TESADÜFÜN BÖYLESİ - SUFİ SAJA

.

"Muhtaç olduğun kudret damarlarındaki asil kanda mevcuttur."Kemal ATATÜRK .

7 Kasım 2009 Cumartesi

TESADÜFÜN BÖYLESİ


Sizce hayatta "tesadüf" diye bir şey var mı?
Olsaydı hepimiz, bütün hayatlar "tesadüf"lerden ibaret olurdu öyle değil mi? Hikâyeler garip olurdu o zaman, tıpkı aşağıdaki gibi...
Zamanın birinde büyük büyük dedemler taaa Girit'ten göçüp İzmir’e, babamın dedeleriyse Selanik'ten yine aynı şehre yerleşmeye bir "tesadüf" eseri karar vermişler. Çabuk çabuk geçiyorum:) Sonra onların çocukları olmuş büyümüşler ve ne "tesadüftür" ki aynı mahalleye taşınmışlar. Orda çocuklar dünyaya getirmişler, o çocuklar büyümüş, kendi çocuklarını yetiştirmiş, yani annem ve babam dünyaya gelmiş, yılar yıllar geçmiş, "tesadüfen" babam annemi görüp beğenmiş....:)
Yine aynı "tesadüfen" den:) anneme hiç kimseyi yakıştıramayan dedem, babamı ilk görüşte beğenmese de araya giren yakınların da baskılarıyla "tesadüfen" kabullenivermiş babamı ve daha küçücük bir kız olan annemle evlendirmiş. Bakın siz şu "tesadüfe"..:)
Sene 1979 "tesadüf"ler zinciri peşimizi bırakmıyo ki, ben doğmuşum işte. Ardından 2 yıl geçmiş ve kardeşim gelmiş peşimden. Yıl 1981.

Ve asıl büyük tesadüf burda. Yıllar sonraaa çok büyük bir "tesadüf"le karşıma çıkacak kocam, oğlumun babası tam da o yılda doğmuş. Allah’ım bu ne büyük bir "tesadüf":)) Bir yerlerde beni beklemeye başlamış. Birbirimizden habersiz onca yıl geçirmişsiz. Büyümüşüz, serpilmişiz. "Tesadüf" en, hiç olmaz dediğim bir şekilde tanışmışız. "Tesadüfen" sevmiş, "tesadüfen" sevilmişiz. Sonra mutlu sona erişmişiz. "Tesadüfen" bir de oğlumuz olmuş:)))

Bu mudur yani.? Ne komik dimi. :))
Yok işte. "Tesadüf" diye bir şey yok. Çok açık. Her şey ayarlanmış ve çook önceden yazılmış. Biz de, baharı, aşkımızı, suyumuzu beklemiş durmuşuz, gövdemizde adlarımız yazılı bir ağaç gibi. Çok farklı hayatların, çok farklı zamanlarda, farklı yerlerde birleşmesi, devam etmesi asla "tesadüf" olamaz dimi?. "Kader" dedikleri bu mudur peki? Evet olabilir.
Pekiii, insanlar kaderlerini değiştirebilir diyor bazıları. Benim payıma yazılan da bir Allahın kulu değiştirememiş mi kaderini yani. Becerememişler herhalde:)•Biri bir sekteye uğrasaymış mesela, dedemler İzmir’e değil de Ankara’ya yerleşmiş olsalarmış hayatımız toptan değişir miymiş? ? Biz doğar mıymışız acaba?... Çok merak ediyorum.
Düşündükçe içinden çıkılmaz bir hal alan bu durum ne zamandır yazmak istediğim bir şeydi, yazdım. Yazması bile zor oldu ne yalan söyliyim. :) Yine soruyorum; Annemle, babam evlenmeseydi yine biz olur muyduk ya:)
Ben düşündüm, yazdım ve anladım ki:)) tesadüf diye bir şey yok ve kader de değiştirilemiyor :)) Ne yaşanacaksa yaşıyoruz, öğreniyoruz. Elimiz mahkûm.
Ha bir de benim kaderim taa büyük büyük dedemlerin zamanından belliydi madem, o zaman torunumun torununun kaderi de şimdiden belli. Yazılanı değiştirmek gibi bir gücüm de olmadığına göre umarım kaderleri yaşanılası, güzel yazılıyordur ve umarım bende bunun için onlara yardımcı olabiliyorumdur:)
Geleceğe sevgilerimle...
Ela...

