CENAZE ARABASI ŞOFÖRÜ - SUFİ SAJA

.

"Muhtaç olduğun kudret damarlarındaki asil kanda mevcuttur."Kemal ATATÜRK .

29 Eylül 2009 Salı

CENAZE ARABASI ŞOFÖRÜ


Her gün belediye, ölü evi, cami ve mezarlıklar arası cenaze taşıyan Saffet, maaşını hak etmek için görevini eksiksiz yapmaya çalışmakta, hatta insanlara verdiği teselli için herhangi bir manevi tazminat istememekteydi. Onda öyle bir kaynak vardı ki; boşalttıkça doluyor her gün dilinden, avutucu sözlerden demetler dökülüp duruyordu. Sandukayı arabaya yüklüyor, sandukaları arabadan indiriyor, kimi zaman aracı altında kayıp gidiyor, kimi mevta arabasını ağırlaştırdıkça ağırlaştırıyordu sanki. Her gün taşıdıkları kendiydi sevdikleri kızı kızanıydı. Her gün yeniden dirilip yeniden ölüyordu ama onu kimse anlamıyordu, ya da o öyle sanıyordu.
“Kimdir giden bu kalıbı terk eden,
Toprağın nasibi nedense bol bu gün,
Yüce Azrail işin hiç bilmez bence,
Almamalı olmamışların canını bu gün”
diyordu ama ne fayda?

Akşam evine ulaşmadan rakı şişesini cebine oturtuyor, onun varlığıyla varlığına can katıyordu sanki..Bu böyle yıllarla sürüp gitti.”Sarhoş Saffet'e” çıktı adı. “İçince ne dediği anlaşılmaz” dendi “sapıtır işte.” Torununun kına gecesinde yine kaçırmıştı ince ayarı, mutfak masasında demleniyorken bir kadın elini omzuna atıp oturdu yanına. Onunla içkili olduğuna bakmadan hal hatır sorup, işinden ne kadar memnun olduğuna kadar onu konuşturdu da konuşturdu o gün. Sanki yaşadıklarına tercüman olmuş, cenaze arabası şoförü kendi olmuş, “kolay iş değil yaptığın senin Saffet” demişti. Sıra, içki ve sigarayı neden çok içtiğine geldi. Görünen görünmeyen varlıklardan söz açıldı, meleklerden konuşuldu.Sonra da konu yine içkiye dayandı ve “Sana bırak demiyorum ama ayarını bil de iç, ailen de senin ardından ağıt yakmasın.”dedi kadın.
“Ah be bacım şu gördüğün mezarlıklar benden sorulur,
Hangi ada hangi parselde kim yatar ben bilirim.
Her gün kara toprağa kendimi gömdüm bilmeden
Her gün eksilir her gün yeniden doğarım ben.”
Bana içme diyorsun ama şu mereti içmesem o akşam evime, çocuklarıma kavuşamam ben. Ben içiyorum yeniden doğmak için” der. Kadın “hadi” der “sağlığına,” kadeh tokuştururlar. Kadın o akşam bir mektup yazar Saffet’e. ve karısına ;“Saffet işe giderken giydiği ceketinin cebine koy bunu” der. Kadın neler yazmıştır bilinmez ama birkaç gün sonra Saffet mektubu cebinde bulduğunda defalarca okur da okur ve sonunda nasıl olduysa içkiyi bırakır. O kadınla karşılaştıkları bir gün fısıltıyla; “aramızda kalsın ama bana melekten bir mektup geldi ve beni ikna etti, içkiyi bırakmam konusunda, ben de içkiyi bıraktım” der. Mektubu yazan kadının adı Dilek’tir ama saf ve temiz adam dileği melek okumuştur.
Kalın sağlıcakla.

Resim:timegoesby-e-blogspot.com'dan alıntı.

12 yorum:

Belgin dedi ki...

Saffet yanlis okumamis, Dilek gercekten MELEK:)))

Anne İş'te dedi ki...

YOK BİR YANLIŞLIK MELEK ABLACIM..
MELEK,DİLEK ABLA İŞTE;MELEK!

nalan dedi ki...

öbür saffetler'e de gerek birer melek:)

funda dedi ki...

yok hakkaten yanlışlık
yanlış okumamış saffet...

Ali İkizkaya dedi ki...

kim içerde kim dışarda bellimi? yürek temizliği nedir ? kim neye memur edilmiştir. Yoksa yanlış okunan hakikatmidir ? Sorular, sorularda saklı cevaplar.

aysema dedi ki...

Sevgili Sufi,

İsim değil önemli olan, yürektir yürek... Yüreği melek olanlara selam olsun...

Sevgilerimle...

Hayat dedi ki...

Aslolan yürektir, doğru... :)
Dilek 'Melek' in diğer mektuplarını da ilk fırsatta okumalı...
Sufi' cim, kimlik bilgilerine bakarım normalde ben ama sizinle ilgili tüm kayıtlar uçmuş zihnimden ya da belki görmedim.
Bildiğim o ki, bu yüreği 'SEVDİM!'...
Varlığından mutluyum. :))

Hayat dedi ki...
Bu yorum yazar tarafından silindi.
ஐ : ) STİL DİREKTÖRÜ ( : ஐ dedi ki...

Sufi Sufi Sufi heya, bu şarkı geliyor aklıma seni okurken, ne enfes bir hikaye. Güzel görmeyi bilenlerin karşımıza çıkmasını dilerim. sevgiler

Hayat dedi ki...
Bu yorum yazar tarafından silindi.
Hayat dedi ki...

Bu arada, biraz daha incelemeye çalışıp, profile baktım.
Blog yazarlarına da...
Düzeltiyorum:
'Bu yürekleri sevdim, varlığınızdan mutluyum.'
Sevgiler...

sufi dedi ki...

Sevgili güzel gönüllü dostlar;
"Melek" yakıştırmanız için hepinize teşekkür ederim.Aklı ve nefsimi bir yere koymaya çalışan, varlığımdaki varlığın bilinçli farkındalığına varmaya çalışan bir fakir olarak tüm övücü sözlerin sahibine ait olduğunu söylemek isterim.Güzel gören gözler ve öven diller kendi güzelliklerini ve övgüye layık oluşlarını dile getiriyor bence.Hepinize sizden size kucak dolusu sevgilerimle.