KÖPEKİSTAN CANHÜRRİYETİ - SUFİ SAJA

.

"Muhtaç olduğun kudret damarlarındaki asil kanda mevcuttur."Kemal ATATÜRK .

2 Nisan 2010 Cuma

KÖPEKİSTAN CANHÜRRİYETİ

Fİ tarihinde, fi tarihi nedir bilirmisiniz? Öyle çok eskiii bir tarih işte...Bir hafta ise ölçümüz; bugüne göre hafta başı eski bir tarih...Bu yıla göre, on yıl önce de çok eski...İşte böyle eski bir fi tarihinde: apaydınlık gökyüzüne sahip, denizleri süt-liman, topraklarından bet-bereket fışkıran bir ülke varmış...Bu ülkede bal-şeker insanlar ve köpekleri huzur içinde yaşarlarmış... Mutlu-mesut, can-cana, severlermiş komşularını...Yokmuş bahçe çitleri, kaldırmışlarmış taştan-duvardan kırmızı hatla çizilmiş çizgilerini. "Gel zaman git zaman" demişler, "gelen de bizden giden de bizden"diye birbirlerine hep destek vermişler.

Ellerinde dürbün, gözlerinde görünmezi gösteren gözlük, ülke dışı ülkelerin milyonlarca insanı bu güllük-gülistanlık ülkenin nedir demişler bizim ulaşamadığımız bu düzeni? Merak işte, baştan çıkarır insanı. Gün gelmiş ikide bir dua aralarında "elem-tere fiş kem gözlere şiş" de deseler neticede kem gözlere gelmişler bu ülkenin insanı...Masal bu işte...Bilmem hangi uzak ülkenin hava yollarıyla gönderilen gözle görünmez elle tutulmaz hastalık virüsünün gazabına uğramışlar.Sarı-salgın bir hastalıkmış bu...İnsanlar hep tersten konuşmaya başlamışlar önce, yaz sıcağında buz kesmiş vücutları, gözleri eriyip akmış, yanmış akılları...Kaçanlar olmuş bu arada dünyanın taa öbür ucuna. Kaçınca kurtulduğunu sananlar... Virüsü üreten ülkeye sığınanlar kurtulmuş bu dertten ve ölümden anca.Bu virüs insanlar içinmiş sadece ülkenin köpeklerine ise hiçbirşey olmamış.
Köpekler bu arada toplanmışlar sevgili sahiplerinin başında; önce uzun uzun yas tutup kendi aralarında bir karara varmışlar.Sahiplerinin bu güzel ülkesini, virüs üreten ülkenin kötü kalpli üreticilerine kaptırmamaya and içmişler.Ülkelerinin adına da "Köpekistan Canhürriyeti" koymuşlar.Haa unutmadan söyleyelim, bu köpeklerin içinde köpek kılığına giren, atalarının mirasını gözünden bile sakınan, asalet doğruluk ve birlik bilincini, atalarının ilmini yabana kaptırmayan babayiğit insanlar da varmış. Nasılsa bu virüsten bu insancıklara bulaşmamış."Gel deyince gelen, git deyince giden" ikiyüzlü riyâkarlara bulaşmış meğerse bulaşması gereken.Neyse köpekbaşımız (yukarıdaki fotoğrafta görüldüğü gibi) geçmiş milletinin başına; "ey sevgili köpekistan memleketinin asil ve sadık milleti!" demiş."Bundan böyle köpekistanın başköpeği" benim.Bu ülkenin eşi-emsali bulunmaz atalarının yüzüsuyu hürmetine; kuyruk sallamadan, el ayak yalamadan yönetecek olan da benim...Ülkemizin bir çanak kadar toprağını bile beni çiğnemeden, boynumda keskin bıçağını bileyip canımdan can almadan hiçbir ülkenin başı alamaz bunu bilin."

Bu masal da böyle bitmiş.İsterseniz devamını siz yazın, bu ülkeyi düze çıkarıp selamet budur diye imzanızı siz atın.
Sevgilerimle tontini.

