4 Şubat 2014 Salı
HER- İZLENESİ
Konusu kısaca şöyle:
Theodore Twombly hayatını, yakın gelecekte nadir bulunan bir şeye dönüşecek olan el yazımı mektupları yazarak kazanmaktadır. Ve bugünlerde artık insanların işlerini bilgisayar programları yerine getirmektedir. Theodore, karısından boşandıktan sonra bir apartman dairesinde tek başına yaşamaya başlar ve bir gün karşılaştığı bir teknoloji reklamıyla birlikte hayatı değişir. Kusursuz bir yapay zeka sistemi sunan yeni bir telefon modeli, onu son derece çekici bir kadın olan Samantha ile tanıştırır. Sanal bir varlık olan Samantha, Theodore'u dünya ve hayat üzerine sorduğu sorularla bambaşka bir gerçeklikle tanıştırır. Ağır bir depresyonun içerisinde olan Theodore, yavaş yavaş hayatın keyifli yanlarını fark etmeye başlarken yapay zeka programıyla arasındaki ilişki de gitgide tuhaflaşır.
1999'da Being John Malkovich filmiyle Oscar adaylığı kazanan çok yönlü sinemacı Spike Jonze'un son uzun metrajlı filmi, yalnızlık ve yaratıcılık sıkıntısı çeken bir yazarın dram ve komediyle yoğrulan öyküsünü beyazperdeye taşıyor. Filmin başrolünde Joaquin Phoenix yer alırken, Scarlett Johansson da gizemli bilgisayar uygulamasına sesiyle hayat veriyor.
Devamı Buradan ...>>
28 Kasım 2013 Perşembe
HADİ-(Hâdî)
Herkes kalbinin renginde yaşar hayatı,herkes kalbinin rengini bulaştırır etrafındakilere. Hayata iz bırakanların yaşadığı, Aşk ile terbiye olanların kokusunu az duyduğumuz zamanlar geçiriyoruz. İçimizdeki yüce kudrete sığınmaktan başka yapılacak bir şey yokmuş gibi hissettiğimiz anların çokluğu ile terbiye oluyoruz. fakat en çok ihtiyacımız olan oranın farkındalığına vara bilmek. oradan halledeceğiz bu işi aşk ile yapacağız. Etrafımızdaki ayrımcılığı,iki gören gözü,seni ve beni oradan düzelteceğiz bizi biz yapan ortaklığımız ile içimizde sakladığımız saf çocuk ile yapacağız. Hâdî:hidâyete kavuşturan, kulunu hayırla muvaffak kılan demektir.
Devamı Buradan ...>>
Gönderen
sufi
zaman:
13:57
4
yorum
Etiketler: GELİŞİM, SAJA BAKIŞI, SUFİ
14 Kasım 2013 Perşembe
VE SÖYLE BAŞLARDI...
Zaman akar, izler kalır ruhlarını aşkın çiziklerine alıştırmış olanların yapısında.
Geçmez aslında dem, hep içinde çabalayıp durduğumuz A-dem de, O' nun A-demliğinde ve dahi kendi A-demliğin de yaşanır An.
Aşıklık cevr çekmektir görüntüde cevr çeken öldüğünde, aşk ile uyanır kendi A-demliğinde.
Aş olsun cevr elbisesinden soyunup A-demliğinde aşk elbisesi ile uyananlara
Ey Fuzuli yar eğer cevr etse ondan incinme
Devamı Buradan ...>>
23 Ekim 2013 Çarşamba
HANGİ ZAMANLAR.
Hangi zamanlar derseniz işte o zamanlar,
kitap ve kalp çalmak serbestti,
İçimizden bir şey tut dendiğinde en çok aşk,
Dışımızdan bir şey tut dendiğinde en çok devrim tutardık,
Hangi zamanlar derseniz işte o zamanlar,
Okur nazar değil okur yaşardık,
Cimri değildik hayallerimizde,
İşaret ve itiraz parmağını yitirmeyen çocuklardık,
Hangi zamanlar derseniz işte o zamanlar,
Çokta az, azda çoktuk.
