YİNE ÇOCUK OLABİLSEM - SUFİ SAJA

.

"Muhtaç olduğun kudret damarlarındaki asil kanda mevcuttur."Kemal ATATÜRK .

3 Eylül 2009 Perşembe

YİNE ÇOCUK OLABİLSEM


Geçen gün yeni tanıştığım biri bana bakıp, “aaaa siz 30 yaşında mısınız? Üstelik birde bebeğiniz var, hiç göstermiyorsunuz doğrusu!” demez mi. Sevincimi görmenizi isterdim. Eminim ağzım kulaklarıma kadar yayılmıştır. :) Karşı tarafın durumu biraz abarttığını içten içe bilsem de, 32 diş sırıtışıma engel olamadım :). Demek ki yaş ilerledikçe böyle oluyor dedim içimden, içinde bulunduğum şapşiliğin farkına vararak.:) Haa ne oldu şimdi yaşını göstermiyorsun da ne oluyor yani dimi. :) Başın göğe mi erdi? Yüzün göstermiyor belki ama ya için. Önemli olan içindeki sen değil misin?...
Yıllar önce, bir lise talebesiyken bu durumun tam tersine sevinirdim oysaki. Yaşımdan büyük gözükebilmek için uğraşır dururdum. O zamanlar

akranlarımdan uzun olan boyumun daha da uzun olmasını isterdim deli gibi, bunun içindir ki, topuklu ayakkabılara kayardı gözlerim sürekli. Annemin makyaj malzemeleriyle arkadaşlığım da aynı nedenden başlamıştır. Daha olgun (muş) gibi olabilmek için: ) 18 yaşından büyük(müş) havası verebilmek için debelenip duran bir kız çocuğu düşünün işte.
Ahhh ahh! o zamanlar böyle büyüyeceğimi bilseydim bunlara kafa yorar mıydım hiç? Hangimiz yorardık ya da?
Ben küçükken büyüyeceğimi bilseydim eğer;
Ortamımın, küçük yaşların, ergenliğin tadını daha bir çıkarırdım yayıla yayıla ohhhh!!! Okula giderken nefret ederek giydiğim formamı daha bir severek giyerdim mesela. Saçlarımı iki yandan örebilmenin tadını çıkarır, kanaat notundan sıfır alacağımı bile bile tırnaklarımı uzatmaya çalışmazdım. Eteğimin belini kıvrım kıvrım kıvırmaz illa baklavalı çorap giyecem diye tutturmazdım. Sigaraya asla başlamazdım. Daha çok âşık olurdum. Daha az üzülürdüm, daha fazla çalışır ama sokaklarda daha çok fink atardım :) Akşam babam kızmadan evde olabilmek adına muhabbetin en güzel yerinde kalkıp eve gitmezdim. Daha fazla kitap okur daha az kopya çekerdim. Acıklı şeylere daha az ağlar, komikliklere daha fazla gülerdim.
Ne de olsa bir gün büyüycem dimi, ve bunların hiç birini bu zamanda, bu akılla yapamıycam.
Bilseydim ahh bilseydim :)
Ne garip. Şimdi orta yaşlara doğru geçip giderken zaman, yolun yarısına beş yıl kalmışken yani, geçmişte gelmeyecekmiş gibi görünen o günleri yaşamaktayım aslında. Ne çok şey yaşadım ne olmazları oldurup, olurlardan vazgeçtim herkes gibi. Yaz yaz bitmez. Ee tamam da büyüdükte ne oldu yani.? Ne değişti çocukluktan bu yana. Yine gelecek endişesi, yine hayaller, umutlar. O zamanlar 16 olan yaş hanesi şimdi 30 oldu işte birde bu var.. Sonra 40 sonra 50- 60. Değişen bir şey yok ki.
“Bir an önce büyüsem”in yerini “ yine çocuk olabilsem, o günlere yine dönebilsem”in almasının dışında tabii.
Sevgiler…
Ela

16 yorum:

BERNACAN dedi ki...

O zamanlar bu zamanları beklerken, bundan sonra hep o zamanları özleyeceğiz. Bir zaman sonra bu zamanlar da özlediğimiz olacak. Günün tadını çıkarmak yerine, neden geçmişi özler ya da geleceği bekler dururuz merak ediyorum. Böylesi daha mı kolay? Yani geçmişe bakıp hataları görerek keşkelenmek, geleceğe bakıp hayallerle "birgün" demek. Elimizdeki şimdiye dair hiçbir şeyi değiştirmemek.
Belki daha kolay. Hepimiz o yüzden özlemlerle hayaller arasında yaşayıp gidiyoruz. Özlemlerle hayallerin arasında duran ŞİMDİ'yi hep ıskalıyoruz.

