LİMON AĞAÇLI ESKİ EVE BALYOZ İNDİ - SUFİ SAJA

.

"Muhtaç olduğun kudret damarlarındaki asil kanda mevcuttur."Kemal ATATÜRK .

5 Mart 2010 Cuma

LİMON AĞAÇLI ESKİ EVE BALYOZ İNDİ

İki sene önce:Limon ağaçlı eski ev/satılıktırdiye bir yazı yazmıştım, belki hatırlarsınız. Bugün o eve balyozlar indi. Her vuruş kalbime vurulan darbe, duvarların yıkılışı derimin yüzülüşü gibiydi sanki. Şimdi, aynı sokaktaki iki ev ötede oturuyorum. Bütün bir yaz eskinin yıkılıp yerine yeni binanın yapılışının yakın takipçisi olacağım konusu baştan belliydi. Ancak kulaklarımın dibinde bir bir tuğlaların dökülüşü, kapının pencerenin çatırdayarak sökülüşü, camların şangırtılarla o güzelim bahçeye saçılışıyla; orada yaşadığım 10 yıl yüreğimden sökülüp alınıyor gibi oldu. Bir bina yıkılacaksa ev sakinleri toplar eşyalarını yükler kamyonlara çıkar yollara arkasına baka baka…

Önce eski borçlar ödenir konu komşuya, vedalaşılır duvarlarla, ağaçlarla, kuşlarla, kedilerle. Ellerde mendil silinir gözyaşları. Bizde adet böyledir işte.
Eskinin yerine yenisi yapılacaksa yıkılır eski. Değilse; sit alanına alınır o mekân, aynı tarihi eser gibi… Alıcı: eve alıcıgözüyle bakar semte, sınır komşu evlere. Bir mihenge vurur, ölçer biçer kıyaslar emsalleriyle. Bir daha gelir bir daha gider pazarlık eder, hergün 1-2 alıcı hergün 1-2 çekişmeli pazarlık sonunda ev kalır birinin elinde. Esas patron parayı basar eskinin yerine dikeceği yeni evi mutlu bir tebessümle okşar gibi seyreder sonra. Nasıl okşamasın kâr kapısı meskeni. “Ucuza kapattık” der sevinir doğrusu. Dün kepenkleri sökerlerken geçtim evin önünden. Saksılardaki bütün kış Pembe çiçekleri üstünden eksik olmayan afrika menekşeleri yerlere devrilmişti. Ustaya, “onları unutmuşuz kenara koyarsanız dönüşte ben alırım” dedim. Usta; düşündü taşındı -bu Afrika menekşesi, taa orlardan gelmiş, gıymatlı zahir- deyip kendince bana da dönüp,“yok yok apla bizim patron onları ofisine koyacağmış!” dedi. “Akıllı usta doğrusu.”deyip kendi kendime ağlamaklı gülümsedim.7 veren limon ağaçları kökten budanmamıştı Allah’tan, gövdelerini okşayıp, yerlere serilmiş dallarından bir limon alıp koklayarak ayrıldım oradan, arkama bakmadan...

Bu arada evin yıkılışı ilham verdi bana da, aldığım kararname arzolunur okuyanlara:
Bu sene bedenimi mamur etme senem olacak. Önce kötü huylarımı çıkarıp atacağım kendimden… Sonra kilitli kapılarımı sökeceğim… Eskimiş camlarımı kıracağım… Balyozu kurallarımın duvarlarına sallayacağım… En üstten başlayacağım eski inançlarımı yıkmaya...Kör saplantılarımı da temellerinden sökeceğim. Eskiyi yıkmak için bedenimde darbe yapacağım. Rüyalarımda o evin temelinden hazine çıkmıştı, ben de kendi bedenimdeki o gizli hazineye ulaşacağım. Sonra yepyeni bir Tontini oluşturacağım inşallah. Hayırlara karşı olun benim gibi sizler de, sevgilerimle.

Resim:flickriver.com'dan alıntı.

37 yorum:

beenmaya dedi ki...

evet hatırlıyorum o yazını ve dolayısıyla da o evi. üzüldüm gerçekten :(((

bir yandan da her şey bir başka şeyin oluşmasına vesile diye düşündüm son paragrafta kendine dair yazdığın bölümü okurken...

üryan dedi ki...

arada bir yenile(n)mek lazım..
darısı başıma diyeyim..
bir bahar temizliği şart oldu..

sevgiler.