Resimler:images.google.com'dan.

23 yorum:

Elif dedi ki...

Kuran' ı ilk okuduğumda beni en çok etkileyen konulardan biri zaman kavramıydı.Kuran geçmişten de gelecekten de şimdiki zaman gibi bahsediyor.Bence henüz ispatlanamayan izafiyet teorisi bu.Şimdi farklı zamanlarda geçmişimiz ve geleceğimiz yaşanıyor.Kısa keseyim, tesadüf her babayiğidin altından kalkamayacağı kdarağır ve derin ir konu...Sevgiler

funda dedi ki...

Kesinlikle katılıyorum Elacığım ben de kaderciyim ve tesadüflere asla inanmam herşeyin bir sebebi olduğuna inanırım...

Yıldız Yağmurları dedi ki...

Kızımın adaşı sevgili Ela, şu yazdıklarını o kadar çok düşündüm ki sanki aklımdan geçenleri sen yazıya dökmüşsün ;) ancak her şey tesadüf olamayacak kadar inanılmaz değilmi?

salih yıldırım dedi ki...

Ela, tesadüfen yazıyorum bu yorumu sana bilesin :))
Çok güzel bir konuya değinmişsin yıllar önce hep böyle şeyleri düşünüp yok ya öyle olmazsa böyle olurdu şöyle olsa daha mı iyi olurdu gibi kendimce yorum katardım hayatta. çok sonraları bende öğrendim ki hayatta Tesadüf yok onun Tasavvuftaki adı ''TEVAFFUK'' muş. Yani kaderin hayatımıza yansıması. Büyük olayları çizmiş yaradan. Sadece ufak ayrıntıları cüzi irdemizle degiştirebiliyoruz.
Derin mevzular bunlar bizi aşar.
herkese SAygılar,

csyasoo dedi ki...

Kaderimizde değiştiremeyeciğim kısımlar vardır üstteki arkadaşın dediği gibi.

Misal

Hangi anadan hangi babadan doğacağımız

Cinsiyetimiz

Kiminle evleneceğimiz.

Taşlar zaman geçtikçe bir bir yerine oturuyor.Mütiş bir düzen.

sufi dedi ki...

Sevgili Ela'm;
Program o kadar mükemmel işliyor ki, geçmişe dönüp baktığında "vay be" dedirtiyor insana.İşte şöyle yapmasaydım böyle olmazdı gibi vesveselerin ne boş şeyler olduğunu o zaman anlıyor insan.Annemle babam evlenmeseydi "ben olur muydum?" demişsin.Ben aynı soruyu Efe için sormuştum da ,bilirkişimizin cevabı "o elbet biryerden yine doğardı" olmuştu.
Puzzlenin parçaları herzaman yerine oturmak zorunda.Tabloyu çizen çizmiş ezelde, boyalı kalemlerinle bize ZANlar kalmış geriye.Sevgilerimle.

Ela'dan Mektuplar dedi ki...

Sevgili Arkadaşlar;

**Elif;
Tesadüf değil aslında derin olan zira ben tesasüf diye bir şey olmadığı düşüncesindeyim. Asıl inanılmaz olan seninde anlattığın gibi şimdinin aslında geçmişte yazıldığı.
Kavrayabilmek kolay ama çok derin.
Teşekkürler...

