ALIŞ-KAN-LIK - SUFİ SAJA

.

"Muhtaç olduğun kudret damarlarındaki asil kanda mevcuttur."Kemal ATATÜRK .

28 Ağustos 2008 Perşembe

ALIŞ-KAN-LIK


Alış_KAN
Kanın_alışı.
Kanın almayışı bir şeyleri.
Nedensiz sevmek bir şeyleri=Kanın alışı.
Sevememek bir türlü=Kanın almayışı.
Beynimizin her iki lobunu çalıştırabilmek için alışkanlıklarımızın tersine bir uygulama gerektiği, gibi önerilerle karşılaşırız çoğu kez. Klişeleşmek bir nevi tek-düzeliğe mahkûm eder ya kişiyi: İşte amaç ve hedef o tekdüzelikten kurtulabilmek provaları.
Örneğin hep sağ elle mi yazıyoruz, sol elle de yazmaya çalışmak.
Hep konuşarak mı anlatıyoruz meramımızı, ara sıra susarak” konuşmama orucu “tutarak terbiyelemek öz benliğimizi.
Aynı yastık, hep aynı kafe, aynı yazarı okumak, şarkıları hep kendi makamında çığırmak, hep soluna yatmak vs. vs. vs Neden? Kanımın alışı böyle… Bilgeler için de söylenen bir söz vardır”Deryanın dalgası anlaşılır mı?”
Çünkü onların ne zaman ne yapacağı belli değildir aslında, hep sizi şaşırtıp düşündürmekle görevlidirler sanki. Kuran’ın Kehf suresindeki Musa ile Hızır’ın hikâyesini bilmeyeniniz yoktur sanırım.
Musa peygamberken Allah’ın hikmetli, bilgi verilen kullarından biriyle tanışmak ister...

Hızır çıkar karşısına. Hızır; Allah tarafından rahmet ve gizli bilgi verilen "o kul"dur. Hz. Musa "o kul"dan kendisini yanına alıp bildiklerini öğretmesini ister. Hızır’ın ise tek isteği vardır kendisi bilgi vermeden, Hz. Musa ona soru sormayacaktır, yargılamayacaktır. Yolculukları sırasında üç olay meydana gelir.
Birincisi, Hızır bindikleri bir gemiyi deler.
İkincisi, Hızır bir çocuğu öldürür
Üçüncüsü yıkık bir duvarı tamir eder. Üçüncü olaydan sonra Hz. Musa dayanamaz ve bunları neden yaptığını sorar. Hızır bu soruyla aralarındaki anlaşmanın bozulduğunu söyler. Ardından bu üç olayı neden yaptığını anlatır.
" Gemiyi deldim, çünkü gemi yoksul bir kimsenindi ve zalim bir kral gelecek ve tüm sağlam gemilere el koyacaktı. Deldim ki gemiyi işe yaramaz hale getireyim de içindekilerin hepsi kurtulsun.
Çocuğu öldürdüm, çünkü bu çocuğun anne ve babası mümin insanlardı. Çocuk büyüyünce Onları nankörlüğe ve azgınlığa sürükleyecekti.
Duvarı tamir ettim, çünkü duvarın altında bulunan hazine iki yetime aitti, eğer duvar yıkılsaydı hazineyi başkaları alırdı. O yetimler büyüyecek ve kavmi sapıklıktan kurtaracaktı. İşte ben bunları kendi irademle değil Allah'ın emriyle yaptım".dedi. Yolları böylece ayrıldı.
Milattan önceki yıllarda Zerdüşt “Sevdiğin şeylerden kaç, Sevmediğin şeylerin üstüne git .”demiyor muydu? Öyleyse; Alış_kanlıklarımızdan yavaş yavaş kendimizi ayıklayıp tercihsiz ve yargısızlıktaki erdeme doğru yol alalım birlikte el ele. Ne dersiniz? Belki her şeyin vardır bir hikmeti…
....

