.

"Muhtaç olduğun kudret damarlarındaki asil kanda mevcuttur."Kemal ATATÜRK .

29 Şubat 2008 Cuma

GÖNÜLE EKİLEN AYRILIK


Ayrılık, hani o şarkısını bile dinlediğimizde tüylerimizi diken diken eden.Gerçekleşmesini istemediğimiz ama akıbeti belli olan...

Zordur hep ayrılmalar bir iz bırakır kalbinin üstünde ciğerinin tam ortasında.Ellerini kalbine sokup sıksan da kanlanmaz ellerinin parmakları.Donar kanın
kalakalırsın..

Hep hissedersin onu aldığın her nefesde , duyduğun her kokuda, gittiğin her yerde yediklerinde, gördüklerinde kısacası her yaratılmış olan cismaniyette yaşarsın ayrılığı.
Aslında ayrılmamışsındır ondan o hep vardır o anın içinde, ama yinede bir şey istersin ayrılığı tattırana dair bir tutuş, bir dokunuş gibi.
Gözlerin dolar ağlarsın yaşlar içine akar göz pınarların kan olur içine doğru süzülen.
Söyleyen dillerin söylemez olur, susarsın sessiz çığlıklar atarsın bir dakikasına hissedişin.
Neleri vermezsin zamanın geri dönüşü uğruna neleri. Zaman akmasa bakan gözlerim baktığı yerden hiç ayrılmasa hiç konuşmasam hep o konuşsa acısı tatlısı yok olsa ,sadece o kalsa kelimeler kifayetsiz kalsa dersin.
Ama o yoktur artık.
Aslında hep vardır da.
Sen de gitmek istersin onunla birlikte onun gittiği yere.
O yaşayacak daha dersin ,sen yaşadıkça seninle yaşayacak dersin.
Anlatırsın herkese söylersin onu, gönülden gönle ekersin bir tohum gibi ayrılığının acısını. Onlar da yaşasınlar anlasınlar dersin.
Sevgiye ve aşka dair her şey olduğunu ayrılık acısının.

Sende paylaş acını.. SUFİ'den
Devamı Buradan ...>>

26 Şubat 2008 Salı

DİLEK'ten mektuplar:12




MAZLUM MUSTAFA

İzmir'lilerin ve İzmir sokaklarının yakından tanıdığı bir divaneydi Mazlum Mustafa..
sırtında battaniyesi kış yaz çıplak dolanırdı sokaklarda.Kayıtsız ,Fütursuz tüm haşmetiyle bir komutan gibi .

Kudretli bir komutan gibiydi gerçekten.Gönlünün istediğiyle konuşur,istemediğine küfrederdi."-Al sen o paralarını biryerine sok diye.."Kim dertli ,sıkıntılı,borçlu onun kapısında oturur gelip geçene mesajlar verirdi.Tabii anlayana...

1995 yılından beri uzaktan tanıyordum kendisini.onunla konuşabilmek için can atıyordum herkes gibi.Bir gizemi vardı çünkü.Bir dilenci değildi..BİR DELİ ,bence hiç değildi.Bir misyon üstlenmişti kendince.Ben pezevengim diyordu.Anlayan ne anladıysa öyle yorumluyordu.Kimi pezevenk sözünden utanıyor uzak uzak kaçıyordu kendisinden.Bende önce tedirgin olmadığımı söyleyemem.Ne demek istiyorsun Mustafa'm dedim birgün.
Gözleri bir noktada takılı"-Öğretmenler pezevenk değil mi ?"Dedi.Bilgi pazarlıyor.Garson yiyecek pazarlıyor,tezgahtar mal pazarlıyor.Peki dedim"Ya sen ne pazarlıyorsun?" soruma cevabı "HAK" olmuştu.. Hak pezevengiydi Mazlum Mustafa.
İstanbul depreminden önce günlerce ağıt yaktı."İstanbul un-ufak olacaaak"diye.Bazen portakal kabuğunun içine bok doldurur başının üstüne koyardı.Neden insanın yüzüne bakmıyor acaba diye düşündüğümde ,gözlerini gözlerime dikip "neden yüzüme bakmıyor diyorsun al bakıyorum işte demişti.Gecelerden bir gece İzmir güzelyalı'da caddede oturuyordu ben de arkadaşımla müsaade isteyip yanına oturduk.Bizim gibi bir genç kız elinde bir şarap şişesiyle geldi yanımıza oturdu. Neler konuşuldu sırdan sırra.Belki ben anlamadım içimizdeki ben anladı..Gelip geçenler de ne anladıysa anladı işte..
Yıl 2005 bir öğle vakti Mustafa isyanlarda "Bu İzmir'i ben yaptım başka bir memlekete gitmek istiyorum artık" diye bağırıyordu.Mustafa'm"Çilesi dolmuşlardan olursun inşaallah " demiştim.. Son görüşmemiz işte o oldu. Bir daha Mustafa görünmez oldu.

