımız herdamla da çoğalacak taa ki biz de AŞK olana dek.
AŞK OLSUN...

MAVİ TUTKU dedi ki...

Uzun zaman yoktum..nasılsınız iyimisiniz herşey yolundamı Allahın izniyle?

Ela'dan Mektuplar dedi ki...

Sevgili Tutsak; Yazdıklarına harfi harfine katılıyorum...Bir araya geldiğimizde kocaman olucaz biz damlalar...Bir an önce görüşmek üzere...AŞK OLSUN! Sevgiler...

Sevgili MAVİ TUTKU; Teşekkür ederiz Tontinimizin ardından nasıl olabilirsek öyleyiz. Bazen dalgalı-fırtınalı bazen durgun denizimiz...Sevgiler size de...

Elif'in Terazisi dedi ki...

Aşk olsun Tontinim'e ...........

guguk kuşu dedi ki...

denizin içindeki damlaların kendilerini ayrı sanması gibi yanılgıdayız, zaten biraradayız daha doğrusu zaten biriz, ve aslında zaten yokuz, damla yok deniz var:)
tutsak abicim evet o kokuyu dağıtmak çaba göstermeliyiz. ne garip vadideki bir çiçek kokusunu salmak için kendini zorlamaz, kokuyu bazılarına verirken bazılarından esirgemez, haaa aklıma halil cibranın bir sözü geldi, bir çiçeğin kokusunu etrafa salması gibi vermeyi bilmeliyiz gibi birşeydi:)
neyse burda olmayı seviyorum, noolur bu blog aktif olsun.

sesiber dedi ki...

Bu aralar hiçbir blogu takip etmiyorum burayı takip ettiğim kadar. Her yeni yazı görünce pırpır ediyor yüreğim. Burada yaşam sürmeli, sürüyor sayende...

KAMİKAZE dedi ki...

Merhaba sevgili Ela arkadaşım.Her zaman sizinle kalbimiz.Bugün hüzün ve mutluluk arasında değişik duyguları birarada yaşadım.Halamla dışarda geziyorduk.Halam bir dükkana girdi.Ben de vitrinine baktım şöyle ve bakmamla gözüm bir cümleye ilişti.Bir kitabın kapağında "Ben çok uzaklara gittim ama sizi her daim hissedeceğim" yazıyordu.Bu bir tesadüf değildi.Sufi ablamın her an bizimle olduğunu kanıtlayan bir işaret.Çok duygulandım..Eminim hepimize bir işaret gönderecek.

Sufi ablacım her zaman bizimlesin..SÇS.

Ela'dan Mektuplar dedi ki...

Sevgili guguk kuşu ve sesiber; ben de sizler gibi çok seviyorum burda olmayı. Hep buluşuruz dilerim...Sevgiler.

Ela'dan Mektuplar dedi ki...

Sevgili KAMİKAZE; Çok teşekkür ediyorum çok güzel bir paylaşımdı. Evet öyle çok hissediyorum ki onu yanımda hiç gitmemiş gibi...Biliyorum sevenlerinin hepsi benimle aynı duyguları paylaşıyor. Çok mutlu, çok mutluyum....Sevgiler.