14 yorum:

gaykedi dedi ki...

alışkanlık deyince aklıma, sürünen ilişkilerin o karanlık çukuru olarak "alışkanlık" düşüncesi gelir...

[ fiкяiмiи iиcє güℓü ] dedi ki...

Çok kolay olmasa da, bazen farklı yollardan gitmek gerekiyor gerçekten. Lakin ne zaman istemeden, sırf kurtulmak için alışkanlıklardan, bir şey yapsam, sonuç hüsran oluyor. Rabbim hayırlısını versin her şeyin.

Sevgiyle...

Tabiat Ana dedi ki...

son cümleye belkisiz katılıyorum tamamen...
sevgilerimle

beenmaya dedi ki...

alışkanlık kimilerine göre değiştiremeyeceğin, değiştiremeyeceğini düşündüğün şeylerin kabulü gibi gelir bana...

tutsak dedi ki...

Hani bir laf vardır dost acı söyler diye. Bazen dostlarımız bazı alışkanlıklarımızı değiştirmeye çalıştıklarında hep bize acı gelir. Adı üstünde alışkanlık! Belki de farkında bile değilizdir onun bizi nasıl yönetip yönlerdiğinin. Öylesine bencil, öylesine kıskançtır ki kendisi dışındaki hiçbirşeye tahammülü yoktur. Terketmeye kalktığında seni ölümle bile tehtid edebilir. Ama İRADE herzaman alışkanlığa üstün gelecek güçtedir sadece İSTEMEK yeterli.

sufi dedi ki...

Sevgili "çınar ağacı,koza,tabiat ana"
blog dünyasından atlayıp gerçekleştirdiğiniz somut dostluğunuzu doğrusu kıskandım.Neyse gerçek dostlar ve gerçek dostluklar yolunda Allah gönlünüze sindirsin.

sufi dedi ki...

Sevgili gay kedi, bazı ilişkiler de alışkanlık ötesi sen-ben dışı bizliğe taşındıysa eğer varsın alışkanlık olarak nitelendirilsin.Ama süründürüyorsa o ilişki ona sözüm yok tabi.Yine de oradan alınacak bir ders vardır diyorum.

sufi dedi ki...

Aman ince gülüm, sakın sen alışkanlıklarından vazcayma.Ben de seni okuma alışkanlığımdan caymayacağım.

sufi dedi ki...

Sevgili Kırmızı günlük,nam-ı diğer been-maya değiştiremeyeceğin şeyler zorunluluktan değil sevgidense neden değiştiresin ki.sevgilerimle.

Sevgili tutsak gizli mesajını anlayamadım.Ama sen güzel kardeşim; Zerdüşt'ü sevdiğini bildiğimden, hareket tarzını ve kararlarını isabetli alacağına eminim derim.Sevgilerimle.Tontini

Yaşamın Kıyısında dedi ki...

En güzeli, alışkanlık yapmamaktır hiçbir şeyi.
Sonrasında kurtulmak istemek ve kurtulmak zor değilmidir.
Sevgilerimle...

etki alanı dedi ki...

Dini bilgilerin karşısında dilim tutuldu...Bu nasıl bir engin bilgidir...Ve bu kadar ders verici...
Susuyorum....
Kocaman sevgiler
TüTü

Geveze Kalem dedi ki...

Alışkanlıklar neden hep olumsuz algılanır?
Sevgiler...

sufi dedi ki...

Sevgili yaşamın kıyısında:Alışkanlık yapmamak hiçbirşeyi kolay mı arkadaşım, torunlara alışmamak yüzünü gördüğün ilk anda!Alışkanlıktan vazgeçmekten vazgeçiyorum o anda.Öptüm seni.

sufi dedi ki...

Sana da kocaman sevgiler tütü.
Sevgili geveze kalem; hiç olumsuz algılanabilirmi tüm alışkanlıklar.Bizimkisi züğürt tesellisi.