NESLİNE İHANETİN CEZASI - SUFİ SAJA

.

"Muhtaç olduğun kudret damarlarındaki asil kanda mevcuttur."Kemal ATATÜRK .

4 Eylül 2009 Cuma

NESLİNE İHANETİN CEZASI


Birbirine başkaldıran iki element; ateş ve su…
Ele avuca sığmayan…
Bentleri yıkan yakan yok eden. İnsan da 4 unsurdan yaratılmış. Öyleyse çok doğal, ateş hava su ve toprağın özelliklerinin yansıması insanoğlundan.


Zamanında Şam’ı İsfahan’ı orta Asya’yı dize getiren Timur’un savaşlarının korkutucu ünü o gitmeden beldelerde yaşayanların gönüllerine ateşin sıcaklığını ve telaşını ölüm korkusunun tohumlarını çöreklendiriyormuş bilirsiniz. Tarih kitapları savaşları hep haklı göstermiş, kazananları da hep kahraman ilan etmiştir ya çoğu kez.

Timurleng de zalimlikleriyle anılmıştır nasılsa; diri diri toprağa gömdüklerinden, başları gövdelerinden ayırtıp şehir meydanlarına yığmasından ötürü.
“Öfkem bir sel gibi beni de önüne katıp götürüyor” diyen Timur hakkında tarihçiler; “ hiddeti sanki alev almış harflerle konuşmasından anlaşılıyordu” demişler.
Timur’a sorarsanız nesline ihanet edenlerin başlarını koparmaktadır. Peygamberimizin gözümün nuru dediği Hz. Hüseyin’in ve Kerbela’da ölen 72 kişinin öcünü almaktadır. Kendince makul bir mazereti vardır onun. Nesline ihanet edenlere ceza vermektedir..Kılıcını zalimlerin boynunda bilemektedir.
Aynı kuş pazarında kuşların fiyatlarını soran adamın hikâyesi gibi:
Adamın biri kuş pazarında gezerken satılık kekliklere bakıyormuş. Bir keklik kafeste 10 lira, diğerinde 25, bir başka satıcıda; 100 lira. Merak edip sormuş, “bunun fiyatı neden böyle yüksek?” diye. Kekliğin sahibi; “efendim bu kekliğim çok marifetli onun için pahalı” “bacağına ip bağlayıp dağlara saldığında ötüşüyle diğer keklikleri başına toplayacak ve sende avını zahmetsizce avlayacaksın” Adam “hıı öyle mi o zaman al bu 100 lirayı ver kekliği” demiş. Kekliği kafesten çıkarıp eline alır almaz biraz başını okşamış sonra, tutmuş kafasını koparıp atmış. Hayretler içinde kalan satıcıya da;” Nesline ihanet edenin işte böyle kafası koparılır “ demiş aynı Timur gibi.
Günümüzde de bunca haksızlıklara ve zalimliklere karşılık cezaların yine yüce kudretin eliyle kesileceğine inancımız da olsa “gönül gözlerinin açılıp onlar için kendinden kendine merhamet dileyişimiz tesellimiz olacaktır. Bu da gelip bu da geçecektir inşallah.
Tire’li Lütfü Filiz’in de dediği gibi; “Celâliyle zâhir olsa, bu da geçer be yâ hu... Cemâliyle âyan olsa, bu da geçer de yâ hu. ... “ Çünkü mazlum da KENDİ, mazlumun ahını zalimden çıkaracak olan da KENDİ bize göre, sevgilerimle.

resim alıntı:www.fluidikoms.com dan

7 yorum:

YAŞAMIN KIYISINDA dedi ki...

Sevgili Dilek,
Biz insanlar asırlar boyu nesline ihanet ediyoruz ve etmeye devam edeceğe benziyoruz.
Ders veren eğiten yazılarından biri daha, çok teşekkür ederim.
Sevgilerimle...

UFUK ÇİZGİSİ dedi ki...

BUBU YAYINLAMAYIN LÜTFEN

Ömer hayyam hakkkında ne düşünüyorsunuz? Sizin düşüncelerinizi seviyorum ve önemsiyorum o yüzden size sormak istedim. Sizce nasıl biri?

özlem dedi ki...

Dilek'ciğim, doğru söze ne denir?
Çok güzeldi, sevgilerimle...

sufi dedi ki...

Sevgili Nur;
Dikkat edersek hayvanların çoğu kendi nesline ihanet etmiyor.Kurt kurdu yemiyor, tavuk tavuğu, inek ineği, kedi kediyi, köpek köpeği.İstisnalar var tabi de onların da var bir sebebi.Ama insanoğluna en büyük darbeler yine kendi neslinden kendi soyundan geliyor ta ezelden beri.Ademin oğullarından Kabil'in Habil'i öldürmesi gibi.Sevgilerimle.

sufi dedi ki...

Sevgili ufuk çizgisi;
"Seninle içtiğim şarap HELALdir
Sensiz içtiğim su bile HARAM"
Diyen Koca Hayyam için bize söz söylemek düşer mi hiç?
Allah'la hem-dem olmuş TEKin varlığında yok olmuş benliğe ancak hayranlık ve aşk duyulur.Nasib ola ki bizler de "O"nsuz su bile içmeyelim.Sevgilerimle.

sufi dedi ki...

Sevgili Özlem;
Güzel sözlerin gönüllendiriyor bizi.Hak; doğruluktan ayırmasın hiçbirimizi sevgilerimle.

Ali İkizkaya dedi ki...

Can Dost Sufi!
Tokatı atanın da, attıranın da BİR olduğu inancı ve hissiyatında olmak lazım. Mahlukat da eşref yok ki, eşref olmayanda olsun. O yüzden kurt kurta, kuş kuşa dokunmuyor. Fakat yaratılışın kaidesinde olduğu gibi eşref-i mahlukat ta, eşref olmayan, o kahrolası nefs var. Bu yüzden birbirimizi yiyoruz. Bilge ne güzel söylemiş.
DEUS DEFANDA Mİ DEUS
Tanrım beni benden koru.
Hanen bir ferah, bir hoş ve aydınlık olsun can dost.