Evet diğer semtleri bilmem ama bu semti Mazlum Mustafa yaptı eminim.vicdanı ekti,merhameti, verdiği mesajlarla iyi düşünmeyi,paraya tapılmaması gerektiğini,dış temizliğinden çok iç temizliğinin önemli olduğunu,bokun da bal kadar gerekli olduğunu bu semtin insanına o öğretti.Sana ve senin şahsından işleyen gerçeğe teşekkür ederiz MUSTAFA'm.
Devamı Buradan ...>>

DİLEK'ten mektuplar:11




ZARFSIZ MEKTUP

Noktadan harf oldum.Harfken,kelime.Kelimem cümleye dönüştü.Cümlem,Hikayeye mesele...
Gökten 5 elma düştü toprağa...Tohumdum fidan oldum.Sonra ağaç dalı-budağı olan.Meyvalarım koparıldı dalımdan.Tohumlar toprağa düştü,ikisi taze fidan,üçü toprakta fidan olma zamanını bekleyen.

Güneş aydınlatsın ısıtsın..Yağmurlar can evinizi ıslatsın.Serpilsin büyüsün fidanlarım.Harflerim cümleye,en güzel mutlu hikayelere,meyva veren ağaçlara dönüşsün dilerim.
Devamı Buradan ...>>

24 Şubat 2008 Pazar

ÖZGÜRLEŞTİRME YAFTASI ALTINDA GERÇEKLEŞTİRİLEN DEVRİMLER VE NETİCELERİ:

1-Birinci ülke:İRAN ,İngilizlerin müdahalesi ve getirilen ılımlı islam modeli örneği ile HÜMEYNİ rejimi...

2-İkinci ülke :AFGANİSTAN,Rusların müdahalesi ve getirilen islam modeli örneği ile TALİBAN rejimi...

3-Üçüncü ülke olmak hiçbir ülkeye nasip olmaz inşaallah...Aşağıdaki iki film "özgürlük ve demokrasi" adı altında özgür milletlerin nasıl bir uçuruma itildiklerinin çarpıcı örneklerini göstermekte.Bilgilerinize arzolunur ...
Devamı Buradan ...>>

THE KİTE RUNNER/UÇURTMA AVCISI






















THERE İS A WAY TO BE GOOD AGAİN

Taliban'dan önceki ve sonraki AFGANİSTAN'tan dramatik bir hikaye;

Afganistan’a Taliban rejiminin hakim olmasından sonra Amerika’ya göç eden Kabilli zengin bir tüccar ailenin oğlu olan Amir, Kabil’de geçen çocukluk yılları sırasında evin hizmetçisinin oğlu Hasan ile çok iyi dostluk bağları kurmuştur. Ancak bir uçurtma yarışı sonrasında Hasan’ın başına gelen trajik olayda, ona korktuğu için yardım etmez.

Aradan geçen uzun yıllar boyunca bu suçluluk duygusuyla yaşayan Amir, yıllar sonra Hasan ve karısının Taliban tarafından öldürüldüğü haberini alır. Bunun üzerine çocukluk arkadaşının başı dertte olan oğlunu bulmak ve onun hayatını kurtarmak için, çok tehlikeli olduğu halde Taliban yönetiminin kontrolündeki Afganistan’a geri döner.
Devamı Buradan ...>>

PERSEPOLİS;


Şah rıza pehlevi İran'da ATATÜRK devrimlerini gerçekleştirmek isterken,İngilizlerin devreye girmesiyle ülkede büyüyen anarşi ve sürgünden döndürülen Ayetullah Hümeyni'yle "İran islam cumhuriyetinin kuruluş "ve bu günlere geliş hikayesi...

