İZMİR-ÇANAKKALE HATTINDAN BİR ZEYTİN AĞACININ SESLENİŞİ - SUFİ SAJA

.

"Muhtaç olduğun kudret damarlarındaki asil kanda mevcuttur."Kemal ATATÜRK .

28 Mayıs 2010 Cuma

İZMİR-ÇANAKKALE HATTINDAN BİR ZEYTİN AĞACININ SESLENİŞİ

Ben bir zeytin ağacıyım...Her türlü hoyrat rüzgara, kuraklığa, taşlara, kayalara,sessizlik ve yalnızlığıma rağmen yoktur sizden bir istediğim. Toprağımı bellemeseniz de ben yine her yıl meyvelerimi size sunarım.Ben bir zeytin ağacıyım: yaz kış kurumam yeşil dururum.Kuran’da, tevratta, kutsal kitaplarda geçer benim adım. Kuran Müminin suresinde:” Sina dağında yiyenlere yağ ve katık olan zeytin ağacını varettik.” Nahl suresi: “andolsun incire ve zeytine Sina dağına.”der sizin de benim de yaratıcım olan Allah’ım. Bu direncim, size direnç vermek içindir. Sizlere hayat güzellik ve sağlık vermektir görevim ve amacım.
Atanız Adem’in ölümünde cennetten bir meleğin,Adem oğlu Şit'e verdiği ve “ Bu 3 tohumu babanın ağzına göm“demesiyle Adem’in ağzında büyüdüğü söylenen 3 ağaçtan“zeytin sedir selvi “ den biriyim. Kutsallığım tartışılmaz benim..Efsaneviyim...

Bilgelik Tanrısı Athena’nın dokunduğu yamaçta fidan olarak ilk gün yüzüne çıkan insanlığa en yararlı ağaçlardan biriyken ben, sizlerin beni yoketmek için kurduğunuz tuzaklara karşı şimdi isyanlardayım. Soruyorum neden?. Helenistik çağlarda kutsal sayılmış ve bana zarar veren, kesen kişiler yargılanıp ölüme mahkum edilmişken, 2000 yıllık ömrüm olan ben, meyvelerimden yiyenlerin de ömürlerine ömür katılacağına inanmaları gerekirken; ölüm vakti zamanım gelmeden, insan eliyle kesilmek istenmem neden? Bir dalım bile Dostluk barış umut kurtuluş sembolü olarak kabul edilmişken siz insanoğlundaki bu duyarsızlık “bindiğiniz dalı kesme “ arzusu değil de peki “maden maden” diye bu telaşınız neden????Daha ne istiyorsunuz? Altın arayacağınız topraktan size Homeros’un dediği gibi: SIVI ALTIN veren bir ağacım ya ben...
Çokuluslu altın avcılarının çıkarmak istediği “yeni maden yasası” başta zeytincilik olmak üzere Türk Tarımına sekte vurmak darbe indirmek değil de ne? Madencilik adına, zeytincilik yasası alınmak isteniyor ayak altına.”Her bir kesilen zeytin dalımın; günah ve vebali onu kesenin boynuna “ demek geldi içimden.Bu “yıkım yasa tasarısını “ protesto eden , doğayı seven duyarlı çevreler yerel yönetimlerin de desteğiyle bu Pazar Burhaniye’de olacak “beni yaşatmaya çalışacaklar” haberiniz olsun istedim, bu sözler döküldü dilimden.
Sevgilerimle . Yazan: Tontini, sözler : “zeytin ağacı”ndan.

12 yorum:

alizafersapci dedi ki...

Duyarlı olmanız umutlandırıyor. Asıl kirlenen "İNSAN" İnsan kirlendiği için toprağı, suyu, havayı her şeyi kirletiyor. Temiz kalanların çoğalması dileğiyle.

nalan dedi ki...

zeytine uzanan elleri gördükçe benim içimden kurukafalar geçiyor. sinirden ağzım köpürüyor inanın. o ağaçların gölgesinde, zeytinyağ ile geçinen kasabaların mis gibi zeytin kokan sokaklarına ve zeytin bahçelerini her hangi bir koşulda asla satmayan insanlara hayran büyüdüm !

nanopolitika dedi ki...

Ve tini ve zeytuni.andolsun zeytin agcınaTin Suresi Kur'an-ı Kerim'in 93. suresidir. Mekke'de indirilmiştir. 8 ayettir. "Tin"; bir dağ adı veya incir demektir. Tûr-u Sînîn, üzerinde Allah'ın Hz. Mûsâ (a.s.) ile konuştuğu Tûr Dağı'dır. Sinîn, bereketli demektir. Takvim, doğrultmak demektir. "Ağacı düzeltip doğrulttu" demektir, "Zaman onu dengeli, iyi görüşlü ve akıllı kıldı" mânâsına denir. Memnun, kesilen yani tükenen. Dîn, ceza demektir. "Karşılığını verdi" anlamına gelen fiilden türemiştir. "Yaptığın gibi sana karşılığı verilir" mânâsına gelen hadisinde de bu mânâda kullanılmıştır.

nanopolitika dedi ki...

bu yorumu şıunun için yazdım zeytin ağacı sadece bir zeytin ağacı değildir.İbret alana ne çok ibret vardır.

elifin terazisi dedi ki...