Resim:Anna Ymexuba

10 yorum:

♥ .* ღ .*ѕιуαн кєℓєвєк ♥ . ღ .* ♥ dedi ki...

Valla diyecek söz yok. İnsalığa büyük bir msajdır tabii anlayana.

Elinize emeğinize sağlık.

Adsız dedi ki...

guzel bır mesajdı ....

aysema dedi ki...

Sevgili Sufi'm,

Valla bu tersten bakış bu sıralar bana da mı bulaştı nedir* Ters ters yazmaya başladım.

Kuyruk sallamadan, el ayak yalamadan ülkeyi düşünenler çok, ama bu akıl almaz saçmalıklar karşısında şaşkınlaşmışlar, sessiz sessiz düşünüyorlar, şimdilik...

Bu arada sayfana giremiyordum. Açılmıyordu bir türlü. Şimdi de çok ağır açılıyor. Nedenini bilmiyorum. Bir iki blogda aynı sorunu yaşıyorum. Sevgilerimle...

Yaşamın kıyısında dedi ki...

Can Dostum benim,
Masalın devamını yazmaya hiç gerek yok çünkü çok güzel bir şekilde son bulmuş. Tek yazacağım darısı başka başka ülkelerin başına ve "Aaamiin"...

Çınar dedi ki...

Ben de düşündüm düşündüm, başkaca son bulamadım.sen sonunu gayet güzel yazmışsın zaten.

Can cana, kan kana,omuz omuza "gelen de bizden giden de bizden" diye, birbirimize destek vererek, aydınlığa çıkarmak umuduyla...

Sevgiler Sufi'm

Arzu Breda dedi ki...

Canımın içi Tontinim;

Masala senin bıraktığın yerden devam edeyim dedim ama, senin bu güzelim masalını berbat ettim gitti..

... İşte bu güzelim Köpekistan ülkesinin güzel köpekleri, o güzel ülkelerinde mutlu-mesut yaşarlarken, etraflarındaki Domuzistan ülkesindeki domuzlar da boş durmamaktaymış. Ellerinden gelen tek marifetleri ise, elde etmek istedikleri ülkeleri içeriye fitne fesat sokarak karıştırmak ve ondan sonra da o ülkeleri ele geçirmekmiş.

Köpekistan ülkesininde yaşayan köpekler her ne kadar çok cesur ve ülkelerini çok sevseler de, içlerinden bazılarının da küçük bazı zaafları varmış. İşte, Domuzlar ülkesinin bazı akıllı domuzları, Köpekistan ülkesinin bazı köpeklerinin bu zaaflarını kullanmak istemişler. Bu köpeklerin bazılarına o ülkede bulunmayan kıvırcık tüylü küçük dişi Fino köpekleri sokmayı başarmışlar ve bu fino köpekleri kyruklarını sallayarak dolaştıkça, bizim Köpekistan sakinlerinin akılları başlarından gitmiş ve o Finoların peşlerine takılmaya başlamışlar. Finolar da, bizim köpeklere istediklerini yaptırmaya başlamışlar. Ayrıca, Domuzistan ülkesinin bazı akıllı domuzları da, Köpekistan ülkesindeki bazı köpeklerin iştahını kabartacak, iri ve yağlı kemiklerle bir çok köpeğin aklını çelmeyi başarmışlar.

Bu şekilde, gel zaman git zaman domuzlar, köpekleri istedikleri kıvama getirdiklerini anladıkları gün, Köpekistanda Domuzlar körfezi olmadığından, Köpekler körfezinden saldırmayı karalaştırmışlar. Bir gece ansızın Köpekler körfezinden tüm güçleri ile saldırıya geçmişler. Köpekistan ülkesinin köpekleri de, daha ne olup bittiğini anlamadan, ülkeleri domuzların eline geçivermiş. Çünkü, bir çok köpek de domuzların safında yer almışlar. Bizim köpekler o rahatlık içinde ülkede ne olup bittiğini hiç görmediklerinden, ülkeleri işgal edilince ancak işin farkına varmışlar.
Ama, ne yazık ki, iş işten geçmiş.
Atı alan Üsküdar'ı geçmiş.