İRAN'da ŞAH REJİMİ YIKILIP SÖZÜMONA ÖZGÜRLEŞTİRME YAFTASI ALTINDA GERÇEKLEŞTİRİLEN BİR DEVRİM'in HİKAYESİ:Küçük kız Marjane'nin gözünden ve yaşamından kesitlerle...
marjen satrapinin (filmin senaristi, çizgi romanın yazarı, filmin yönetmeni)gerçek hayat hikayesidir.
Bir çocuk,bir aile,bir ülke,bir rejim değişiyor...değişiyor da ne oluyor.Seyredin ve görün lütfen..

Devamı Buradan ...>>

22 Şubat 2008 Cuma

AHURAMAZDA:Böyle buyurdu


PERS DİNİ VE MİTOLOJİSİNDEKİ SEVGİ VE IŞIK TANRISINDAN Mesajlar; -1-
Kendini benim katıma çıkacak ve bana hitab edecek kadar büyük gördüğün halde,yalvarmasını bilecek kadar da küçülebiliyorsun.Bu;İnsanoğlunun başarı için kullandığı en ustalıklı bir yoldur.Oysa ki ben,dualara ve yalvarmalara karşı sağırım.Acıları ve sızlanmaları işitmekten iğrenirim.Canlıların keyif ve sevinç içinde beni unutmalarından hoşlanıyorum.Arslan avını parçalarken malik olduğu kuvvete ve tesadüflerle dolu talihine sevinir ve parçalanan ceylan,gafletinin ve zayıflığının pişmanlığı içinde duyduğu elemi kendine layık görür.Şikayet eden ve şükreden yalnız insanoğludur.O,daima başkalarına ait olana saldırdığı için,haksızlığın ne olduğunu çok iyi bilir.Saadetini başkalarının nimetlerini çalmakta bulduğu için,bu başarı devam etsin diye şükreder.Bu hırsızlığı yapacak kuvvet ve fırsatı bulamadığı,yahut yakayı ele verdiği zamanlarda da sızlanır ve yalvarır.
-2-
Ben sizin içinizdeki duygu,başınızdaki fikir,gönüllerinizdeki tutkuyum.Aşkım,kinim,arzuyum,bilgi,hata,kudret,acizlik ve mahrumiyetim.Zenginliğin,fakirliğin,ıstırap ve saadetin hepsi benim.Ben HEP'im ve ben HİÇ'im.Çünkü ben sizdeyim ve sizdenim.Böyle olmasaydı,beni nereden tanıyacak,bana nasıl yaklaşabilecektiniz?.Bilinmedik ve görülmedik bir şeyle,işitilmedik bir hakikatin gerçekten varlığına inanmak için,hayalin kanatları rüyadan,düşüncenin çarkları rüzgardan olmalıdır.Benim arkamdan gelmeye yeltenenler,beni geçtikten sonra,arkalarına düşeceğimden korkan günahkarlardır.Onlar kendi gölgeleri tarafından ısırılmış olduklarını bilselerdi,aksiyonlarının eşek arılarını ruhlarının kovanında tütsüleyip boğmaktan çekinmezlerdi...Zira insanın aklı başkalarının aklıyla uzlaşmak için değil,kendini başkalarına kabul ettirmek için yaratılmıştır.
-3-
Ben kanunum,kaza ve kaderim,düzensizlik ve anarşiyim,hayatım,ölümüm,evrim ve oluşumum.Ben evrenim,fanilerin dilleri ile ifade edilen ve edilemeyen her şeyim....Ve hiçbir şeyim.
Devamı Buradan ...>>

20 Şubat 2008 Çarşamba

BALIK BURCU



21-ŞUBAT/21-MART ARASINDA DOĞAN SEVGİLİ BALIK BURCU İNSANI:

Bu ay Venüs ve Jüpiter sizlere en büyük sevginin müjdesini veriyor.Ancak durumunuzu tüm şartlarıyla değerlendirip gelecekteki davranışlarınıza yön verecek kesin yargılara çağrılıyorsunuz.Artık kararsızlıklarınıza son vermeniz gerekiyor.Bu karar mesleğinizden ayrılmak yönünde olabileceği gibi,yeni bir mesleğin yeni bir projenin seçimi de olabilir.Ancak mutlaka bir yeniliği göstermeyebilir.Önyargılarımızdan kurtularak şimdi işinizi kayıtsız şartsız benimseyebileceğiniz anlamına da gelebilir.Cesur ve kararlı olun ve hiçbir krizin ve hayal kırıklığının niyetinizle ilgili kararlarınızı sarsamayacağını,aksine daha da güçlendireceğine inandığınızı gösterin.Kararlarınıza aşkınızı katın.........