**funda;
Nasıl inanılmaz ki baksana olay çoookk önceleri başlıyor. Herkes olması gerekeni yaşayıp, olması gerektiği gibi bırakıveriyor. Gel de inanma kadere şimdi:)


**Yıldız Yağmurları;
Aslında yazarken bile çok kafam karıştı desem. Nereasinden tutup neresinden bırakacağımı bir türlü kestiremedim. Tam olarak yazmaya kalksam sanırım sayfalarca olurdu ama tadında bırakmak istedim. Kaderde bu kadar yazmak varmış:))Hislerine tercüman olduğum için ayrıca mutlu oldum. Teşekkür eder, sevgili adaşımı da öperim:)

dusunenbalik dedi ki...

Yani şimdi bu yazılanların hepsi de tesadüf diyorsun :)

Ela'dan Mektuplar dedi ki...

**salih yıldırım,
Teşekkür ederim öncelikle. Tesadüfen değil tevaffuken girmişsin bak:))Büyük olaylar zaten hayatımızı hayat yapan yoksa diğer küçük ayrıntıları biz kendimiz yatarıyoruz, hani çoğu olmasa da olur gibi. Ama insanız işte bir yerlere takılmnadan edemiyoruz ki:)
Sevgiler sana da...

**csyasoo,
Belirttiğin değiştiremeyeceklerimiz o kadar büyük şeyler ki hayatımızda, onlar değişmiyosa zaten olay neresinden değiştirirsen değiştir aynı kapıya çıkıyo:)Bu müthiş düzen de bunun için böyle eksiksiz sanırsam. Yollar zaman zaman sapsada başka taraflara sonunda o büyük kapılara çıkılıyor...
Sevgiyle kal...

**Tontinicim;
Asıl olay ne biliyor musun. Olay yaşanırken değilde olayın geçmişinde oturup yüzleşiyoruz kaderle. Başlarken herşey güzel başlıyor, güzel gideceğine inanıyorsun ve zaten değiştirmeye çalışmak aklının ucuna gelmiyor. Ama zaman ilerleyip o günler geçmiş olunca oturup acaba değiştirebilir miydim diyorsun. Aslında kaderi değiştirmeye çalışmak, puzzlenin parçalarını değişik yerlere oturtmaya çalışmak deli işi. Çünkü kimse geçmişi değiştiremiyor. E bugün karşımıza çıkanları da yaşamadan göremeyeceğimşize göre...
Onlarıda geçmiş olduklarında değerlendirebiliyoruz işte:)
Umarım Allahın bizim için çizdiği o tabloyu rengarenk kalemlerle boyayabiliriz.
Öpüyorum kocaman.

Hepinize teşekkür ediyorum...

haykırış dedi ki...

Özür dilerim Sayın Sufi'nin yazısı için yorum bırakmaya geldim ama Sayın Sufi'nin de yorum bıraktığını görünce fevrim döndü yanlış yerdemiyim hayır blog doğru ama...?
İşte "ama" ya cevap bulamadım yardımcı olun lütfen.
Gelmiş iken akıcı bir dille yazılan "tesadüfün böylesi"ne yorum yapmadan çıkarsam hata etmiş olurum diyerek izninizle yorumumu yazacağım.
Kader demek en doğru şeydir zira doğumumuzdan ölümümüze kadar her şeyin Allah kat'ında bilinmesidir. Değiştirilmesi söz konusu olamaz. Alın yazısı asla değişmez derlerdi büyüklerimiz.
Küçük çocukları severken dahi kaderin güzel ve tatlı olsun demeleri de bundan kaynaklanıyor zahir.
İyi akşamlar.
Sevgi ve saygıyla,

DemotikE dedi ki...

Rahatsızlığım nedeni ile sağlık dilek ve temennilerini değişik yollarla ileten dostlarıma ve bu vesile ile yine dostlarım sayesinde tanıma fırsatı bulduğum, sağlık temennilerini paylaşan yeni dostlara da en içten teşekkürlerimi sunarım.
Bendenizde, siz kıymetli dostlarıma; sağlık, mutluluk ve hayatı gönlünüzce yaşamanız içten dilek ve temennilerimle.
Dostça kalınız.

Zeugma dedi ki...

Bütün bunlar zaman zaman benim de aklıma gelmiştir..Şaşırdım şimdi.