Ateş Böceği dedi ki...

hatırlıyorum ben o limon ağacını üzücü olsada benim hala her şey için umudum varr :)

alizafersapci dedi ki...

"Kararname" nizi gerçekleştirebilmenizi dilerim.

Profösör dedi ki...

Kazmayı kvyalra değil, kalplere vur eyyy Ferhat!..

aysema dedi ki...

Sevgili Sufi,

Ben eski eşyalarımla bir türlü vedalaşamazken sen yaşadığın mekanın yıkılışına tanık olmuşsun, üzücü bir durum; ama çaresiz katlanıyoruz.

İçindeki hazine yazılarına yansıyordu zaten. Daha daha diyorsan kolay gelsin. Güzelin güzeli, iyinin iyisi var değil mi?

hasretsenfonileri, dedi ki...

Bedenine darbe yapmak... kulağa hoş geliyor! ama bilir misin beden önceden önlemini almış olduğundan o darbeler sadece satıhtaki acılar olarak kalıp derinlere inmiyor sevgili sufi..
Yıkıma, en üstten başladığında en alttaki yıkılmadan kalıyor üstelik.. O nedenle en alttakini yıkmak yok etmek gerekik ki, başka yükleri taşıyamasın!..
Toroslardaki yayla evimin bahçesinde ben de aynı buna benzer bir olay yaşamıştım. Komşu arsada sökülen çam ve limon ağaçlarının köklerini bilmeden karıştırarak taşıtıp bahçeme diktiğimden, çamın kof gövdesinin içinden yol bulup yeşermişti limon.. Çamın içinden yetişen limon ağacı!!..
Bilmem anlatabildim mi?

elifin terazisi dedi ki...

Ev konusunda gerçekten çok üzüldüm.Darbe konusuna katılamayacağım, böyle iliklerinize ,hücrelerinize haber verince darbe olur mu hiç? Darbe dediğin aniden , beklemeden olur.Sizinki tadilat galiba...Sevgiler:)

öykü dedi ki...

Evler de yasar
Esyalar da
onlara yuklenen anlamların tadıyla renklenır hayat kazanır bızımleyken
ama bazen de boyel hazin sonlarına sahıt olmak vardır kı...
Çok acı..

guguk kuşu dedi ki...

Ah canım tontini,
Yuva çok önemli bir yer kaplıyor dimi hayatımızda, orası dört duvar, betondan ibaret bir madde değil, yaşanan anıların enerjisi var...
çok üzüldüm.
Yıllar sonra küçüklüğümün geçtiği eve gittiğimde içimin nasıl yandığını nasılda günlerce ağladığımı anlatamam.
evet sufim, çok zor ama belki de yenilenme zamanı. ben senin herşeyin üstesinden gelebileceğine inanıyorum.

Evren dedi ki...

yazını hatırlıyorum, yine de az sonra gidip bir kez daha okuyacağım.

kararname elime ulaştı, pazartesi yüyürlüğe konması konusunda aklım ve yüreğime gerekli talimatları verdim...

gereği yapıla dedim, arz ederim dedim aklıma... bi de rica ettim yüreğime :)

öperim kocamannnnn....

buraneros dedi ki...

Yazının başlığını blogroll'da gördüğümde; herkes gibi bende önceki yazıyı hatırladım.:)) Ama bu yazı daha tazelik kokuyor ve daha derin... Kolay gelsin:))

JİVAGO dedi ki...

Dost Sufi,

Doğanın ve eski eserlerin,evlerin
katledildiği bir ortamda hukuksal
mücadelenin sonuna kadar verilmesi
taraftarıyım.

Sevgilerimle

Asuman Yelen dedi ki...

Sevgili Sufi,
Benim bile canım yandı nerdeyse. Çocukluğumda yaşadığım evleri beynimde koruma altına almış ve capcanlı bu güne taşımışken. O balyozlar anılara hiç bir şey yapamazlar ama bu gerçek bu gün seni teselli etmeye yetmeyecek korkarım...
Geçmiş olsun sevgili dostum...

Esmir dedi ki...

İnsan geçmişin izlerini arıyor belkide yıkık dökük viranların arasında...oysa dün yaşanılanlar, eğer bu gün içini acıtıyorsa bırak onlar hafızalardaki gibi kalsınlar hep!..

