CRASH/ GÖRÜNMEZ PELERİN - SUFİ SAJA

.

"Muhtaç olduğun kudret damarlarındaki asil kanda mevcuttur."Kemal ATATÜRK .

16 Kasım 2008 Pazar

CRASH/ GÖRÜNMEZ PELERİN


Mesleği: bozuk kilitleri değiştirmek olan bir adam, yine bozuk kilidiyle başı dertte olan bir dükkân sahibi tarafından çağırılır. Dükkân sahibi göçebedir ve yaşadığı yerin dilini çok iyi bilmemektedir. Kilitçi işini yapmış ama asıl problemin kapıda olduğunu ve kapının da değişmesi gerektiğini anlamıştır. Bunu dükkân sahibine anlatmak ve parasını almak için içeri girer ve durumu aynen anlatır. Anlatmaya çalışır daha doğrusu. Dili çok iyi değil ya, adam anlamaz ve onu kazıklamaya çalıştığını düşünür. "Kapı dükkânı olan bir arkadaşın mı var yoksa" diyerek iftira bile atar, anlamaz, anlayamaz bağırmaktan. Adamın bu tutumu kilitçiyi çok rahatsız eder ve elindeki fişi çöpe atıp, para istemediğini söyler ve dükkânı terk eder.
Bu dükkân sahibinin ilk olayı değildir zaten. Bir kaç gün önce silah almak için gittikleri mağazada yine bir olay çıkarmış, en sonunda adamın kızı araya girip silahı ve sadece rengini beğenip almaya karar verdiği bir kutu mermiyi de alıp babasını büyük bir kavgadan kıl payı kurtarmıştır.


Evinin yolunu tutar kilitçi. Huzuru bulduğu yuvasına gelir ve kızının odasına girer. Yatak boştur. Eğilir ve kızının yatağın altında yattığını görür. Ona
"Bir daha taşınmak ister misin?" diye sorar. Küçük kız babasına bakar korkuyla evet der gibi. Oysa zenci-beyaz çatışmalarının sık yaşandığı mahallelerinden daha yeni taşınmışlardır. Küçük kızın odasına giren kurşun bardağı taşıran son damladır çünkü. O gece kız yine bir silah sesi duyunca korkup yatağın altına girmiştir. Kilitçi baba;
"ben neden senin gibi korkmuyorum biliyor musun?" der
"anlatırım ama sen bana inanmazsın".
Anlat der gibi bakar kız. Adam devam eder.
—inanmayacağın için anlatmam
-tamam anlat bana baba
-Küçükken benim bir perim vardı,
-tabi (gülümser)
-bak inanmadın işte. Anlatmayacağım.
—Kanatları var mıydı peki.
—Evet, odamın içinde uçar dururdu. Bende senin gibi korkardım kurşunlardan o gelene kadar. Bana bir pelerin verdi. Görünmez bir pelerin."Seni her türlü kurşundan, kötülükten koruyacak bu pelerini sana veriyorum artık korkma ve bunu sakın üzerinden çıkarma. 5 yaşına geldiğinde sende bunu kızına verirsin" demişti ama ben unutmuşum. İstersen onu şimdi sana verebilirim...
Kız öyle güzel inanmıştır ki ister babasından pelerini. Adam görünmez pelerinin iplerini boynundan çözer ve kızının boynuna geçirip bağlar. Sonrada sorar "çok sıkmadı değil mi?"
Kafasını sallar kız. Yatağına yatar ve güzel uykusuna dalar.
Bu arada kilidini değiştirdiği ve bir türlü derdini anlatamadığı dükkâna hırsız girer. Dükkân sahibi çok sinirlenir ve bunun kilitçinin suçu olduğunu düşünür. Kendi kendine intikam planları yapmaya başlar. Sonunda kızının aldığı silahı alır, mermileri yerleştirir ve çöplerin arasından kilitçinin buruşturup attığı fişi arayıp bulur. Adamın adresini bulup evinin önüne çeker arabasını ve beklemeye başlar.
Kilitçi arabasını park edip iner arabadan. Kapısının önünde dükkân sahibiyle karşılaşır. Üzerine bir silah doğrultulmuştur.
"senin yüzünden her şeyim gitti. Mahvoldum. Her şeyin sorumlusu sensin."
O sırada küçük kız camdan bakar ve "baba baba" diye bağırmaya başlar babası da ona gelmemesi için bağırmaktadır. Kız huzursuzdur çünkü babası pelerinini ona vermiştir.
—Hayır, onun pelerini yok...
Annesi tutmaya çalışsa da kız fırlar kapıdan ve babasına sarılacağı anda silah patlar.
Bammmmmmmmm..
Kurtardım seni baba...
Adam donakalmıştır. Kilitçi ise kızına sıkı sıkı sarılıp yarasını görmeye çalışır. Sırtına, karnına, kafasına her yerine bakar ama bir damla kan bile yoktur. Kız sapasağlam kucağındadır.
Nasıl mı?
Çünkü adamın kızının silah mağazasında sırf rengine gözü takıldığı için, belki de aceleden, aldığı mermiler kurusıkıdır.
Hayat küçük ayrıntılarda saklıdır ya, işte bu ayrıntılar ikisinin de hayatlarını kurtarmış.