İlk... dedi ki...

Hep böyle olmuyor mu zaten,1 yıl öncesini, hatta bazen 1 ay öncesine iç geçirip keşke diyoruz.

İnsanların aklının ermesi, çocukluğumuzda ki o saflığın bittiği tarihe denk geliyor nedense.

Olabildiğince saflığımı özlüyorum.
Aklımın herşeye ermediği zamanları..

sevgiler.

Belgin dedi ki...

Elacim, dünü özlemekten bu günü kaciriyoruz, bu günüde, vakit bulursak yarin özliycez, yani kisacasi hayat iste:))
Özlemsiz ve beklentisiz bir hayat, hayat olmazdi ki:))

Cokca öpüyorum seni, ablami ve kücük adamimi:))

Adsız dedi ki...

Elticim, ben yolu yarılamış biri olarak geçmişle ilgili çok sorguladığım, ah vah ettiğim zamanlarım çok oldu...Sonrada bu düşüncelerle bugünü kaçırıyorum diye hayıflandım durdum...Ama dünü, dünde güzel duygularla bırakıp, bugünün yarının dünü olduğunu düşünerek güzel bir hayat yaşayalım dilerim...Umarım çocuklarımızda bizim kadar güzel dünler yaşarlar..Bizim dünlerimiz herşeye rağmen çooookkkk güzelmiş.....Hülya

Esmir dedi ki...

Sevgili Ela, hep benzer kaygılar ve istemler içindeyiz sanırım.

" Keşke şimdiki aklımızla o zamanları yaşayabilseydik! " bu artık mümkün değil, ama dünden bize kalan önemli bir deneyim ise şu an "böyle yapardım! "diyebilmek...o halde bugün o istemleri doya doya yaşayıp yerine getiriyor olabilmeliyiz...Her yaşın ayrı bir güzelliği var ama sanırım en güzel yaşlar "yolu yarıladım artık" dediğimiz yaşlar...Çünkü çok daha "farkında" ve "daha güzel bakabilmeyi öğrendik " zamanla...

Şimdi içinde bulunduğunuz bu AN'ları doya doya yaşamanız dileklerimle...

Zeugma dedi ki...

Okuyan birçok kişinin kendini bulacağı çok güzel bir yazı olmuş sevgili Ela :)
Bir de dikkat ettin mi çocukken günler, aylar, yıllar uzun, çook uzun gelirdi bize.. Asırlar gibi sürerdi.
ama belli bir yaştan sonra yıllar ne çabuk geçiyor, yıldırım hızıyla..Yetişebilene aşk olsun..
Beni de lise yıllarıma döndürdün.
''Şimdiki aklım olsaydı'' diyecek ne çok şey var sahi :(
Sevgilerimle..

Yaşar dedi ki...

Bu özlem eski bayramlara olan özlem gibi değil. Tünelin sonundaki ışığı hissettikçe insanın elinde olmadan o ışıktan kaçma isteği belkide. Ben yaşlanırken tek bir şeyi unutmak istemiyorum. Çocukluk anılarımı; iyisiyle kötüsüyle... Çünkü bir zamanlar gerçekti! Bir zamanlar ben de çocuktum.

y. dedi ki...

çocuktum ve yaz günleri sınırsız bir zamandı,sanki güneş hiç batmazdı. kış yağmur çamur demek değildi,içimizdeki tek dert biraz daha oynamak,ceviz ağacının tepesine tırmanmaktı büyükannemizin evinde,gece biraz daha geç yatmayı istemekti. ah çocukluk ama düşündüm de,çok güzel günler yaşadım,geri dönsem yine yine aynı şekilde yaşarım,az biraz daha tasasız olurum.bir de uyanmadığım pazar sabahları vardı,uyanırdım ve dalgasız denizi yakalardım,rüzgardan önce.

özlem dedi ki...

Ben de çok özenirdim büyümeye ve büyüdüğümde anladım ki har yaşın keyfini sürmek gerek.
Sevgilerimle Ela'cım.

özlem dedi ki...

Ben de çok özenirdim büyümeye ve büyüdüğümde anladım ki har yaşın keyfini sürmek gerek.
Sevgilerimle Ela'cım.

ELİF..den dedi ki...

Ah hep çocuk kalsak ve sadece dizimizdeki yaralarımız için aglasak...
Hayat akıp gidiyor,zamanı geri saramıyorsan,yaşadıgın hayata uyum saglamak düşüyor avuçlarımıza...

Dünü özlüyoruz belki,yarınıda merak edıyoruz...

Pırıltılı cadı dedi ki...