üzerine daha fazla yük binmemesi için tamamen söküp atmak en iyisi...

şimdi "yeni bir ben ile" kararname uygulanmalı ve üzerine yeni bir temel atılmadan hemen yürülüğe konulmalı derim...

sevgilerimle...

Anne İş'te dedi ki...

Hadi ya:((((((((((((((((((((((((((((((((((((..................................................................................

Çınar dedi ki...

Hayalleri, anıları saklayan binalara inen balyoz darbesi nasıl da can yakıyor, bir parçasını da alıp götürüyor insanın değil mi, yıkılıp toz duman oldukça. Ya öylece izlemekten başka elimizden birşey gelmeyen, yüreklere inen balyozlar..?

Sevgiler canım

Zeugma dedi ki...

O kadar üzüldüm ve etkilendim ki :(

Gidip o yazıyı da okudum.
Ama üzüntüm bunu birebir yaşayan senin kadar olamaz sanırım. Çünkü o yazı 2 yıl önce değil 1 yıl önce yazılmış sufim.
Buradan bile belli üzüntünün derinliği..
Kararnamen doğrultusunda çıkarıp atacağın kaç kötü huyun var sence?
Bence yapacağın tek şey; kendini bu türden duyarsızlıklara alıştırmak,telkin etmek.
Bedenindeki o hazine her daim ortada çünkü..
Hayırlara karşı ol ve hep böyle sevgiyle kal...

ramazan dedi ki...

Eskisini yaşatamayan,yenisini de koruyamaz.Çok kısa zamanda o da eski olur.Gidip orta avrupa'ya baksınlar bakalım bir tek bina yıkabiliyorlar mı.
Balyozlar sadece eski evlere inmiyor.Düşüncelerimize de iniyor.En kötüsü de o.

bilge dedi ki...

yıkılan eski evlerde beni en çok yaşanmışlıklar ilgilendiriyor mesleğim icabı yapının mimarisi değil onu yapan ustanın harcı kararken ne düşündüğünü o anda hangi duygularda olduğu o evde nice üzntü ve sevinçlerin yaşandığı ilgilendirir sevgili sufi ben eski olan herşeyi seviyorum çünkü onda geçmişimiz var geçmişini kim inkar edebilirki.yeni bir kararname uygulama konusunda sana kolay gelsin diyorum.sevgi ve dostlukla...

funda dedi ki...

ben de hatırladım o evi. umarım yoluna girmiştir herşey , yada giriyodur.
eğer fırsatın olursa sana bişey sormam gerek bana yazabilirmisin vaktin olduğunda.
mercanbostancioglu@gmail.com

sufi dedi ki...

Sevgili
beenmaya;
evet her yaşanılan olay ondan sonra gelecek olayın alt yapısını oluşturuyor.Hep daha güzele doğru yol alalım inşaallah sevgilerimle.
Üryan;Tam temizlendik derken başka bir köşeden unuttuğumuz huylarımız başkaldırıyor.
ateş böceği;Ah o umutlar olmasa nasıl yaşardık?
Alizafer;Kararnamem geçerliliğini korur inşaallah
Profösör;Ferhat bile o dağları o aşkla aşamamış da dağı delerek çözüm bulmuş ya, darısı başımıza.

sufi dedi ki...

Aysema;Canım, o hazineye ulaşabilmek için kaç balyoz eskittim bir bilsen.Ben vurdukça nefsin kökleri daha bir kök salıyor üstüne.
Hasretsenfonileri;Çamın içinden yetişen limon ağacı!..Demek ki Gülsen'cim bu köhne viran beden şehrimizi ne kadar yıkarsak yıkalım içinden hiç beklemediğimiz yanlarımız çıkabiliyor.Şükür ki senin çınardan limon çıkmış ona da şükür ya dikenli çalı çıksaydı?
Elifin terazisi;Tadilat olur mu hiç ?Amaç bağları kökünden sökmek, sonra döne döne şarap ararız belki.Ama olsun temeldeki hazineye ulaşmak amaç.
Öykü;Tabiatta cansız hiçbirşey olmadığına inandığım için ben de duvarların bile dilini duymaya çalışırım.anlamasam da kulak veriyorum şimdilik, olsun.
Guguk kuşum;sakın sen üzülme bebeğim,ayrılığa acılara yıkımlara çare var. Belki ölüm de bir diriliş,bu tür yıkımlar pozitif düşünmenin umuda yolculuğun provası oluyor bizlere.
Evren;Kararnamemin pazartesi yürürlüğe konması konusunda aklın ve yüreğine gerekli talimatları vermişsin ben de 2 gün için oturuma ara verdim.Pazartesi balyozum işbaşında olacak inşaallah selametle.

sufi dedi ki...

