Duygularını herhangi bir nedenden dolayı tam olarak yaşayamayan, anlatamayan, gösteremeyen ya da isteyerek saklayabilen bir insan tam anlamıyla yaşıyor sayılabilir mi sizce?
Utanmaktan bile utanıp "utanmazlık" yapıyorsa farkına bile varmadan.
İmla hatası yapmaktan korkup aslında çok iyi yazdığı yazıları yazamıyorsa, sırf eleştirilmekten korktuğu için hep bastırıyorsa kimine göre normal olmayan, aslında en olası, en güzel duygularını...
Üzüldüğü halde güçlü görünmek adına ağlayamıyorsa, belli etmekten bile çekinip kızıp bağıramıyorsa, alı al moru mor olup ta "gık" diyemiyorsa kızdığına, ama içinde fırtınalar koparıyorsa, savaşıyorsa en büyük ordularla...
Ölmekten korkup uçağa binemiyorsa mesela, mesafeler ne olursa olsun yürüyorsa ayaklarına kara mı kara sular ineceğini bilerek...
Sadece şefkat görmediği için gösteremiyorsa karşısındakine, bile bile ihtiyacı olduğunu göre göre hem de...
Yardım edilmesi gerekene sırf bir zamanlar ona yardım edilmedi diye elini uzatamıyor ya da uzatmıyorsa mesela…
Sırf şımartılmadığı için şımaramıyorsa, istediği halde seke seke koşturamıyorsa sokaklarda, hep bir şeyler tutuyorsa onu, engelliyorsa…
İçindeki büyümek istemeyen çocuğa sürekli "büyü hadi, olgunlaş sen artık eşşek kadar adamsın!" diye baskı yapıyorsa… o çocuğa çok ihtiyacı olduğunu bile bile yapıyorsa bide bunu... Bu hayatı yaşayan "O" mu oluyor yani?
Yoksa duygularını esir alan öteki "O"mu yaşıyor onun yerine?
"O" mu varıyor hayatın tadına, sarılabilmenin, özgür olabilmenin sevip sevilmenin hazzına. Öteki "O" mu var(am)ıyor yoksa?...
İçimize gökkuşağının renkleri gibi uyumla serpiştirilivermiş en güzel "his"lerimizi nedeni ne olursa olsun tam olarak yaşayamıyorsak eğer gerçekten yaşıyor muyuz,
"tam" mıyız şimdi biz...???
Farkına varıp gerçekten yaşamaya başlayanlara sevgiyle...
*Ela*
Resim:images com'dan alıntı.
Devamı Buradan ...>>