:) ne guzell:))
mutlu olman guzel, ıyı hıssetmen guzel.. hep bu yasımızda kalsak odaha da guzeel:)

Ali İkizkaya dedi ki...

Bir daire var, başlıyor ve sonra da tamamlanıyor. Ve merkezdeyiz. Hey yönden ve her açıdan seyrediyoruz. Sadece döndüğümüz yönde algılamamız değişik. Zira farklı bir açıdan bakıyoruz bu sefer. Kıyaslayabilecek bir sonraki noktada oluyoruz. Birisine kıymetini bilemedim demek için bize kıymetsiz muamelesi yapan bir sonrakine ihtiyaç var. Çocukluğuda bu değer biçiş ile özlüyor ve istiyoruz galiba.
Sevgiyle.

Ela'dan Mektup dedi ki...

Sevgili;

"BERNACAN"
Geçmişte hep güzellikler yaşanmış değil ya. Ama biz nedense hep güzel taraflarını hatırlayıp, özlüyoruz. Şimdi'nin tadına varabilmek geçmişin geçmiş olduğunu anlayabildiğimizde daha kolay oluyor ama şimdide elbet geçmiş olacak ve biz yine şimdinin geçmişini özleyeceğiz:)

"İlk"
Keşke demeyi hiç sevmeyen biriyim aslında. Ama özlediğimiz saflık, temizlik olunca çocukluğumuzu özlemeden, keşke demeden geçemiyoruz. Bende özlüyorum o zamanları senin gibi...Sevgiler.

"Belginciiimm"
Geçmişten bir beklentimiz olabilir mi? Geçmişi özlemenin bu güne yararı ne peki? Hiç değil mi? O zaman özlemle yaşamanın mantığı ne?:) Bu da hayatın bir parçası demkki. Hep güzel günler yaşayalım, bu günlerimiz dünlerimizi aratmasın inşallah. Kocaman sevgiler öpücükler bizden sana...

"Elticim"
Söz konusu çocuklarımız olunca yaşadığımız dünler bizim en öenmli tecrübelerimiz aslında. Güzel dünler, güzel düşünceler demek bence. Biz onlara bütün o güzel düşünceleri akıtacağız inşallah. Yarınlarımız, dünlerimizi aratmasın canım benim.

Sevgiler...

Ela'dan Mektup dedi ki...

"Esmir"
Haklısın. Eskilerden bize kalması gereken en önemli şey tecrübe.Bunun farkındaysak ne mutlu bize. Bende An'larının sağlıklı, huzurla dolu geçmesini dilerim. Sevgiler...

"Zeugma"
Teşekkür ederim öncelikle:)birm. çok kişinin öelemini dile getirdim biliyorum.
İşte bak asır gibi süren o zamanlar geçti , gitti bile.Sanırım bundan sonrası da çok hızlı geçecek.Bari bundan sonrası için "keşke" demeyelim öyle değil mi?
sevgiler...

"Yaşar"
Evet bir zamanlar hepimiz çocuktuk. Bu günlere hazırladı bizi o günler. Çocukluğu iyi geçenlerin değilde kabus gibi geçenlerin bu günleri nasıl acaba. Bir de olayın o boyutu var dimi?
Sevgiler.

"y."
Ne güzel anlatmışşın. Ne mutlu sana. Çok fazla keşke'n yok. Umarım gelecekte bu günler içinde aynı güzel dili kullanırsın.;)
Sevgiler.

"özlem"
Şimdinin keyfi de bir başka tabii. Keyfine varabilmek bizim elimizde. Daha çoook ama güzel güzel büyürüz umarım;) sevgiler.

Ela'dan Mektup dedi ki...

"Elif..den"
Ahhh ahh:) Ne güzel olurdu değil mi? Sadece dizlerimizdeki yaralarımız için ağlasak...
Şimdi ağlanacak o kadar çok şey varken biz gülmeye çalışıyoruz ya komiğiz biz komik:)sevgiyle kal.

"Pırıltılı cadı"
Evet yılllar geçecek ve biz yani 30 yaşına ulaşmış kadın milleti asla 40 olmıycaz. Olsakta söylemiycez:))Bu da güzel ama...
Öpüyorum...

"Ali İkizkaya"
İlginç ama ya. O zamanlar çekilmez gelen bazı şeyler bugün özlemle, hasretle hatırlanıyor. O zaman şimdinin çekilmezleri de gelecekte özlenecek. Biz şimdi, An'ı yaşarken bunu hatırlayıp üzüntülere gülüp geçelim o zaman:)İlerde özleyeceğiz nasıl olsa. Nasıl ama. Güzel çözüm değil mi:)
Sevgiler...

Teşekkür ederim hepinize. Yarınlarımız güzel olsun hepimizin inşallah:)