Buraneros;İlk yazıda umut vardı, sizlerin dualarıyla eskisinden çok daha güzel bir ev bahşedildi.Ama balyozu yiyen ev değil anılardı canım.
Jivago;Eski ev derken, tarihi ev demek istemedim.Şehirleşmenin getirdiği acımasız yıkımda nesli tükenen bahçe içindeki bir evdi kendisi.Bizim de neslimiz tükenmek üzere ya.Belki de kendime benzetiyordum o evi.Kim bilir?
Asuman;Şimdi gök-delmeye gökdelenlere merak saldı insanlarımız. Bu merak neticesi emsali az bulunanlar kıyıma uğruyor görüyorsun...
Esmir;Eskinin yıkılıp yerine yeninin yapılma aşamasına ve binanın bitim aşamasına kadar ben de bedenimdeki değişiklikleri devam ettireceğim.Hazineye ulaşırsam üstüne bina dikmesem de olur.
Anne;Aynen öyle oldu işte canım:::
Çınar;Varsın bedenimize de binalarımıza da insin balyozlar yüreklerimize dokunmasınlar.Onlar kırıldı mı tamir edilmiyorlar.

sufi dedi ki...

Zeugma;Eve, satılma kararı verildikten sonra öyle çok şey yaşandı ki, çok uzun bir süre geçti diye algılamışım, zaman göreceli ya.Düşünsene denizde sanki biri boğuluyor ve benim elim kolum zincirlerle bağlı ve ben birşey yapamıyorum gibi bir ruh halindeyim şu anda.Çok şükür ki her derdin içinde bir derman saklı olduğunun bilincinde oluşum kendimle halleşip içime yönelmem gerektiğini hatırlattı bana.Hazine konusunda ise görebilenlere aşk-olsun diyorum.Dediğin gibidir inşaallah teşekkürlerimle.
Ramazan;Esas olan zaten düşüncelerimize inen balyozlar.Her kum tanesinde nasıl evren saklıysa, her başa gelen olay da evrende oluşan değişimlerin bize yansıması.Balyoz, darbe ya da deprem sel gibi...
Bilge;Erzurum'a bir iş seyehati için gittiğimde eski eserler satan bir dükkanda 300 yıllık bir asker başlığı takmıştım kafama.5 dakika ayna karşısında onu taşıyanı hayal ettim nedense.3 gün başım gövdemden ayrılıyor sandım bir dahaki gidişimde öğrendim ki o başlık kafası kesilen bir askerinmiş.Her şey içinde yaşayanların ruhuyla sarılıp sarmalanıyor bence de.sevgilerimle.
Funda;Emin ol her şey yoluna girecek.Umut ufuktan doğmayı bekliyor canım. Sana mail yazdım almışsındır umarım sevgilerimle.

Hülya dedi ki...

Ah tontinicim inan çok üzüldüm...Nerdeyse 10 yıl önce kapısında tanıştığımız o an aklıma geldi...İlk tanıştığımız gün bana tarot baktığın masa, harika yemekler hazırladığın ve köşesinde her daim kedi maması bulunan mutfak, ahşap kepenklerinden süzülen ışık eşliğinde dinleğimiz harika müzikler, Umut'a babalar gününde sürpriz hazırladığımız salon, belkide hayatımın en deliksiz uykularını uyuduğum serin yatak odası vs vs..Üzüldüm ama bir yanımda çok mutlu ,çünkü limon ağacı kesilmemiş, umarım yeni yapılacak eve eşlik eder ve uzun bir ömrü olur müthiş kokulu ağacın...

sufi dedi ki...