Çok büyük bir heyecanla izlediğim bir filmin bazı sahneleri bunlar. En çok etkilendiğim sahneler aslında. Kısaca paylaşmak istedim. Umarım izlerken yaşadığım heyecanı azıcık olsun yansıtabilmişimdir. Başlarda, bildiğimiz ırkçılık konulu filmlerden sanmıştım ama izlediğim en güzel filmler arasına koydum, bu aslında eski sayılacak filmi. İnsanların ayrıntılarla kesişen hayatlarını öyle güzel anlatmış ki. Sonuç olarak herkes birbirine muhtaç olabiliyor. Siyah ya da beyaz hiç fark etmiyor...
Paul Haggis’in yazıp yönettiği”CRASH” adlı film en iyi özgün senaryo, en iyi film, en iyi kurgu dallarında Oscar almış 2004 yapımı bir film. İç içe hikâyelerden oluşuyor. Brentwood’lu bir ev kadını ve savcı kocası... İranlı bir dükkân sahibi... Aynı zamanda sevgili olan iki polis memuru... Zenci bir televizyon yöneticisi ve karısı... Meksikalı bir anahtarcı… İki araba hırsızı... Acemi bir polis... Koreli orta yaşlı bir çift… Hepsi Los Angeles’ta yaşıyor ve önümüzdeki 36 saat içinde, hepsinin hayatları kesişiyor. Emmy ödüllü yazar-yapımcı Paul Haggis’in ilk sinema yönetmenliği denemesinde Sandra Bullock, Don Cheadle, Matt Dillon’dan oluşan ünlü oyuncularla kamera karşısına geçmiştir.

Sevgilerimle..
...

14 yorum:

efe dedi ki...

Film çok güzel ama yapım tarihi 2004..Düzeltirseniz sevinirim:)

maviay dedi ki...

Filmi seyrettiğimde ben de çok etkilenmiştim..özellikle yanan arabadan kadının o kurtulmak istemediği an, hala aklımdadır..

Diğer sahneleri de tekrar hatırlattığın için teşekkürler, Sufi...

:)

Buzcevheri dedi ki...

Dvd koleksiyonumda olan bir film. Ama gel gör ki avukat aldı geri getirmedi. Hacıladı sanırım. İyi hatırlattın yarın bir gün isteyeyim geri. Dvdlerimi kimse hacılayamaz. Ben hacılarım. =) Hacılanacak DVD'si olan? (Orjinal olması şart.) ^^

haccecan dedi ki...

izlemediğim ama izlemek istediğim filmlerin arasına yazınızı okuduktan sonra aldığım bir film
teşekkürler...

demet dedi ki...

unutmuşum bu filmi... yazıyı okuduğumda hatırladım izlediğimde nasıl etkilendiğimi...

Agnus Dei dedi ki...

Bu film bende de var ama izlememiştim neden izlemediğimide anımsamıyorum :(.Vesile olduğunuz için teşekkürler izlemeye didiyim :D

[ fiкяiмiи iиcє güℓü ] dedi ki...

Çok etkileyici sahiden. Eyvah kız gitti derken, böyle bir tesadüf... Mutlaka seyretmeliyim bu filmi dedirtti şimdi.

Yaşamın Kıyısında dedi ki...

Ela'cım,
öyle güzel anlatmışsın ki seyretmiş kadar oldum ama yine de o sahneleri görmek istedim.
Sevgiler...

beenmaya dedi ki...

favori filmlerimden biridir. ve eğer kurgu anlamında bu tarz birbirine bağlı olaylardan oluşan bir tarzı seviyorsan 11.14 adlı filmi de öneririm. bu filmin yanında biraz daha sert olsa da dediğim gibi kurgu çok iyi...

Ela'dan Mektup dedi ki...

Değerli yorumlarınız için hepinize ayrı ayrı teşekkür ederim. Çoğunluk izlemiş bu filmi ben nasıl atlamışım bu güne kadar bilmiyorum ama izlemiş olmaktan mutluyum doğrusu. Çok büyük heyecanla izledim. Anlattığım sahnede beni etkileyen başka birşey de bir babanın kızına korkularını yenmesi için nasıl yardımcı olduğuydu. Yeni anne-baba olan bizler için iyi bir ders ve tecrübe de oldu bu film. Anne ve baba olmak ayrıca iyi bir hayalgücü de gerektiriyormuş dedik,öğrendik. Görünmez pelerin hep aklımda olacak şimdi.
Hepinize sevgilerimi yolluyorum...

EBRU ve RİMA dedi ki...

İzlememişdim ama izleyeceğim

EBRU ve RİMA dedi ki...

İzlememişdim ama izleyeceğim

Ela'dan Mektup dedi ki...

En yakın zamanda izlemeni öneririm hemde şiddetle:)

jazzistan dedi ki...

Ne güzel anlatmışsın filmi.
Uzun zamandır arşivimde duran ve bir türlü elimin gitmediği filmlerden biriydi.
Şimdi de, akşam olsa da seyretsek diye sabırsızlanıyorum.