Yaa,
İşte böyle,
Hangi zamanlar derseniz işte o zamanlar,
Pencereler devlete, sokaklar aşka boyanırdı.
Alıntılar meşk ederdik fasılasız fasıllarda,
Tünelin ucundaki aşıklardır
Hangi zamanlar derseniz işte o zamanlar,
Kapılardan pencerelerden karışırdık sokaklara,
Halleşir harlaşırdık meydanlarda,
Şimdiyi sorarsanız bana,
Zamane zamanları sorarsanız,
Sokaklardan, düşlerden ve aşklardan
Emekli olduğumuza hiç mi hiç şahit olunmamıştır…
Devamı Buradan ...>>
16 Eylül 2013 Pazartesi
AYNA İLE SELAM
Sana verecek bir armağanı ne çok aradığımı.
Hiçbir şey içime sinmedi.
Altın madenine altın sunmanın ne anlamı var.
Ya da okyanusa su.
Düşündüğüm her şey
Doğu’ya baharat götürmek gibiydi.
Kalbimi ve ruhumu vermemin bir yararı yok,
Çünkü Sen zaten bunlara sahipsin.
O yüzden Sana bir ayna getirdim.
Kendine bak ve beni hatırla!…
Mevlana
Tüm Dostlara selam...........
Devamı Buradan ...>>
19 Nisan 2013 Cuma
BEN, BİZ OLDUĞUMUZ ZAMAN ‘BEN’İM
Afrika da çalışan bir antropolog; bir kabilenin çocuklarına , bir oyun oynamayı önerir. Ağacın altına koyduğu meyvelere ilk ulaşanın ödülü, o meyveleri yemek olacaktır. Onlara , ‘’ Haydi , şimdi başla ! Birinci olan alacak ! ‘’ der. O anda bütün çocuklar el ele tutuşarak, ağacın altına beraber koşarlar..Vee..Hep beraber meyveleri yemeye başlarlar. Antropolog neden böyle yaptıklarını sorduğunda çocuklardan şu yanıt gelir. ‘’ Biz ubuntu yaptık. Yarışsaydık, yarışı kazanan bir kişi olacaktı. Nasıl olur da diğerleri mutsuzken , yarışı kazanan bir kişi meyveleri yiyebilir? Oysa biz ubuntu yaptık ve meyveleri bölüşerek, hepimiz yedik’’ derler….
UBUNTU: “BEN, BİZ OLDUĞUMUZ ZAMAN ‘BEN’İM”
Devamı Buradan ...>>
8 Şubat 2013 Cuma
ALİ RIZA ALBAYRAK HÜSEYİN ALBAYRAK BÖYLE BUYURDU AŞK
Uzun zamandır albüm çıkarmasını Aşk ile beklediğimiz Ali Rıza ve Hüseyin Albayrak kardeşlerin bir albümünün haberini sizlere de vermek istedik, umarım sizde bizim aldığımız o kokuyu alır aynı kokunun birlikteliğinde buluşuruz.
Dinlemek isterseniz Buradan dinliye bilirsiniz.Devamı Buradan ...>>
11 Ocak 2013 Cuma
GÜZEL GÖZLER ÇİFTLİĞİ
Sevdiklerim yanımda olsun da. Ha çok derin düşününce de "bencilsin kızım" diye de fişlerim kendi kendimi. O ayrı.
İşte bu yüzden de katı biri olarak bilinirim çevremde bu konuda. Ela ayrılıklar konusunda rızası, gönlü alınacak zor insandır hep...Doğrudur da. Hak veririm...
Oysa hep uyarılmışımdır Tontini tarafından, "gidene gitme deme, yolun açık olsun, güle güle git, selametle gel" de diye...
