PUT - SUFİ SAJA

.

"Muhtaç olduğun kudret damarlarındaki asil kanda mevcuttur."Kemal ATATÜRK .

11 Kasım 2009 Çarşamba

PUT

Bir adam puta taparmış; Evinde bir tanrı varmış tahtadan. Kulakları kocaman, ama sağır bir tanrı. Adama sorsan ne dilerse yaparmış; Ne var ki dilek masrafları pek ağırmış. Adaklar, kurbanlar istiyormuş mübarek. Başlarında allı pullu çelenklerle Koca koca öküzler kesilecek. Bu kadar yağlı yiyen tanrı Görmemiş o zamanın insanları.Yesin, yesin ama,
Bir şeyler de versin, değil mi adama?
Hayır... Ne miras, ne define, ne parsa,
Üstelik nerede bir afet olsa
Dönüp dolaşıp onu buluyormuş;
Ve kese boşaldıkça boşalıyormuş.
Tanrıysa hiç oralı değil;
Biraz halden anlayacak yerde
Yine kurban istiyormuş sabah akşam.
Sonunda kızmış adam:Kaptığı gibi baltayı,
İkiye bölmüş tanrısal tahtayı.
Bir de ne görsün: Altın dolu içi.
— Seni nankör seni, demiş;Ben bu kadar besleyeyim de seni, Sen bana metelik bile verme. Çık, git evimden, pinti! Git, başka duacı bul kendine. Demek bizler gibiymişsin sen de: Hem de en kaba, en taş yürekli, En vurdumduymazlarımız gibi: Yemedikçe sopayı, Vermezmişsin meğer parayı. Üstelik benim kese boşaldıkça Seninki doluyormuş ha? Aman elime sağlık! Vurunca baltayı İşin aslını anladık.
La Fontaine...

18 yorum:

bir masal anlatsam dedi ki...

birde kaba kuvvet kötü derler:)

Belgin dedi ki...

Elimize baltayi almanin zamani geldi galiba:))

Aylin Zeynep dedi ki...

çok hoş bir yazı bu,gülümsedim,bir de doğruluğuna inandım bir kez daha bazı şeylerin:)

Onuncu Köyün Adamı dedi ki...

Silkinmek şart bazen, belki kendini tokatlamak, belki hak edeni...

Galadriel Ar Feiniel dedi ki...

besle kargayı oysun gözünü.. gibi..

hye dedi ki...

Vaayy, çok beğendim bu hikayeyi. Zaten boş bir şeyler yazdığınızı hiç görmedim, ellerine sağilık, hem yazana, hem baltayı vurana:)

SeRiOuuS dedi ki...

güzeldii saol paylaşım için :)

Prima Rima dedi ki...

çekiliş için ad,soyad,blog ismi ve adres bilgileri bekliyorum eğer yolladı iseniz bu yorumu görmezden gelin sevgiler...

funda dedi ki...

Çok güzeldi ne olacak diye satyırları bitirirken oh dedim akılsız adama put a da iyi oldu giden gittiğiyle kalan altınlarla kaldı :)

aysema dedi ki...

Kocaman bir balta istiyorum, bir de sopa...

Tüm ilkel dürtülerim ayakta. Kovalanacak ne çok kişi var!

sevimachi dedi ki...

ahhh ahhh adamda en azından eline balta alacak yürek varmış . bizde eline balta almak isteyeni baltalarlar ancak.

nanopolitika dedi ki...

İki yanlış bir doğru etmez hem puta tapıyor hemde tanrısına baş kaldırıyor.Bence puta tapan biri bile olsa herkes ya kendi dininde kalmalı yada yada sevgili bir şekilde yolunu değiştirmeli.Adam sadece var olanı yok etti yerine ne koydu altını bundan sonra kim tutar seni dünya için çalışır dünya için savaşır birde elinde balta ile yola çıkınca köprüden geçemn herkesin kafasını kırar hatta birisi versede artık baltaya inanmıştır ya baltadan başka hiç bir şeye inanmaz.Ne demişl vede ne güzel demiş kılıç ile gelenler kılıç ile giderler.

Elif dedi ki...

Bir de sabrın sonu selamet derler, adamın sabrı kaçmasaymış......

sufi dedi ki...

Kimi zaman hikayeler kendi içersinde bakanın bakış açısı ile orantılı anlamar içerir. Bilmek baktığında görmekle bilmeklik olur. Put bizim bedenimiz de yalan gerçekliğe verdiğimiz anlamdır, eğer onu parçalarsak içimizde var olan gerçek gerçeklik tezahür edicektir. Bu da seni, beni ve bizi var eden cevherdir O'nun ta kendisidir diye düşünüyorum nacizane Tüm yorumları ile bizliğe katkı sağlıyanlara canı gönülden teşekkürler.

öykü dedi ki...

Çok guzel bı yazıydı sufıcım

sufi dedi ki...

Sevgili sufi-cem;
Yayınladığın Lafontain'le ilgili hikayeden benim de çıkardığım hisse aşağıdaki gibidir.Hatam varsa affola.
"Bilmem şu feleğin bende nesi var
Her vardığım yerde yâr ister benden
Sanki benim mor sümbüllü bağım var
Zemheri ayında gül ister benden"diyen aşığın sözü gibi nefsimizin bizden istediği herşeye cevap vermeye kalksak olmadık şeyleri bize fısıldayıp olmadık denenmedik şeylere bizi meylettirmesi mümkündür aslında.Onun için nefsin olur-olmaz isteklerine kulak vermeyip bir baltayla onu susturmak putlarımızı kırmak olur hikayenin gerçeği. İşte o zaman içimizdeki ÖZün sesini duymaya, hakkın gerçeğini bulmaya ehil oluruz.Ben de böyle yorumladım hikayeyi sevgilerimle.Tontini

Esmir dedi ki...

Nefsine yenik düşen kulların Tanrıyı putlarda araması, varlığın ve zenginliğin on'dan geleceğini bilmesi!Tanrı'yı gökte , yerde, her yerde... arsızca, umarsızca nafile arayıp durması yalan gerçekliklerle avunup durması! ders çıkarmaması ne esef verici!

Oysa Tanrı içimizde! varlıkta, yoklukta!

"Yazıklar olsun sana, eğer sen de Tanrı olmadıysan!" (*)

Mevlana ne de güzel söylemiş (bir öyküsünden alıntıda; Süryanos'a, Kadı efendiye böyle söyleyecektin...derken )

Bende diyorum ki "yazıklar olsun bize , eğer bizde tüm kıssadan hisselerden bir hisse de kendimize çıkarabilmeyi ve ders alabilmeyi becerememişsek!o baltaları önce kendimize çevirsekte birde içimize bakabilsek!

dinsek, arınabilsek,yetinebilsek, şükretmeyi bilsek, aydınlanabilsek, birbirimizi anlayabilsek...

Güzel paylaşımlar adına teşekkürler sevgili Sufi...

Zeugma dedi ki...

Nereye koysan uyacak hoş bir hikayeymiş.
Ben de çok beğendim..
En çok da başımızdakilerle alakalı tabii..
Sevgilerimle..