Ah Tontinim, iş işten geçmeden anlayabilecekmiyiz acaba, toprağın üstünün ALTINDAN değerli olduğunu...Sevgiler

Ela'dan Mektuplar dedi ki...

Evet vebali kesenlerin boynuna. Asla ödenemeyecek bir vebal hemde...
Onlardan da zamanı gelince almaz mı toprak intikamını!!!

ruhumun pusulası dedi ki...

Barışın sembolü olması bu kadar kutsal bir yeri oluşundan muhakkak. İnsan Yaradanı, neden yaratıldığını unutuyor ne yazık!

bilge dedi ki...

zeytin barış demek bereket demek yıllarca susuzluğa güneşe dayanan çok uzun ömürlü bir ağaç bildiğim kadar.eski havagazı fabrikasının çevre düzenlemesini yaparken (gittiyseniz görmüşsünüzdür)150 yıllık zeytin ağaçlarını başka yerden söküp o sahaya diktiler .sökülme nedenide yol çalışmalarının içinde kalan zeytinlermiş zeytinler geldiğinde ağaçların içinde yılanlar vardı orda kaldılar ve çıkmadılar öylece ekildi. vardır bir kerameti diye üşündüm..çok güzel bir yazıydı ibret dolu sevgilerimle..

öykü dedi ki...

hayatımda ılk kez bı agac dıktım
ve bu agac zeytın agacı oldu

ben sevdıgım herseyı yukledım bu agaca
sevgı barıs ve dostluktu ıstedıklerım..

sufi dedi ki...

Ali zafer;
Nalan;
Nanopolitika;
Elif;
Ela;
Ruhumun Pusulası;
Bilge;
Öykü

Değil bir ağacın, tabiatta var olan herşeyin bir ruhu olduğunu düşünenlerdenim. Kesilen ağaçların mahallinden çıkarılacak maden her ne olursa olsun, kimseye hayır getirmeyeceğine de inanıyorum.Köstebek gibi kazıp kazıp bırakacaklarına 3-5 zeytin ağacı da onlar dikseler diyorum.İnsanın karnı madenle doymaz ama,dünyada bunca aç varken bir tanesi bir tavuk değerinde besin gücüne sahip zeytinimize dokunmasalar diliyorum.Sevgili Bilge'nin dediği; 150 yıllık zeytin ağaçlarını yol çalışması nedeniyle kesip yoketmeyen başka bir mekana diken bilinçteki insanlara ve Hepinize duyarlılığınız için teşekkürler.Tontini.

ramazan dedi ki...

Küçük bir zeytinliğimiz var. Ne güzel bir ağaç olduğunu iyi biliyorum. Onlarcasını dikiyorum halen. Meyvesinin, yaprağının, gövdesinin, çekirdeğinin, yağının ayrı ayrı görevleri var. Tek tanesini zayi etmem, emek ürünüdür. Nimettir, ilaçtır, yaşam kaynağıdır...
Çok güzel yazmışsınız gönlünüze sağlık. Zeytinliklere zarar verecek girişimlerde bulunanlar onmayacaktır...

mustafa tr dedi ki...

Merhaba. Ben Gemlik'te yaşıyorum, İznik Gölü'ne kıyısı olan küçük bir köy civarında zeytinliklerimiz var. Dedemden babama kalmış. Küçüklüğümden beri iç içeyim zeytin ağaçlarıyla.

Gerçekten zeytin ağacı Allah'ın bize bir nimeti. Biz sofralık zeytin üretiyoruz. Bizde sadece sofralığa uygun olmayan zeytinlerin yağı çıkarılır ve satılmadan tüketilir. Zeytinin ölüsü bile paradır. Örneğin tuzlu suda depolanan zeytin herhangi bir nedenden dolayı bozulursa, yenilemez hale gelirse, yağlık zeytin olarak yağhaneye gönderilip yağı çıkarılabilir ve yağının tadı da herhangi bir zeytinden farksızdır. İşte bu yüzden ölüsü bile değerlidir zeytinin.

Bizde de karakoşnil denilen bir hastalık yüzünden ağaçlar zeytin ağacı olmaktan çıkıyor ne yazık ki. Bu hastalık yüzünden tüm yapraklar kararıyor ve ağaçlar ölme noktasına geliyor. Ziraatçilerin sattığı ilaçlar bir işe yaramıyor. Ben bir adamın zeytinliğini bir yılda 11 kere ilaçladığını duydum kendisinden. Soruyorum size 11 kere ilaçlanmış bir doğada kuş ya da böcek kalır mı? Bu nasıl bir doğa kıyımıdır. İşte işin garibi tüm kuş ve böcekler ölüyor ama bu hastalığa neden olan uğur böceğine benzer küçük böcek ölmüyor. Bu nasıl bir oyun. Bizler değerlerimizi koruyamıyoruz. Türkiye'nin ziraat fakülteleri ne yapıyor? Böyle giderse tüm ağaçlar ölecek.