LİMON AĞAÇLI ESKİ EV / satılıktır - SUFİ SAJA

.

"Muhtaç olduğun kudret damarlarındaki asil kanda mevcuttur."Kemal ATATÜRK .

19 Mart 2009 Perşembe

LİMON AĞAÇLI ESKİ EV / satılıktır


Kiracı olarak 10 yıldır aynı evde oturuyorum.3 katlı bahçe içinde kahverengi panjurlu bir ev. Zaman zaman genç kızlık hayallerimi süsleyen, Nazım Hikmet’in dizelerindeki o eve benzetsem de bu evi, panjurlarını kırmızıya boyamaya cesaret edemedim bir türlü. Ne de olsa kiracıyım, ev sahibim zevkime saygı da gösterse yapamadım işte. Bahçemizde 2 adet yediveren limon ağacı: erik, nar mandalina ağaçları, ebruli ve hanımelileriyle mutlu umutlu yaşarken, kedilerin de cennet mekânı oldu burası. Bahçe kapısının iki yanındaki ağaçlaşmaya azmetmiş melisaların inanılmaz ve kendinden beklenmeyecek mis kokularını caddeler boyu insanların burunlarına burunlarına yayması zamanını bekliyorken şimdi;….İşe bak! .Oturduğumuz evi sahipleri satışa çıkardı, nedenmiş ? Kredi borçları…. kriz nedeni.
Yarım metre duvarlara sahip olduğundan emektar evimizi, depremler bile yerinden bir milim sarsamıyordu. Denize yakınlığı,
bunaldığında kendini sahile atabilmenin özgürlüğü, Levent cafede gevrek peynir çay üçlemelerimize tavla partilerini ve güneşlenme seanslarımızı eklememiz eskilerde mi kalacaktı şimdi? Kim bilir şimdi hangi semtte mekân tutacaktık kendimize… Her şey bir yana limon ağaçlarımıza ne olacaktı? Sağımız solumuzdaki apartmanlara uygun dizaynda yapılacak yepyeni binadan bana ne ? Ağaçlar kesilmesin ben başka bir şey istemiyorum ki.

Yıllar önce eski oturduğum evin arka bahçesinde bir dut ağacı vardı. Mor dutlardan ağırlaşmış dalları yere bakardı. Her sabah erkenden kalkıp balkona çıkar konuşurdum kendisiyle: “Seneye daha büyüyeceksin, dalların benim sana dokunacağım kadar yakınıma yaklaşacak. Ben uzanıp o güzel meyvelerinden yiyeceğim.”diye. Bir gün öğle vakti bir gürültü arka bahçede adamlar ellerinde çift taraflı testere “ordan tut buradan tut” bağrışıyor. “Aman sağlam bağla Ahmet Efendi, ağaç evlerin üstüne düşmesin” diye. Yerimden öyle bir fırlamışım ki hışımla “ne oluyor orada?” diye bağırdım adamlara.. Hepsi zemin üstü kata yani benim oturduğum evin balkonuna çevirdiler başlarını-bu kadın da nerden çıktı ?-der gibi. Nasıl şiddet içeriyorduysa sesim…”Hiç meyve veren ağaç kesilir mi, siz deli misiniz, şimdi sizi şikâyet ediyorum “dedim. Aşağıdan cılız bir ses yükseldi “Size ne hamfendi ağaç benim bahçe benim istediğimi yaparım, “ dedi sinirli sinirli. Balkon kapısını kapatıp kulaklarımı tıkadım ve oracıkta dostumdan ayrılacağım için ağladım için için. Beş dakika geçmedi büyük bir gürültüyle apartman sallandı. Ne göreyim dut ağacım bütün dallarıyla benim balkonuma düşüp tüm dutlarını bir iki yaprağıyla birlikte bana silkelemişti. Sonra ağacı geri çektiler nasıl yaptılarsa. Beni bekletmeden meyvesinden yediren o ağacın bir yaprağını kurutup yıllarca sakladım.
Ertesi sabah balkona çıktığımda o artık yerinde yoktu ama koca bir kalp şeklinde kök bırakmıştı toprakta. Gözyaşlarımı tutamayıp sadakatine ve dostluğuna teşekkür ettim. Bir şeyleri ısrarla istememeyi işte o gün öğrendim. Kısa süre sonra da o evden taşındım zaten.
Şimdi de diyorum ki: Ben taşınmaya razıyım, bahçemdeki ağaçlar kesilmesin bana yeter.