Ne yapıyım, sevmiyorum işte. Geçmişime bakarsanız bir sürü insanı da hep özlemişimdir. Belki engramlarımdır bana bu duyguları yaşatan bilmiyorum ki. Belki de önceki hayatımda zorla ayrılmışımdır sevdiklerimden. Acı çekmişimdir kim bilir...
Burcumun bir özelliği de olabilir çok inanmasam da.
Aşırı sahiplenmek desem...Sanmıyorum ama olabilir de..
Ne kadar istesem de engel olamam tabii gidişlere, özleyişlere, ayrılışlara...
Sırası gelmişken Tontinimle bir hayalimizi paylaşayım sizinle yıllar önce konuşulan. Bu huyumu çok iyi bilirdi kendisi tahmin edersiniz. Dedim ki bir gün, sanırım Efe'nin askere gittiği günlerdeydi, "bir çiftlik olsa, bütün sevdiklerimiz, önemsediklerimiz orada hiç ayrılmadan yaşayabilsek..."Gülen gözler çiftliği" olsa adı. İsteyenler ayrı yaşasa ama yine bir koşuluk mesafede olsalar. Kendimiz ekip, kendimiz biçsek, yetiştirsek. Askere mi gidecek ailenin delikanlısı, çiftliğin içinde yapsa, görmek istediği her şey orada hazır olsa herkesin. Hiç bir yere gitmeden her şeye ulaşabilsek...Ne kadar insan varsa hepsi mutlu olsa, çok mutlu olsa. Hatta ve hatta ölenlerle bile kavuşsak senede bir gün...Çok sevmiştik biz bu hayali. Birbirimize gülümseyerek yeni fikirler eklemiştik şimdi hatırlayamadığım. Yazmalısın bu çiftliği dedi bana bloga. Eveeett dedim bende. Aklımda bir kopyası hazırdı hatta...
Ama nedense yazmak şimdiye nasip oldu işte.
Sevgilimin 10 günlüğüne dünyanın öbür ucuna gittiği güne...
Tontinimi her gün daha çok özlediğim herhangi bir bugüne...
Özlediğiniz kim varsa hepsine sağlıkla kavuşmanız dileğiyle...
Sevgiler.
Ela...
Devamı Buradan ...>>
Gönderen
sufi
zaman:
16:53
6
yorum
Etiketler: ELA'dan mektup
20 Aralık 2012 Perşembe
KESKİN BAKIŞ- 21 ARALIK
Uzun zamandır sesimiz çıkmıyor diye yazdığımız kim bilir kaçıncı yazımız olacak bu. Mühim olan sessizliğin içerisindeki sesin ne anlatmak istediğini duyup anlaya bilmektir yetenek.derdi tontini ne ise konumuz başlıktan da anlaşılacağı gibi yakın zamanda muhatap olma ihtimalimiz olan 21 aralık meselesi, yıllardır dost muhabbetlerinde,okuduğumuz kitaplarda keza belgesellerde sıkça duyduğumuz bir tarihtir kendileri. Konunun tartışıldığı anlarda bile farklı görüşler atılmıştır tarihe. Kim bilir kaçınız da konu ile ilgili yazılar yazdınız kendi görüşünüzü belirten, ne güzelde ettiniz, mühim olan olacak olanın sevgiye ait bir şey olması. umarım da öyle olur. ama adım gibi bildiğim bir şey var ki zamanla kayıtlanmış bizlerin An içerisinde her daim 21 aralıklar yaşadığımızı unutmamamız, yaşam denilen büyük öğretmen her gün bize ne ile terbiye olmamız elzem bir durum içeriyorsa onu sunar. kıyameti çok güzel anlatır şu söz "kıyamet insanın özüne keskin bir bakış fırlatmasıdır" bu sözün verdiği ışıkla hareket edecek olursak özümüze dönmemizin farkında lığını yaratacak fiili yatlar ile muhatap olmamız dilekleri ile.
Sufi-Cem
Resim: Ann Thomson.
Devamı Buradan ...>>