Annemiz babamızla evlenmeseydi biz olmazdık,diye düşünürdüm. Orada biterdi bazen..Kromozom olayı x ve y'ler, DNA'lar vs. gelirdi aklıma..Ama ruhumuz aynı olurdu derdim..Aklıma işin içinden çıkılmaz bir sürü şey gelirdi.
Hala gelir sık sık.
Evren Yaradan tarafından milimine kadar hesaplanıp oluşturulmuş.1 mm oynasa her yer birbirine girer.
Velhasıl..Her şeyin bir sebebi var..Öyle olması gerektiği için oldu..
Sevgilerimle...

beyaz hanımeli dedi ki...

Tesadüf diye birşeyin olmaması, biraz ürkütücü aslında. Çünkü yaşadığımız ve yaşayacağımız herşeyin önceden planlanmış olması, değiştirdiğimizi sandığımız şeylerin esasında yaşamamız gereken şeyler olduğu anlamına geliyor. Bu da hiçbirşeyi değiştiremeyeceğimizi gösteriyor. Sevgiler.

seyrekzamanlar dedi ki...

düşünüp düşünüp bir sonuca vardığımı zannederim ben bu konuyla ilgili.fakat varamam.her şey hesaplı planlı programlıysa bu çok sıkıcı değil mi? nerde kaldı benim seçme hakkım.biri bizi kandırıyor mu yoksa ? diye düşünmeden edemiyorum.

ama sonra şeyde diyemiyorum yok yok tesadüf değil.ama tesadüf de diyemiyorum.

ben bu yorum nereye vardı onu hiç kestiremiyorum.
falan.filan.felan.

seyrekzamanlar dedi ki...

düşünüp düşünüp bir sonuca vardığımı zannederim ben bu konuyla ilgili.fakat varamam.her şey hesaplı planlı programlıysa bu çok sıkıcı değil mi? nerde kaldı benim seçme hakkım.biri bizi kandırıyor mu yoksa ? diye düşünmeden edemiyorum.

ama sonra şeyde diyemiyorum yok yok tesadüf değil.ama tesadüf de diyemiyorum.

ben bu yorum nereye vardı onu hiç kestiremiyorum.
falan.filan.felan.

mustafa tr dedi ki...

Ben kader konusunu tam anlamış çözmüş biri değilim ama tesadüfler konusuna pek inanmıyorum. Yani gerçekten tesadüf zannettiklerimiz bir iradenin eseri. Ama bizler bu eserlerin büyüklüğünü ilk yaşadığımız anlarda kabulleniyor, hatta o yüce iradeyi hissediyor, bir zaman sonra da tesadüf diye adlandırıp küçültüyoruz. Tabi ben bunu yaptığımı farkettikten sonra artık bu konuda daha çok kafa yorup o hissettiklerimi unutmamaya çalışıyorum.

Ela'dan Mektuplar dedi ki...

Sevgili;

**düşenbalık;
Demiyorum:)) dersem eğer saniyesi saniyesi işleyen bu kurulu düzene haksızlık etmiş olmaz mıyım? valla demiyorum...:)

**haykırış,
doğru yerdesin merak etme. Sana kısaca şöyle yardımcı olayım Ben, BİZ'in bir parçasıyım aslında.:) Bu blogdaki 51. yazımı yazıp tamamlama şerefine nail olmuş bir parça yazarlardanım:)Ama ha Sufi ha ben, Ha biz ha onlar...Toplamda BİZ'iz işte. ;)
Yorumuna teşekkür ederim. Her zaman beklerim...
Hepimizin kaderi güzel ve tatlı olsun inşallah.
Benden de sevgi ve saygılar...

**DemotikE,
Güzel dileklerinize teşekkür ederiz. Allah sağlığımızı korusun hepimizin. Çok çok geçmiş olsun ve kucak dolusu sevgiler...

Ela'dan Mektuplar dedi ki...