Yine ısrarla mı istiyorum bilmem? Sevgilerimle.

36 yorum:

funda dedi ki...

taşınmak zorunda kalmasan da alıversen o evi diye geçirdim içimden ben.. geçti bikere..

moonlight_esin dedi ki...

Bir Çin Atasözü der ki: bir kuşağın diktiği ağacın gölgesinde, gelecek kuşaklar serinler.

Gelecek kuşaklara ne bırakıyoruz şimdi?

Var olan değerlere sahip çıkamıyoruz hiç bi zaman Dilek annecim...

Acınızı ta derinlerden hissediyorum.

Benim en büyük hayalim sizin evim dediğiniz gibi bir eve sahip olup, bahçesindede koşuşan çocuklarımın büyüdüğünü görmek en büyük arzumdur...Umarım imkansızı dilemiyorumdur yine :(

Sevgilerimle;

Evren dedi ki...

ya gerçekten keşke senin olabilse... sen anlattırken ben oturdum o bahçede çektim limonun kokusunu içime... çok istedim sen oradam gitme diye... gitmesen keşke. sevgilerimle...

guguk kuşu dedi ki...

Canım tontinim benim, tam sana göre bir evmiş. Limon ağacını ben de çok severim, çiçekleri mis gibi kokar. Anılar ayrı bir sorun. Canım, hayat böyle ayrılıklarla dolu. Keşke bişey yapabilsen. Ama eminim sen yüreğindeki ışıkla gittiğin heryeri güzelleştireceksin. Bak varlığınla beni hergün nasıl mutlu ediyorsun. Yenilik güzeldir hem de.

Belgin dedi ki...

Tontinim sen agaclarini anlatirken ben göz yaslarimi tutamadim, gitme desem, o evi imkanin olsada alabilsen, onlari sensiz birakmasan... dedim, kendi kendime. Ahhh su lotto denen meret bana cikarmi ki cumartesi, cikarsa söz evinden ayrilmana razi olmiycam. Keske elimden bir sey gelse...
Öptüpm yanaklarindan

Arzu Pınar dedi ki...

çok zengin olsam o evi ben alırdım, sonra pancurlarını beraber kırmızıya boyardık.

Brajeshwari dedi ki...

Dut ağacı yüreğimi parçaladı...
Keşke bu evinizi szi alsanız..Hadi evrene mesaj dolduralım..İsteyelim kurtulsun limon ağaçları...

mali_k dedi ki...

Biraz benzer bir kaç anım var benimde camdan bakmama engel olan. Umarım yeni evinizden iğdelerin kokusunu duyarsınız...

Maryjade dedi ki...

Sevgili Dilek anlattığın hikaye ile birden eskilere döndüm...Senin dut ağacın gibi benimde bir incir ağacım vardı.Çocukluğum Karşıyaka'da anneannemin arka balkonunda hep o heybetli incir ağacı ile geçti. ona dokunmak,sıcak günlerdeki serin gölgesi ve rüzgarla duyduğum hışırtısı hep beni büyüledi.Dallarına kokan ve hep eşli gördüğüm kumrular ile o ağaç benim çocukluk anımdı ve anılarım daha sonra İstanbul'a gelmemiz ve 3sene sonra tekrar anneanneme gitmem ve orada,yerinde koskoca yeni bir evin dikilmiş olması ile bitiverdi.Gördüğüm manzara ile sesim soluğum kesilmişti sadece gözlerimden süzülen yaşları sildiğimi hatırlıyorum.Artık İzmir'e anneanneme gittiğimde balkona çıkmıyorum...ve hala böyle zihniyetlere de bela okumadan geçemiyorum çok üzgünüm :( güzel paylaşımın için tşk.eline sağlık

Aydan Atlayan Kedi dedi ki...

Ne zaman kesilen bir ağaç görsem sanki dünyanın parmaklarından biri kesiliyormuş gibi hissediyorum. Bahçemizde çok ağaç var. O ağaçlar benim çocukluğumdan beri oradalar. İnsan bir süre sonra onları kardeşi sanıyor. İnsan kardeşini öldürür mü?

Ateş Böceği dedi ki...

Çocukken bizimde bahçede kocaman bir erik ağacı vardı senin bu hikayeyi okuyunca aklıma geldi kocamandı az salıncak kurup sallanmadık üzerinde gölgesinde az oynamadık oda bizden birisi olmuştu üstünden bir iki kez düştüğümüde hatırlıyorum sonra aynen o dut ağacı gibi kestiler o evde bizde kliracıydık yıllar sonra tekrar gittiğimde hala kökü duruyordu.Çocukluğumuz birlikte geçmişti oturdum yanına sandalye atıp belki gölgesi yoktu ama öyle sağlam kök salmış ki hala ben burdayım diye biliyordu gövdesiyle...

