ÇEVRE DUYARLILIĞINA DAVET - SUFİ SAJA

.

"Muhtaç olduğun kudret damarlarındaki asil kanda mevcuttur."Kemal ATATÜRK .

15 Temmuz 2008 Salı

ÇEVRE DUYARLILIĞINA DAVET

Uzun zamandır NTV televizyonunun yürütmekte olduğu yeşil ekran çevre bilinçlendirme kampanyasına sufi saja olarak bizde destek vermek istiyoruz. Ne kadar kulağa ve göze erişebilirsek o kadar iyi.

BİTKİSEL ATIK YAĞLARIN ZARARLARI

Son zamanlarda ülkemizde yağda kızartılmış patates ve diğer yiyeceklerin kullanımında önemli artışlar olmuştur. Bu artışın sonucu
kullanılmış bitkisel yağ atıkları da artmıştır....
Bitkisel atık yağların kalorileri çok yüksektir. Bu atık yağlar, suya, kanalizasyona döküldüğü zaman su yüzeyini kaplar, su sistemine
zarar verir, havadan suya oksijen transferini önler, zamanla suda bozunarak sudaki oksijenin tükenmesini hızlandırır. Atıksu arıtma
tesisinin işletme maliyetini artırır. Atık su kanal borularına yapışarak boru kesitinin daralmasına ve tıkanmasına neden olur. Kullanılmış
bitkisel yağlar atık su kirliliğinin %25 ini oluşturmaktadır. Denize, akarsuya ve göle ulaşan bitkisel atık yağlar, kuşlara, balıklara ve diğer
canlı türlerine zarar vermektedir.
Yukarıda sıralanan olumsuzluklardan dolayı Gelişmiş Ülkelerde ve ülkemizde kullanılmış bitkisel yağların kanalizasyona, yüzeysel
sulara dökülmesi yasaktır. Bu tür yağların kanala dökülmesi önlendiği için gelişmiş ülkelerde atık suların kirlilik yükü Türkiye’deki evsel
atıksulara göre daha düşüktür. Kanalizasyona dökülen yağlar atık su arıtma tesislerine zarar verir ve işletme maliyetini artırır.
Evsel atık sular genel olarak biyolojik olarak arıtılırlar. Evsel atık su içinde bulunan yağları biyolojik olarak arıtmak mümkün değildir.
Ayrıca biyolojik arıtmada faaliyet gösteren bakteriler yağ ve gresle kaplanarak aktiviteleri engellenir. Atık suyun KOI ve BOI’sinde ciddi
artışlara neden olur.
Sonu arıtma ile bitmeyen atık suların içindeki bitkisel ve hayvansal atık yağlar; denizlere, göllere ve akarsulara döküldüğü zaman
o suyun kirlenmesi ve sudaki oksijenin azalması sonucu; ortamdaki, başta balıklar olmak üzere diğer canlılar üzerinde büyük tahribata
yol açar.Bitkisel yağ atıklarının çöp içerisine atılması veya dökülmesi yasaktır. Çöpe dökülen atık yağlar çöp depolama alanında sık sık
yangın çıkmasına neden olmaktadır. Çöp depolama alanı işleticileri kızartma yağlarının çöpe karışmamasını isterler. Kullanılmış yağlar
yer altı sularının kirlenmesine neden olabilir. Kirlenen yer altı sularını temizlemek çok çok pahalı ve zordur. Yer altı suları her ülke için
önemli bir içme suyu kaynağıdır. Köpekler, ayılar ve bazı kuş türleri (martı gibi) bitkisel ve hayvansal yağ atıklarını severler. Bu durum
hayvanların bu depolama alanına gelmesine neden olur....
..

2 yorum:

KuPa k1z1 dedi ki...

Son zamanlarda marmara denizi başta olmak üzere denizlerde bir hayli deniz analarının türemelerinin hatta devasal boyutlarda olmalarının sebeplerinden biride bu yağ atıklarından kaynaklandığı açıklanıyor.Bende greenpeace gönüllü destekçisi olarak bunlara dur denmesini istiyorum...Yüzülcek deniz,yaşanayak canlı kalmasını temenni ediyorum...Malesef duyarsız bir toplum olmaktan çıkmalıyız artık.Doğaya zarar verdiğimizin farkındamısınız yada intikamı yakındır bilesiniz....

orpen dedi ki...

İnsanlar ne kadar duyarsız olsa da çok önemli bir konu.Bir TV programında EPDK(Enerji Piyasası Denetleme Kurulu)izni olan bir bio dizel üreticisi bir firmanın ülkemizde atık yağ toplama macerasını izlemiştim.Anlaştıkları büyük otel ve catering firmalarının atık yağlarının beş ve daha fazla kez kullanıldıklarını tespit ettiklerini ve bio dizel sektöründe dahi kullanılmalarının mümkün olmadığını beyan ediyorlardı.Normalde atık yağlar en fazla iki kez kullanıldıktan sonra bio dizel sektöründe değerlendirilebiliyorlar.Bu arada gıda sektöründeki facianın boyutunu da siz düşünün.