Sevgili,

**Zeugma,
Sen de merak ediyordun demek. Aslında çoğu insan bunu kendine yada çevresindeki bir bilene bir kere sormuştur mutlaka dimi?:) Cevap basit aslında ama düşüne düşüne içşnden çıkılmaz bir hal alıyor. Belki aynı anne babadan olmazdık ama yine bu dünyada olurduk.
eeee O zaman kardeşlerimiz, çocuklarımız, kocalarımız vs aynı mı olurdu acaba:)) buyur burdan yak:)
Sevgiler...

**beyaz hanimeli;
Hıh tamda anlatmak istediğimi özetlemişsin kısaca. O kadar doğru ki. Bende ürküyorum düşününce, hangi yolu seçersek seçelim aynı yere çıkacaksak neden yol ayrımları var o zaman dimi.
Acaba onlar olmasaydı hayat anlamsız mı olurdu. Dümdüz bir ovada ilerlemek gibi. Bilmem çok derin...
Sağolasın, sevgiyle kal...

**seyrekzamanlar,
Bu yazıyı yazarken çok zorlandım ben. daha bir cümleyi tamamlamadan bir diğeri belirdi aklımda. Onu yazayım derken diğerini unuttum, unuttuğumu hatırladım, hatırladığımı yazamadım falan:) Görüyorum ki bir çok arkadaş benim gibi düşünüyor. Bu konuda kafa karışıklığı düşündükçe çoğalıyor. En iyisi teslim olup hayatı doya doya yaşamak. Herşeyin olması gerektiği gibi olduğunu bilmek de güzel. Senaryo yazılmış biz de oynayalım, varabilirsek keyfine varalım bakalım:)Sonuçta sonunu bilmediğimiz bir film bu. Heyecanlı olabilir:O)
Sevgilerimle...

*mustafa tr,
En iyisini yapıyorsun aslında. Hatırlamamaya çalışmak en güzeli. Hiç değilse kafanı yormuyorsun. Başka düşünecek şey mi kalmadı desene. Açılım, GDO krizi, küresel ısınma varken bu ne şimdi ya:)

Hepinize ayrı ayrı sevgilerimi gönderiyorum. Sağolun, varolun...

mustafa tr dedi ki...

Yanlış anlaşıldım sanırım unutmaya değil unutmamaya çalışıyorum. Yani yaşadığım o olayı üzerinden zaman geçse bile bir yüce iradenin eseri olduğunu unutmamaya çalışıyorum. Üzerinden zaman geçince tesadüftü deyip alçaltma alışkanlığı var genel olarak herkeste ama bunu yenmek lazım.

Ela'dan Mektuplar dedi ki...

Sevgili;

**mustafa tr;

Çok pardon. Ben yanlış anlamışım. Allahtan kötü bişey yazmamışım:)
Unutmak mı daha kolay, unutmamak mı? Hadi bakalım:)
Aslında nasıl "tesadüf" diye birşey yoksa, "unutmak" diye birşey de yok bence. Sadece "hatırlamamak" var. Üzerine hatırlanana kadar perde çekmek yani. Sonuç olarak hatırlamasak kafamız daha rahat olur gibi gibi:)
Sevgiler...

Hayat dedi ki...

Tevâfuk, evet...Denk düşme-düşürülmeler...
İnce konu. :))
Her şey olması gerektiği gibi, her şey yerli yerince, korkuya mahâl yok.
Güzel bir yazı ve yorumlar...
Herkese teşekkür ederim.

Ela'dan Mektuplar dedi ki...

Sevgili;

Hayat,
Bende hepinize teşekkür ederim. Ayrı ayrı. Sayenizde çok şey öğrendim, yeni yeni fikirler edindim. Bana bir harf öğretenin bin yıl kölesi olurum işte:)
Sevgiler...

dersaadet dedi ki...

kader ile ilgili okuduğum en etkili cümleydi...

kaderi cevabı 4 şık olan bir soru gibi düşünün...

yaradan soruyu biliyor,şıkları biliyor,doğru cevabı biliyor,kulun hangi cevabı seçeceğini de...

ama soruyu cevaplamak kulun işi....

o yüzden tesadüf yok bence de...