Elbette anlayacak insanoğlu çevreye zarar vererek aslında gelecekleriniyo ettiklerini..

sufi dedi ki...

Sevgili Funda;
Alalım da çok para istiyorlar canım.Hoş Allahın hazinesi de eksilmez ya.8 kardeşten 2 si satılmasını istemiyor.Hatta birisi üzüntüsünden kanser oldu kadıncağız.
Kriz ne yaparsın allah onlarında yardımcısı olsun.
Sevgili ayışığım;
Artık büyük şehirlerde eskiyi anımsatan evler kalmadı.Bu ev de insanların gelip geçerken dönüp baktıkları bir evdi ağaçlarından dolayı.Ben de çocuklarını bahçeli bir evde büyütmeni dilerim Tanrı'dan.
Sevgili Evrenciğim
Limon ağaçlarında henüz limon tükenmeden hem çiçekler var dallarında, hem yeni çıkmış yeşil yeşil limoncuklar 7 veren ya kendileri.Kokularını hiçbir limonda bulamıyorum.Buradan istanbula gelinime yolluyorum istersen sana da yollarım canım.

sufi dedi ki...

Sevgili Gugukkuşum;
Evinde değilim ama illa da limon ağaçları.. kökünden kökletip- olursa eğer- başka bir mekana ektirmeli.Çareler tükenmiyor bak.Ben de belki daha büyük bahçeli bir ev bulurum.
Sevgili Belginciğim;
Ela da çok istedi loto çıksın diye ben de.Hatta erene bir numara sordum 29 dedi,televizyondan iki rakam duydum onu kaydettim ben 31-38 dedim.1 sayı böylece topladım 3 kolona böldüm.Topladığım sayıların içinde hepsi var ama kolonlar farklı farklı ancak tutturdum.numaraları görünce kesin 5 imiz var dedim ama yokmuş ne yazık ki nasip canım.
Sevgili Arzu;
Hem de ahşap panjur düşünsene!kırmızı mürdüm rengi arası boyadığımızı, evi de yavru ağzı mı yapardık ne .Usta sokmazdık ama tamam mı?

sufi dedi ki...

Sevgili Brajeshwari;
Evrene mesajı sen doldurdun herhalde aklıma ev yıkılırken limon ağaçlarını sarsmadan kökletip başka bir yere ektirme fikri geldi ve rahatladım inan ki.Teşekkürler canım.
Sevgili mali-k;
Sen bizim eskiden tanıdığımız "yolcu" musun acaba?Bloguna geldim değişmiş. o arkadaş değilsen de hoşgeldin.İğdelerin kokusuna da bayılırım.Güzel dileklerin için teşekkür ederim.
Sevgili maryjade,
Benim de kesilen dut ağacım Karşıyaka'da idi.O koca bahçeye bakan bir çok ev vardı ve bahçede onlarca meyva ağacı acaba aynı yerlerde oturmuş olmayalım anneannenle?Şu anda sana bu mesajı yazarken limon ağacı göz hizamdan sanki mutlu mutlu salınıyor.
Sevgili Kedim;
Ne mutlu sizler gibi duyarlı dostlarım olduğu için.Bahçendeki arkadaşlarına söyle buradaki arkadaşları için dua etsinler.Tamam mı canım?

sufi dedi ki...

Sevgili Ateş böceğim;
Erik ağaçları kesilince bir müddet sonra tekrar dal budak veriyor.Senin sallandığın ağaç filizlenmemişmiydi?
İnsanlar görüş alanları açılsın ferahlasınlar diye kesiyorlarmış ağaçları.Nasıl bir mantıksa betonlara bakmak gözlerine iyi geliyor demek ki.

Belgin dedi ki...

Sufim insallah satilmaz ev, kac para istiyorlar, cumartesi tutarsa hemen ayirayim parayi...

beenmaya dedi ki...

hep beraber istesek olur mu dersin hani evi kurtaramasak bile en azından ağacı kurtarabilir miyiz ki...ben istemeye, dilemeyebaşladım bile....

sufi dedi ki...