Can gelinim şampiyon Ata'mın annesi oğlumun sevgili eşi;
Seni ilk, Ela'yı, Özge'yi hep ilk o evin mutfak kapısını açtığımda tanıdım.Binyıldır tanıyormuşum gibi kucaklaştık o kapıda o evde muhabbet ettik sizlerle.Seninle ilk günümüzdü hüngür-sümük sarılıp ağladığımız.O evdeydi; hamile olduğun haberi gelmeden meleğin kanatlarını gürültüyle sırtından atması.O evdeydi "ne ağlarsın benim zülfü siyahım? Bu da gelir bu da geçer"diye türküler söylediğim sana.Torunlarımın ilk ziyaret ettiği ev, çocuklarımın evlenip geldikleri ilk ev orasıydı.Şimdi sanki "nasıl kıyıyorlar bana bak!"diye ağlıyor gibi geliyor bana.Ama olsun yine de şükürler olsun tüm bize bahşedilen mutluluklara.Hayırlara karşı olsun tüm hanen güzel arkadaşım,gelinim,hassas kızım sevgilerimle.

JİVAGO dedi ki...

Sizin ve nezdinizde çilekeş bütün
kadınlarımızın,anlarımızın
"Kadınlar Günü"nü kutlarım.

Sevgi ve saygılarımla

sufi dedi ki...

Sevgili Jivago;
Nazik kutlaman için tüm çilekeş kadınlar adına sana gönülden teşekkür ederim dostum, iyi ki varsınız ve kadir kıymet bilenlerdensiniz, sevgilerimle.

Recep Altun dedi ki...

8 Mart Dünya Kadınlar Gününüz Kutlu Olsun!

Esen Kalın.

SÖZÜN ÖZÜ dedi ki...

üstadım çok üzüldüm ya :(((
bundan sonrası için hakkınızda hayırlısı olsun inşallah.

Kararnamenizi bir an önce hayata geçirmenizi dilerim.

SAygılar...

sufi dedi ki...

Sevgili RecepAltun;
Dost teşekkür ederim nazik kutlamana.
Sevgili Sözün Özü;
İnsan umut ettiği sürece yaşıyor arkadaşım.Limon ağaçları kurtuldu ya esas buydu benim isteğim.Hayat tesellilerle güzel sevgilerimle.

SÖZÜN ÖZÜ dedi ki...

Kadın erkeğin kaburgasından yaratıldı,
Kolun biraz altındadır; korunsun diye,
Kalp hizasındadır; sevilsin diye!

SİZİN VE TÜM İZLEYİCİLERİNİZİN
DÜNYA KADINLAR GÜNÜ KUTLU OLSUN !!!


SEvgiler
SAygılar

YAŞAMIN KIYISINDA dedi ki...

Üzüldün Can dostum,
Her balyoz darbesi seni ne kadar yıktığını tahmin edebiliyorum. Çünkü ben bunu çok önceleri yaşadım.
"kararname" çok zor dostum çok zor!!!
Sevgiler...

Çınar dedi ki...

Dünya kadınlar günün kutlu olsun canım.

Sevgiler

Sishyphos dedi ki...

Hiç bir eve böyle bağlanamadım ben,kira olana da,3 ay oturduğuma da,9 yıl oturduğuma da ,mülkümde olana da.Bağlandığım tek bir ev vardı.Belki de çok kısa yaşayabildiğimden.Rahmetli anneannemin safranboludaki evi.En son 8 yaşındayken gidebildim.Bahçesindeki o sıfır derece kaynak suyuyla dolu taş havuzda soğutulan karpuzların,ağaçtan karadut toplarken lekelediğim karpuz kollu beyaz elbisemin,hala çekmecelerimde lavanta keseleri olmasını sağlayan lavanta kokan çarşafların anısı.Birde 67 yaşında alzheimerden vefat eden anneannemin anısı.
Kaleminize sağlık.Daha çok şeye bağlanmanın toprağa kök salmanın keyfini hatırlattı yazınız bana.

sufi dedi ki...

Sevgili Sözün Özü;
Ben de senin şahsında tüm kadir kıymet bilen canlara teşekkür ederim. sevgilerimle.
Sevgili Nur;
Kararname bugün yürürlüğe girdi biliyorsun.Zorları başarmak amacımız inşaallah dostum, sevgilerimle.
Sevgili Çınar;
Ben de senin kadınlar gününü kutlarım sevgiyle canım.
Sevgili sishyphos
Lavanta kokulu çarşaflar yer döşekleri ve yer sofralarında yenilen yemekler tabi ki unutulmaz canım.Şimdi nerede o güzel günler deme vakti galiba.Teşekkürler ve sevgilerimle.