sizler büyük fırtınalar döneminden dünyaya gelen insanlarsınız.
hayvanlar aleminde toteminiz:PUMA
Bitkiler alemindeki toteminiz:SİNİR OTU
Madenler aleminde:FİRUZE(turkuaz)Gökyıldızı
Kabileniz:KURBAĞA

Puma insanları taşları gibi birçok olağanüstü güce sahiptirler.Bu insanlarda bir tür doğal ilaç hazinesi saklıdır ve onun yardımıyla yaşamın ve evrenin çeşitli gizemlerini çözebilirler.Tıpkı firuze gibi onlar da birer gökyüzü insanı olabilir ve böylelikle yaşamın birçok alanında diğer insanların fark edemediği şeyleri görebilirler.Ama gerçek renklerini gösterebilmeleri için taşları gibi çok iyi işlenmiş olmalıdırlar.Yoksa melankolik insanlar haline gelirler.Midelerinden ve ayaklarından genelde rahatsızlık çekerler.Çünkü pekçok küçük şeyi büyük dert haline getirirler.Puma insanları gökyüzüne uzanmadan önce ayaklarını yani köklerini toprağa salmaları gerektiğini öğrenmelidirler.Maviyle yeşil karışımı bu puma insanlarına ruhla kişilik,yer ve gök arasında bir denge kurmak için gereklidir.Bu iki renk karışımını üstlerinde taşımaları fiziksel ve ruhsal huzura kavuşmalarını,ve neşelerini korumalarını sağlar.Onun için sevgili balık insanları pumalar gibi sinirlendimi diş gıcırdatır,tıslar ,köpük saçabilirler.Kedilere özgü merak içgüdüleri çok gelişmiştir.Bu insanlar çevrelerince anlaşılmadıkları duygusuna kapılarak kendi düşünce ve ruh dünyalarının doruklarına kolayca çekilirler.İnsan ruhunun yücelerine tırmanabilirler.İyi bir yönetim onları son derece üretici kişiler yapabilir.En derin duygularını gizlemeyi çok iyi bilirler.Kararsız ve kaprisli olmalarının nedeni kurbağa kabilesinden olmalarıdır .Düş güçleriyle yaratıcı güç balık insanında birlikte elele dolaştığından sanatın her bölümünde isterlerse başarılı olabilirler.Balık burcunun duygusal hassas sanatkar gizemli insanı sen bence tüm insanlık için gereklisin.Mutlu ol emi..TONTİNİ.
..
..
Devamı Buradan ...>>

BAKIŞ


Olumlu bakış;olumsuz ,çirkin ve hatta karanlık geceyi aydınlığa dönüştürebilendir.
Pollyanna örneği..Ya olumsuz negatif bakış ;pozitifi bile negatife dönüştürmeye gücü yeten değil mi.Herşey biz nasıl görmek istiyorsak öyle görünecektir bizlere.İyi düşünüp güzel şeylerin tohumlarını atmamız dileğiyle.
"
Bir Çinli,baltasını kaybetmişti.Onu,komşusunun oğlunun çaldığını sanıyordu.Bunda yanılmadığına inanıyordu.Çünkü onun yürüyüşü,bir balta hırsızının yürüyüşüne benziyordu.Yüzü bir balta hırsızının yüzü gibiydi.Konuşması da bir balta hırsızından farksızdı.Onun,bir balta hırsızına benzemeyen hiçbir yanı yoktu.Fakat bir gün adam,baltasını bahçesinin uzak bir köşesindeki bir hendeğin içinde buldu.Ertesi gün komşusunun oğluna baktı.Yürüyüşü,hiç de bir balta hırsızının yürüyüşü gibi değildi.Yüzü de bir balta hırsızının yüzüne benzemiyordu.Konuşmasının ise,bir balta hırsızının konuşmasıyla en küçük bir benzerliği bile yoktu.Onun,bir balta hırsızına benzeyen hiç bir yanı yoktu."
Devamı Buradan ...>>