Sevgili Belginim;
450.ooo. lira istiyorlar. çıkarsa gel al evi.Dışını değiştirmeden içinde değişiklikler yaparız.Sana öderim kiramı çoluk çocuk yaşarız olur mu?Canımsın sen.
Sevgili beenmayam
sizin dilekleriniz ve dualarınız o kadar saf ve temiz ki ben ağaçların kurtulacağına gönülden inanıyorum inan ki.

Dijle Bahtiyar Durgunlu dedi ki...

Sevgili Dilek;
isteyenin bir yüzü karaymış dedim,
vallahi isteyelim hep beraber,evrene yollayalım dedim,
Ahhhh keşke taşınmasalar,orada kalsalar dedi dedim de en son 450,00'i duyunca bir yutkundum ve şimdi de diyorum ki (tamam evsahibiniN aleyhine ama gönül kendinden yanadır);İNŞALLAH SA-TI-LA-MAZ!

funda dedi ki...

ah Dilekçim demiştin ya hani lotoda büyük ikramiye bana çıksın diye keşke de çıksaymış be !!
o dut ağacına çok üzüldüm sanki hoşçakal demiş ya sana balkona gelip te :..(
Allah o güzel kalbine göre versin herşeyleri...

Belgin dedi ki...

Bi ciksin hemen gelip alicam o evi, senden kira falan da istemem. Senin orada mutlu, huzurlu yasaman, benim icin dua etmen bile yeter bana.
Allahim insallah kabul eder
dileklerimizi...
Seni cok seviyorum

Ateş Böceği dedi ki...

Hayır filizlenmemişti eğer filizlenmiş olasa bile tekrar kesmiş olma olasılıkları çok yüksek :(

ıvır zıvır... dedi ki...

Barış Manço'nun dut ağacı alı bir parçası vardı ... :( galiba yeni nesil olarak bizler... doğayla uyumlu olarak nasıl daha kaliteli yaşarız sorusuna cevap arıyoruz... bu kısır döngü sizin bahsettiğiniz limon ağacınada sirayet etti sanırım artık.... ve biliyor musunuz hepimiz aynı duyarlılıkda değil....

mesela benim bahçem vardı minik bişeydi... herşeyi yetiştirdim yıllarca.. marul... maydanoz.. biber ve dahası çiçekler falan... kiracılarımıza emanet ederdik giderken sadece sulayın ve bahçe nimetlerinden siz yararlanın derdik... valla hazır dikili bahçeyi bile kurumuş olarak bulurduk yaz bitipde okullar başlayınca :(...

siz ağaçlarınızdan bahsediyordunuz değil mi :(... umarım kesilmezler... daha güzel(?!) bir hayat için (?!!!) ve daha güzel evler için (?!) bu katliyama uğramazlar ...
inşlh...
saygılarımla....

sufi dedi ki...

Sevgili Dijle,
Diyarbakır deyince Dicle gelir aklıma, lise yıllarımdan beri.Ziya Gökalp Lisesi ve dostlarım. Ne güzeldi orada yaşadığımız günler.Senin adını görünce de o şehri hatırlıyorum neden bilmem.
Evin ortaklarından biri ameliyat oldu şu sıra,bir hareket yok ama yine de hayırlısı.Ağaçlara nasılsa çare bulduk, sevgilerimle.
Sevgili Funda;
İzmir'den evden, uzağa giderken bahçedeki ağaçlarla ve yolun karşısındaki çam ağaçlarıyla da vedalaşırım her daim "beni bekleyin canlarım yakında geleceğim"diye.Döndüğümde yerlerinde bulmak umuduyla ayrılırım hep.
Sevgili Belginim;
Dualarımız hayırlısıysa olsun derim ben de.Gönlümdesin canım.
Ateş böceğim;
Gözlerinin önü açılmışmıdır acaba?
Sevgili ıvır zıvır;
Avatar resmindeki birbirine eğilmiş iki ağacını severim ben.Ne güzel seçmişsin.
Bitkiler su ister, su da para demek.Ama sevgi parayla olmuyor harcanan başka birşey de yok.Ama insanlar onu bile sakınabiliyor işte.Bilseler verdikçe kendilerindekinin çoğalıcağını o zaman iş değişirdi belki.

Uma dedi ki...

Daha yeni haber alip sevinmistim, megersem amcama 6 apartman uzakta oturuyormussun. Gelince kesin gelirim diyordum icimden. Nereye gidiyorsun? Kesin ordan daha yakin bir yere tasiniyorsun :) Yerine, kalbime belki :) (Gerci zaten orda oturuyorsun da)
Ben eminim herkes icin en iyisi olacagina, agaclar icin de, senin icin de, ev sahibin icin de :) Her ne olacaksa !

sufi dedi ki...