Tüm köpekler hepsi bir olup, domuzlarla mücadele edecekleri yerde, kendilerini kurtaracak bir lider köpek göndermesi için Köpek Tanrısına dua etmeye başlamışlar..
Köpek Tanrısı ise, bunların bu durumu hakettiklerini düşündüğü için, kılını bile kıpırdatmadan yukarıdan seyrediyormuş.
Bakalım ne zaman içlerinden birinin çıkıpda, ölümü göze alarak hepsini peşinden sürükleyecek, diye..

Nasıl olmuş masalın devamı, canım Tontinim?..
Ellerinden öpüyorum, sevgilerimi bırakıyorum kucak dolusu..

DERVİŞ dedi ki...

Bu Köpekistan Canhürriyeti ülkesinin farklı farklı şehirlerinde birbirlerinden ayrı ama kalpleri aynı güzellikte atan güzel köpekler de yaşarmış. Yaşanan tüm olumsuzluklara rağmen onlar gelecekten umutlularmış. Birbirlerini görmeseler tanımasalar bile her zaman her biri diğerlerinin iyiliği mutluluğu için çalışır, dua edermiş. Kendi aralarında karar almışlar. İyiler de kötüler kadar cesur olmazsa sonlarının kötü olacağının farkına varmışlar ve hep birlikte kötülere karşı mücadele etmeye karar vermişler. Nerede bir kötülük görseler ona karşı savaşacaklar nerede bir güzellik görseler hemen bir araya gelip o güzelliğe güzellik katmaya çalışacaklarmış. Küçük bir blogla başlamış ilk güzellik. Bu bloğa giren, okuyanlar en azından kendi aramıza kötülük sokmayalım ve vücutlarımız ayrı yerlerde de olsa gönüllerimiz bir olsun demişler ve küçük bir kartopunun çığa dönüşmesi gibi küçük iyilikler yaparak tüm ülkeye örnek olmuşlar ve kötüleri ülkelerinden uzaklaştırıp tekrar eski güzel günlerine dönmüşler. Masalın sonunun güzel bitmesini istedim.Umarım beğenirsiniz. Teşekkürler bu güzel masal için. Biz hep daha iyiye doğru değişirsek dünyayı da değiştirebiliriz.

Zeugma dedi ki...

Keşke böyle bir virüs günümüzde de olsa da o iki yüzlü riyakarları ters yüz etse, yani masal gerçek olsa diye düşündüm sevgili sufim..
Belki o zaman selamete çıkarız..

Yazan yüreğine sağlık.Çok güzeldi..
Sevgilerimle...

KİANA dedi ki...

Müthiş bir hikaye..Fi tarininden bu güne ders vermeye yazılmış sanki.En baba gazetelerin baş sayfasında yer almalı bence.. Çok güzel ilginç bir o kadarda,düşündürücü...


Sevgili tontinim, benim tontinimde 5 gündür hastanede yatıyor yine.. Bir koşturmaca içindeyiz. Yorgunuz, üzgünüz..Anca fırsat bulabildim yazmaya.. Sevgi ve saygılarımla..

sufi dedi ki...

Sevgili;
Siyah kelebek;
Özlem;
Dolunay;
Aysema'm;
Can dostum;
Çınar;
Zeugma;
Kiana;

Bu küçük masalımızın devamını Arzu Breda ve Derviş arkadaşımız yazıp yorum kısmımızda yayınlamışlar.Arzukızın "Domuzistan Ülkeleri" yakıştırması ,Derviş arkadaşımızın da "gönüllerimiz bir olsun. Dağları devirelim kötülükleri iyiliklere çevirelim sloganı"pek güzeldi. Ben her iki alternatif anlatımı da çok sevdim. Selamete çıkacağımız günlerin umutlu bekleyişinin müjdeli sevinci doldu içime sanki.Herbirinizin yüreğine kalemine ve bedenine sağlık olsun dilerim.Teşekkürler ve sevgilerimle.Tontini