Sevgili Umam;
Dün tutsak söyledi amcanla aynı sokakta oturduğumuzu.Bizim sokak zaten bu semtin en ağaçlıklı sokağı.Belki geldiysen bilirsin.Ev sahibim için de iyi olsun inşaallah, çünkü satılmasını istemeyen 2 ortak üstümde oturuyor.Kadıncağız üzüntüsünden hasta oldu.ameliyat oldu sonunda.O da limon ağaçlarım diyor benim gibi.Benden benim dualarımdan medet umuyorlar canlarım.Ben de bu yazıyı yazarak evrene duamı gönderdim sanıyorum.Canım sen de benim gönlümün tahtında oturuyorsun 4 ırmağın ortasında. sevgilerimle ve aşkla.

düş dedi ki...

herşey gönlünüzce OLsun, evrenden tez cevap gelsin dilerim..

sufi dedi ki...

Sevgili Düş;
Her cevaba eyvallah canım.Sevgilerimle.

mali_k dedi ki...

Evet ben yolcuyum;) acemiliğimden bazı değişiklikler yaptım sayfa kolay yüklensin bu denli yavaş açılmasın diye, önümüz bahar yakında duyarız iğdelerin kokusunu...

sufi dedi ki...

Sevgili mali-k
Selam olsun Yolcuya ıhlamur kokuları arasında sağlıkla yolalsın inşaallah.

haccecan dedi ki...

Ben haksızlığa dayanamıyorum verem oluyorum verem...
Sesini çıkartamayan ağaçların, kuşların, böceklerin hayvanların ne suçu ne günahı var?
yazıyı okurken öfkelendim... acını hissettim..
ev değil hayat lazım bize. ağaçsız, insansız, hayvansız hayat olur mu?

sufi dedi ki...

Çiçekli, Ağaçlı, börtü böcekli, kuşlu, balıklı "Ateş hava su topraklı" bir dünyaya sevgiyi ve umudu da kattık mı; değme keyfimize.Irmakları akıtırız cennet işte burası diye.Sevgilerimle.

Ela'dan Mektup dedi ki...

Nasıl severim o evi. Özellikle baharda bir başkadır. Unutamayacağım ve benim için özel anılarla doludur ayrıca.
Limon ağacına gelince; evimize dönerken çantamıza koyduğumuz limonları haftalarca çaylarımıza lezzet kattı. İçmelere doyamadık. Gövdesinden öpüyorum. Hep orda kalır inşallah...

Adsız dedi ki...

Canım tontinim, inan o kadar param olsa alasım geldi...Hani sana bir hayalimden bahsetmiştim, kocamaaannn bahçesi olan bir evimiz olsa İzmir'de..Seni ve torunlarını bahçesinde hayal ettiğim bir ev..İnşallah bu hayalimiz bir gün gerçek olur. Sende o zamana kadar bu güzelim evden çıkmak zorunda kalmazsın..Vakit geldiğindede o mis gibi kokan limon ağaçlarıyla beraber gideriz..Ne dersin?
Canım limon ağacı, senin o güzelim mis kokulu meyvelerinden az mı taşıdım İstanbul'a..Tontini sağolsun her gelişinde 2-3 attı çantasına..Sayende çayı daha bir keyifli içtim..Dilerim tanrıdan seni en az tontini kadar seven ve sahiplenen komşuların olsun bu dünya varoldukça...İstanbuldaki gelin:)

sufi dedi ki...

Canlarımın canları;
Sevgili Ela
Sevgili hülya,

Bunca dostun duaları kabul mü oldu ne?Ortaklardan biri sizde tanıyorsunuz bir hafta içinde kanser olduğunu öğrendi ameliyat oldu şu anda iyi ve evin satılması sanıyorum şimdilik durduruldu.Yine mi dut ağacının hikayesi gibi yürekten istedik acaba.Allah herşeyin hayırlısını versin.Ama ameliyat olan kadıncağız da çok yürekten istemişti evin satılmamasını.Belkide onun duasıdır, belki de tüm dostlarımın.Sizlere ne diyeceğimi bilemiyorum, hepinizi çok teşekkür ediyorum, sevgilerimle dilek.Evlerinize ve yüreklerinize limon kokuları dolsun.

mali_k dedi ki...

Eh gözünüz aydın, sevindim valla bu güzel habere artık o bahçenin de bir fotoğrafını eklersiniz bolga...